Danıştay Kararı 3. Daire 2019/7012 E. 2022/3676 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7012 E.  ,  2022/3676 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7012
Karar No : 2022/3676

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2014 yılının Haziran ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerür hükümleri gereğince artırılan üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yasal defter ve belgelerin usulüne uygun tebliğine rağmen ibraz edilememesi üzerine dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, re’sen araştırma ilkesi gereğince, Mahkemelerinin 04/07/2017 tarihli ara kararıyla davacıdan 2014 yılına ilişkin defter ve belgelerin istenilmesi üzerine davacı vekilince, ibrazı istenilen defter ve belgelerin, … Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı Müfettişi …’da bulunduğu ve müfettiş ile yapılan telefon görüşmesinde yıllık izinde olduğu ve defterlerin izin dönüşü incelenerek değerlendirileceğinin bildirilmesi sebebiyle CD içerisinde defterlerin dökümü ve açılış tasdiklerinin sunulduğu, daha sonra verilen ara kararı ile anılan idareden defter ve belgelerin inceleme sebebinin bildirilmesi ve incelemenin tamamlanmasın sonrasında ibrazının istenildiği, sözü edilen idare tarafından verilen cevapta ilgili defter ve belgeler üzerinde incelemenin tamamlanıp davalı idareye teslim edildiğinin bildirilmesinin akabinde 28/02/2018 tarihli ara kararı ile davalı idareden, dava konusu döneme ilişkin yasal defter ve belgelerin müfettiş …’a davacı tarafından ne zaman ibraz edildiği, 2014 yılına ilişkin yapılan inceleme kapsamının ne olduğu ve bu inceleme sonunda hazırlanan rapor, tutanak gibi tüm belgelerin ibrazı ile birlikte söz konusu defter ve belgeler davacıya teslim edilmemiş ise Mahkemelerine ibrazının istenilmesi üzerine, davalı idare tarafından, 05/04/2018 tarihinde, 2014 yılına ait 8 adet klasör ve 2014 yılına ait 1 adet yevmiye defteri ile davacı hakkında hazırlanan raporların bir örneğinin ibraz edildiği, hazırlanan raporların sahte belge düzenleme konusuyla ilgili olduğunun anlaşılması sebebiyle 30/05/2018 tarihinde verilen ara kararı ile davacı adına sahte belge düzenlemekten dolayı herhangi bir tarhiyat yapılıp yapılmadığı ve davacı hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda istenilen tarhiyatlar hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının sorulduğu, 02/07/2018 tarihli cevabı yazının ekinde yer alan evrakta, davacı şirket hakkında birden fazla raporun düzenlendiği, bu raporlardan sahte belge düzenleme konulu belirtilen vergi tekniği raporu nedeniyle 2014 yılı itibarıyla özel tüketim vergisi mükellefiyeti kaydının açıldığı, özel tüketim vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve geçici vergi yönünden 07/03/2017 tarihinde takdire sevk edildiği ancak 27/06/2018 tarihi itibarıyla sonuçlandırılmadığının bildirildiği, Mahkemelerince son olarak 11/07/2018 tarihli ara karar ile ibraz edilen yasal defter ve belgeler davalı idareye gönderilerek eleştiri konusu bir husus olup olmadığı yönünden inceleme yapılması ve bir önceki ara kararda belirtilen takdir komisyonuna sevk sonrası yapılan işlemlerin bildirilmesi istenilmesine rağmen verilen 60 günlük süre içerisinde ve karar tarihi itibarıyla herhangi bir cevap verilmeyerek eleştiri konusu bir hususun bildirilmediği ve bu yönde bir inceleme raporu düzenlenmediğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yasal defter ve belgeler usulüne uygun tebliğe rağmen ibraz edilmediğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2014 yılının Haziran ila Aralık dönemleri için re’sen katma değer vergisi salındığı, tekerrür hükümleri gereğince artırılan üç kat vergi ziyaı cezasının kesildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (b) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi tutulduğu, 20. maddesinde teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedelin katma değer vergisi matrahını oluşturduğu, 29. maddesinde, mükelleflerin, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak, düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, 34. maddesinin 1. bendinde ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği kurala bağlanmıştır.
Diğer yandan, 213 sayılı Kanun’un 253. maddesinde, bu Kanun’a göre defter tutmak mecburiyetinde olanların, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları ilgili bulundukları yılı izleyen takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmek; 256. maddesinde ise, mükelleflerin muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve kayıtları muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorunda oldukları kurala bağlanmıştır
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından, Vergi Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ara kararı ile düzenlenmesi istenilen raporun temyiz aşamasında ibraz edildiği görüldüğünden, belirtilen rapor incelenerek oluşacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere, dava konusu tarhiyatın, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.