Danıştay Kararı 7. Daire 2019/2441 E. 2022/3731 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/2441 E.  ,  2022/3731 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2441
Karar No : 2022/3731

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacının 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, özel tüketim vergisi matrahının aşındırılması amacıyla kullanılan paravan bayi aracılığıyla satışı yapılan aracın, ilk iktisap kapsamında tesliminin gerçekte davacı tarafından gerçekleştirildiğinden bahisle, 2012 yılının Haziran dönemi için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ile eksik fatura düzenlediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, davacının araç alımında bulunduğu … Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda bir takım olumsuz tespitlere yer verilmiş olduğu görülmekle birlikte, anılan şirketin paravan olduğundan bahsedebilmek için söz konusu firma ile bu firmayı paravan olarak kullanan firma arasında menfaat sağlayan doğrudan bir ilişkinin veya hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya yönetimi içinde yer alma şeklinde dolaylı bir ilişkinin varlığının somut tespitlerle ortaya konulması gerektiği, davacı şirket tarafından anılan şirkete satılan araçla ilgili faturada yer alan tutarın aracın gerçek satış fiyatı olduğu, bu satış tutarından başka bir ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, ayrıca, paravan olarak kullanmaktan bahsedebilmek için firmalar arasında araç alım satımı dışında da ilişkilerin ortaya konulması gerektiği, araç satışının varlığının tek başına paravan firma kullanma eylemi için yeterli olduğu kabul edilerek, davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, gerek adı geçen şirketin, gerekse şirket müdürü ve ortağı Ramazan Sümer’in beyan edilen yüksek tutarlı lüks araç ticaretini gerçekleştirebilecek kapasite, donanım ve ticari bilgi birikiminden yoksun olduğu, nitekim, ortak işyeri adreslerinde yapılan yoklamalarda, işyeri kapasitesinin, bu ölçekte araç ticareti yapmalarını mümkün kılacak yeterlikte olmadığı gibi, araç ve çalışan tespitinin de yapılmadığı, adı geçen şirket tarafından, adına tahakkuk ettirilen cüzi tutarlı vergilerin dahi ödenmesinden imtina edildiği, ticari icaplara uygun düşmeyen şekilde, ithalatçılardan yüksek bedelle bayi sıfatıyla satın alınan araçların, birkaç gün içerisinde, ithalat bedelinin dahi çok altında bedellerle şirket müdürüne ilk iktisap kapsamında teslim edilip özel tüketim vergisi mükellef şirket üzerinde bırakıldıktan sonra, kayıt üzerinde ikinci el durumuna düşürülen araçların (uyuşmazlık konusu olaydaki gibi bazen ikinci el olarak tekrar mükellef şirkete satış yapıldıktan sonra) nihai tüketicilere teslim edildiği, şirket müdürünün ifadesinin de, gerek kendisinin gerekse müdürü ve ortağı olduğu şirketin gerçek bir araç alım-satım faaliyetinin bulunmadığı hususunu destekler nitelikte olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, mükellef şirketin gerçek bir araç alım-satım faaliyetinin bulunmadığı, özel tüketim vergisi matrahının aşındırılması amacıyla, düşük matrah üzerinden hesaplanacak ve Hazineye hiç intikal etmeyecek özel tüketim vergisinin üzerinde bırakılması amacıyla kullanılan paravan bir şirket olduğu, dolayısıyla, ithalatçı olan davacı şirketçe, mükellef şirkete fiilen teslim gerçekleştirildiğinin de kabulünün mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı; öte yandan, dava dilekçesinde, davacı şirket ile … Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında bayilik sözleşmesinin bulunduğunun belirtildiği, davacı şirketçe 491.756,82 TL + KDV bedelle ithal edilen aracın, davacı şirket yetkilisinin ifade ettiği %3 karlılık marjının dahi çok altında bir kar marjı ile ve (KDV hariç ithalat bedelinin yaklaşık 2 bin TL fazlasına) 493.750,00 TL + KDV bedelle, hakkında yukarıda detaylı şekilde özetlenen tespitlerin mevcut olduğu bayisi şirkete satıldığı, aynı aracın, adı geçen şirket tarafından, bir gün sonra ilk iktisap kapsamında ithalat bedelinin çok altında 38.500,00 TL + ÖTV + KDV bedelle, bayi şirketin ortağı ve müdürü olan ve gerek kendi adına gerekse müdürü olduğu şirket tarafından yapılan satışlar konusunda hiçbir bilgisi bulunmadığını ve bu satışların gerçekte ithalatçı firmalara ait olduğunu beyan eden…’e satıldığı, bu suretle ikinci el durumuna düşürülen aracın nihayet sıfır araç satış bedelinden çok daha yüksek tutarda bir bedelle nihai satışının gerçekleştirildiği dikkate alındığında, söz konusu aracın ilk iktisap kapsamında tesliminin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğinin kabulünün hukuka ve ticari icaplara uygun düştüğü, bu durumda, beyan dışı bırakılan özel tüketim vergisi nedeniyle davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta ve eksik düzenlediği fatura nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kendilerinin ithalatçı firma olduğu, ithal ettikleri … şasi no’lu aracı …Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ithal değerine kâr koyarak sattıkları, söz konusu şirketin kendilerinden satın aldığı araçla özel tüketim vergisi kaybına sebebiyet vermesinden dolayı sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Kararın, 2012 yılının Haziran dönemi için re’sen tarh edilen özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının, aynı gerekçe ve nedenlerle onanması gerektiği; üç kat vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına gelince, vergi ziyaı cezalarının ziyaa uğratılan vergilerin kaç katı tutarında kesileceği, özel usulsüzlük cezasının kesilmesi için gereken koşulların olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere kararın bu kısımlarının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararının re’sen tarh edilen özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkralarına yönelik temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, Dairece, yalnızca özel tüketim vergisi yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle, cezalar bakımından kararda herhangi bir gerekçelendirme yapılmadan davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından, vergi kaybına yol açan eylemlerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde sayılan eylemlerden olup olmadığı, vergi ziyaı cezalarının ziyaa uğratılan vergilerin kaç katı tutarında kesileceği, özel usulsüzlük cezasının kesilmesi için gereken koşulların olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere kararın bu kısımlarının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, re’sen tarh edilen özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkralarının ise BOZULMASINA,
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY:
Bölge İdare Mahkemesi kararında özel tüketim vergisi matrahının aşındırılması amacıyla aracın bilinçli bir şekilde el değiştirdiği, dolayısıyla ortada gerçek bir alım satım işlemi olmadığı saptanarak vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere dayanılarak davanın reddedildiği, bu kısmın dairemizce onandığı, ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde belirtilen şartların varlığı sebebiyle vergi ziyaı cezasının 3 kat kesildiği ve mükelleflerin özel tüketim vergisini satış belgelerinde ayrıca göstermek zorunda oldukları halde, olayda düzenlenen faturada buna yer verilmediği yolundaki tespite de yer verilmek suretiyle cezalara ilişkin gerekçelendirme yapıldığı görüldüğünden temyize konu kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyu ile Daire kararının bozmaya ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.