Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2019/1918 E. , 2022/4914 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1918
Karar No : 2022/4914
DAVACILAR : 1- …, 2- …, 3- …., …., 45…, 46…
DAVACILAR VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hazine Avukatı …
DAVANIN KONUSU : Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacılar tarafından;
1. 23-26 Haziran 2014 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı kısmının,
2. 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 33. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “yazılı sınavı kazanamayanlar sözlü sınava giremezler.” ibaresinin; 33. maddesinin 3. fıkrasının; 35. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “Bakanlık teşkilatında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar.” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Yönetmelik hükümlerinin üst hukuk normlarına aykırı olduğu, sınavın ölçme ve değerlendirme ilkelerine aykırı şekilde yapıldığı, objektif değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Sınavın tümünün iptalini istemekte davacıların menfaatinin bulunmadığı; iptali istenen düzenlemelerin, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 29. maddesine uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Vergi müfettişliği yeterlik sınavının 23-26 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan yazılı bölümünün iptali istemi yönünden davanın ehliyet yönünden reddine; yürürlükten kaldırılan dava konusu Yönetmelik hükümlerine ilişkin olarak ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, mahkemenin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği; 6’ncı (son) fıkrasında da, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde de bu maddenin 4’üncü fıkrası hariç diğer fıkralarının kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar” hak ve yetkisi tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması, yasa gereğidir.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun,davacıların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Danıştay Onaltıncı Dairesince verilen 01/10/2015 tarih ve E:2015/21112, K:2015/5792 sayılı kararın; “bozulması” yönünde 01/11/2018 tarih ve E:2016/1055, K:2018/4446 sayılı kararına uyularak, bozma gerekçeleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY : Davacılar, 23-26 Haziran 2014 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasına katılarak başarısız olmuş ve bu sebeple yeterlik sınavının sözlü aşamasına çağrılmamışlardır. Bunun üzerine, sınavın tümünün ve ilgili Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davayı açmışlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Vergi müfettişliği yeterlik sınavının 23-26 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan yazılı bölümü yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinin, birinci fıkrasının, (a) bendinde, idari dava türleri arasında sayılan iptal davası; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmış; “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3/c bendinde; dava dilekçesinin, ehliyet yönünden inceleneceği belirtilmiş, “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1/b bendinde ise; 14. maddenin 3/c bendine aykırılığın mevcut olması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İptal davalarında dava açma koşullarından biri olan menfaat ihlali; kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşmektedir. İptal davasında ehliyet koşulunun varlığı için iptali istenilen işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişki kurulabilmesi zorunludur.
Gerçek veya tüzel kişilerin; idari işlemleri, iptal davası yoluyla yargı önüne getirmeleri durumunda, idari işlem ile menfaat ilgilerinin bulunup bulunmadığı belirlenirken, davacının idari işlem karşısındaki durumunun ortaya konulması gerekmektedir.
Davacıların katılmış olduğu yeterlik sınavı, bir yarışma sınavı olmadığı gibi; sınav sonucunda atama yapılacak vergi müfettişi kadro sayısı da sınırlı değildir. Başka bir ifade ile sınava giren vergi müfettiş yardımcısı sayısı kadar vergi müfettişi kadrosu bulunmakta ve davacının, vergi müfettişi olarak atanabilmesi için başarı sıralamasında belirli sayıda kişi arasına girme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak da, sınava katılan diğer kimselerin başarılı olup olmamaları davacıların durumunu etkilememekte, sınava katılan tüm yardımcıların başarılı olma şansı bulunmaktadır.
Diğer yandan, kariyer nitelikte bir meslek olan vergi müfettişliği görevine atanabilmek için; müfettiş yardımcılığı süresinde performans değerlendirmesinin olumlu olması ve yeterlik sınavında başarılı olunması koşullarının sağlanmasının yeterli olduğu, bu koşullar sağlandığı takdirde, idarenin vergi müfettişliğine atama konusunda bağlı yetki içinde olduğu, diğer bir ifade ile takdir yetkisi bulunmadığı açıktır.
Bu durumda; sınav sonucunda başarısız sayılmaya ilişkin bireysel işlemlerin iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaati bulunan ve başarısız sayılma işlemlerinin iptalini talep etmiş olan davacıların; bir yarışma sınavı olmayan yeterlik sınavının tamamının iptalini istemekte güncel bir menfaatinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, davacıların başarısız sayılmalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi ve bunun sonucunda davacıların vergi müfettişi olarak atanması halinde; davacıların, emsali müfettiş yardımcılarının müfettiş kadrosuna atandığı tarih ile kendilerinin müfettiş olarak atandığı tarih arasında oluşacak parasal kayıpları ile kariyer mesleğin niteliği gereği sahip olunan kıdem ve diğer özlük haklara ilişkin kayıplarının, davalı idarece, T.C. Anayasası’nın 125. maddesi gereğince tazmin edilmesi bir zorunluluktur. Nitekim idari yargı yerlerinin kararları da bu yöndedir.
Dava konusu Yönetmelik hükümlerine gelince;
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin, 07/04/2021 günlü, 31447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 75. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, dava konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 33. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “yazılı sınavı kazanamayanlar sözlü sınava giremezler.” ibaresinin; 33. maddesinin 3. fıkrasının; 35. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “Bakanlık teşkilatında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar.” ibaresinin iptali istemine yönelik olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
2. 23-26 Haziran 2014 tarihlerinde yapılan vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı kısmının iptali istemi hakkında DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE;
3. Aşağıda dökümü yapılan …TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra posta ücretinden artan …-TL’nin ve kullanılmayan …TL YD harcının davacılara iadesine;
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.