Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/657 E. , 2022/4923 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/657
Karar No : 2022/4923
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hazine Avukatı …
DAVANIN KONUSU: … Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından;
1. 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 3. fıkrasının, 33. maddesinin 1, 2, 4 ve 5. fıkraları ile aynı maddeye, 10/08/2019 günlü Yönetmelik ile eklenen 8. fıkranın,
2. Davacının, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı, 7 – 8 Ekim 2019 tarihleri arasında yapılan sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’de yeterlik sınavının sözlü yapılabileceğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, bu sebeple, Yönetmeliğin sözlü sınava ilişkin kuralları içeren maddelerinin hukuka aykırı olduğu;
Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ve sınava ilişkin esasların Başkanlıkça belirleneceğini öngören düzenlemenin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 32. maddesine aykırı olduğu; KHK hükmünde, sınava ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğinin açıkça kurala bağlanması karşısında, bu düzenleme yetkisinin Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına devrinin mümkün olamayacağı;
Yazılı ve sözlü sınavın aritmetik ortalamasının alınmasının keyfi uygulamalara yol açacağı; 5 oturumda yapılan ve toplam 25 saat süren yazılı sınav ile 5 ila 15 dakika arası bir sürede yapılan sözlü sınavın birbiriyle eşdeğer tutulmasının kabul edilemez olduğu;
Mesleğe giriş sınavında en başarılı %5’lik dilime girerek Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında görev yapmaya hak kazandığı;
Giriş sınavının sözlü aşaması ile yeterlik sınavının sözlü aşamasının değerlendirme kriterlerinin neredeyse aynı olduğu, giriş sınavının sözlü aşamasında 90 puanla başarılı olmuşken, yeterlik sınavının sözlü aşamasında 25,02 puan verilmesinin anlaşılabilir bir yanının bulunmadığı;
Sözlü sınav esnasında, komisyon başkanının bulunmadığı, o tarihte şehir dışında olduğu, komisyon başkanının yokluğunda değerlendirme yapıldığı;
Sınavda sorulan soruların önceden hazırlanmadığı, Yönetmelik’te belirlenen konular dışında soru sorulduğu, değerlendirmenin objektif yapılmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davaya konu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu,
Sözlü sınavlarda, sorulara verilen cevaplar asıl olmak üzere, sözlü sınavın doğasında olan, adayın; bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, liyakati, temsil kabiliyeti, bilgi düzeyi, davranış ve tepkilerinin mesleğe veya göreve uygunluğu, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, genel yetenek ve genel kültürü, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı gibi kriterlerin de dikkate alındığı,
Sınav öncesinde soruların hazırlandığı ve tutanağa bağlandığı, ancak, cevapların tutanağa bağlanması gibi bir zorunluluğun bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline; yürürlükten kaldırılan dava konusu Yönetmelik hükümlerine ilişkin olarak ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, … Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı, 7 – 8 Ekim 2019 tarihleri arasında yapılan sözlü sınavında aldığı puan sonucuna göre yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile, bu işlemin dayanağı olan 31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 3. fıkrasının, 33. maddesinin 1, 2, 4 ve 5. fıkraları ile aynı maddeye, 10/08/2019 tarihli Yönetmelik ile eklenen 8. fıkranın iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Yönetmelikler” başlıklı 124. maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmü yer almaktadır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 32. maddesinin, 07/12/2019 günlü, 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Kanun’un 51. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasında; “Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınav konuları ile sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için yeterlik sınavında alınan puanın yüz puan üzerinden en az altmış beş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. Yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ise Hazine ve Maliye Bakanlığında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar.” hükmüne, beşinci fıkrasında ise; “Performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, görevlendirilmeleri ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin “Vergi Müfettiş Yardımcılarının yeterlik sınavı” başlıklı 30. maddesinde; “(1)Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. (Değişik cümle:RG-24/3/2017-30017) Aylıksız izin, analık izni, resmi sağlık kurulu raporuna göre verilen sıhhi izinler fiilen çalışılan sürenin hesabında dikkate alınmaz.
(2) Yeterlik sınavı ile Vergi Müfettiş Yardımcılarının görev ve yetki alanlarına giren yürürlükteki mevzuat ve bu mevzuatın uygulamasını; inceleme, teftiş ve soruşturma yöntemleri hakkındaki bilgilerini; mesleğin gerektirdiği diğer bilgi ve nitelikleri kazanıp kazanmadıkları ölçülür.
(3) Başkanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde yapılan yeterlik sınavı, yazılı ve sözlü olmak üzere iki bölümden oluşur.” kuralı; “Yeterlik sınavı notlarının değerlendirilmesi” başlıklı 33. maddesinde ise; “(1) Yeterlik sınavı önce yazılı, sonra da sözlü olarak yapılır. Yazılı sınavı kazanamayanlar sözlü sınava giremezler.
(2) Yazılı ve sözlü sınav ayrı ayrı olmak üzere 100 tam puan üzerinden değerlendirilir.
(3) Yazılı sınavdan başarılı sayılmak için sınav gruplarının her birinden alınan notların 50’den, notlar ortalamasının da 65’den aşağı olmaması gerekir.
(4) Sözlü sınavda Sınav Kurulu başkan ve üyelerinin her biri tarafından ayrı ayrı verilen puanların aritmetik ortalaması sözlü sınav notunu oluşturur.
(5) Yazılı ve sözlü sınav notlarının aritmetik ortalaması yeterlik sınav notunu teşkil eder.
………..
8) (Ek:RG-10/8/2019-30858) Sözlü sınav, Vergi Müfettiş Yardımcısının;
a) Yeterlik yazılı sınav konularına ilişkin sorulacak sorulara verdiği cevapların (%50),
b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücünün (%10),
c) Liyakati, temsil kabiliyeti, bilgi düzeyi, davranış ve tepkilerinin mesleğe veya göreve uygunluğunun (%10),
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığının (%10),
d) Genel yetenek ve genel kültürünün (%10),
e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığının (%10),
değerlendirilmesi suretiyle yapılır.” kuralı düzenlenmiştir.
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yürürlüğünü Anayasa’dan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; vergi müfettişlerinin yeterlik sınavlarına ilişkin işlemlerin yasal dayanağının, 375 sayılı KHK’nin Ek 32. maddesi olduğu; anılan maddede yeterlik sınavına ilişkin kuralların genel çerçevesi çizildikten sonra, sınava ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunun Yönetmeliğe bırakıldığı görülmektedir.
Yönetmeliğin 30. maddesinin 1. fıkrasında; yeterlik sınavına katılabilmek için gereken şartlar düzenlendikten sonra, 2. fıkrasında; yeterlik sınavının kapsamı belirlenmiş, 3. fıkrasında ise; yeterlik sınavının, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde yazılı ve sözlü olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yönetmeliğin 33. maddesinde ise; yeterlik sınavının önce yazılı sonra da sözlü olmak üzere iki aşamada yapılacağı, yeterlik sınavında başarılı olabilmek için alınması gereken puanlar, sözlü sınavda komisyon üyelerinin ayrı ayrı verilecek puanların aritmetik ortalamasının sözlü sınav notunu oluşturacağı, sınav sonuçlarının bildirim yöntemleri ve sözlü sınavın yapılış usûlü düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “yazılı ve sözlü olmak üzere iki bölümden oluşur.” ibaresi ile 33. maddesinin 1, 2, 4, 5 ve 8. fıkralarının iptali isteği yönünden;
Davacı tarafından, 375 sayılı KHK’de sözlü sınav usulünün öngörülmediği, KHK’nin EK-32. Maddesinin 2. fıkrasında tek bir yeterlik sınavından söz edildiği belirtilerek düzenleyici işlemle sözlü sınav getirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu Yönetmelik incelendiğinde, vergi müfettiş yardımcılarının, fiilen üç yıl çalışma ve yardımcılık döneminde genel performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanacakları, yeterlik sınavı ile vergi müfettiş yardımcılarının görev ve yetki alanlarına giren yürürlükteki mevzuat ve bu mevzuatın uygulamasını, inceleme, teftiş ve soruşturma yöntemleri hakkındaki bilgilerini, mesleğin gerektirdiği diğer bilgi ve nitelikleri kazanıp kazanmadıklarının ölçüleceği görülmektedir.
Yönetmeliğin yeterlik sınavına ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; yeterlik sınavının yazılı aşamasının; vergi müfettiş yardımcılarının, görev ve yetki alanlarına giren yürürlükteki mevzuat ile inceleme, teftiş ve soruşturma yöntemleri hakkındaki bilgilerinin ölçülmesi amacına hizmet ettiği, sözlü aşamasının ise;vergi müfettiş yardımcılığı süresince alınan eğitim sonunda adayların vergi müfettişliği mesleğine uygun yeteneğe, kültüre, liyakat ve temsil kabiliyetine sahip olup olmadıklarının, mesleğin gerektirdiği diğer bilgi ve nitelikleri kazanıp kazanmadıklarının ölçülmesi amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kariyer meslekler, yarışma sınavı ile mesleğe yardımcı olarak girilen ve belli bir yetişme dönemi sonunda yapılan mesleki yeterlilik sınavında elde edilen başarı ile mesleğe atanılan görevlerdir. Mesleğe girişte yapılacak yarışma sınavına katılan adaylara salt yazılı sınav yapılabileceği gibi, adayların mesleki bilgisi ile beraber mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadığının belirlenmesi açısından yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte sözlü sınav da yapılması mümkündür.(Danıştay İDDK, 29/05/2019 T.,E.2017/549;K.2019/2762)
375 sayılı KHK’nin Ek 32. maddesinin yukarıda metnine yer verilen ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca, yeterlik sınavının yapılış usulünü yönetmelik ile düzenleme noktasında yetkisi bulunan davalı idarece, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamalı yapılması ve sözlü sınavın yapılış usûlünün belirlenmesi yolunda getirilen düzenlemelerde hukuka ve üst hukuk normlarına aykırı bir yön bulunmamıştır.
Davacının yeterlik sınavında başarısız sayılmasına yönelik bireysel işlemin iptali isteği yönünden;
Hukuk Devletinde, bir belgenin imzalanması; kural olarak, o belgenin, imzalayan kişi tarafından düzenlendiğinin kanıtı olarak kabul edilir. Dolayısıyla, davalı idarece, dava dosyasına sunulan ve davacının katıldığı sözlü sınava ilişkin olduğu belirtilen sınav tutanağında, yalnızca, söz konusu sınava fiilen katılarak, davacının sınavını değerlendirmiş sınav kurulu başkan ve üyelerinin imzası olması gerekmekte iken, sınava fiilen iştirak etmeyen ve hatta sınav anında şehir dışında bulunduğu tespit edilen sınav kurulu başkanının da imzasının bulunması davacının katıldığı sözlü sınavın usulüne uygun olarak yapılmadığının açık bir göstergesidir.
Bu itibarla, açıkça hukuka ve mevzuata aykırı şekilde teşekkül ettiği görülen sınav kurulunca yapılan değerlendirme ve verilen puan sonucunda, davacının yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 3. fıkrası ile 33. maddesinin 1, 2, 4, 5 ve 8. fıkralarının iptali isteminin reddine, davacının, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı sözlü sınav aşamasında aldığı puan sonucuna göre yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı, yardımcılık süresinin sonunda katıldığı yeterlik sınavının 21-25 Ağustos 2017 tarihlerinde yapılan yazılı aşamasında ortalama 71,3 puan alarak başarılı olmasının ardından, 04-06 Aralık 2017 tarihlerinde yapılan sözlü aşamasına katılmış ve 32,90 puan almak suretiyle yeterlik sınavında başarısız olmuştur. Akabinde, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’ne 10/08/2019 tarihinde eklenen Geçici 9. madde uyarınca, ikinci kez yeterlik sözlü sınavına katılma hakkı verilen davacı bu kez 08/10/2019 tarihinde katıldığı yeterlik sözlü sınavında da 25,02 puanla başarısız olmuştur.
Davacı tarafından, başarısız olma işlemine karşı yapılan itiraz başvurusunun davalı idarece reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının, yeterlik sınavının sözlü aşamasında takdir edilen puan sonucunda başarısız sayılması işlemine ilişkin olarak;
Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde; “Sınav Kurulu: Bakan onayı ile Vergi Başmüfettişi ve Vergi Müfettişi kadrolarında görev yapanlar ile öğretim üyeleri, bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar arasından belirlenen, biri başkan olmak üzere en az beş asil ve iki yedek üyeden oluşan giriş ve yeterlik sınavlarını yapan kurul” olarak tanımlanmıştır.
Bir vergi müfettiş yardımcısının yeterlik sözlü sınavını yapan sınav kurulu başkan ve üyelerinin görevi; sınava katılan vergi müfettiş yardımcısının, sorulara verdiği cevapların doğru olup olmadığını, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü ile liyakatini, temsil kabiliyetini, bilgi düzeyini, davranış ve tepkilerinin mesleğe veya göreve uygunluğunu, özgüvenini, ikna kabiliyetini ve inandırıcılığını, genel yetenek ve genel kültür düzeyi ile bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığını değerlendirmektir. Bu görevi yerine getirebilmek için de, yapılan sınava fiilen iştirak etmeleri zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden; davacının katıldığı, 08/10/2019 günlü yeterlik sözlü sınav tutanağı, sınav kurulu başkanı … ve beş sınav kurulu üyesi tarafından imzalanmasına karşın, davacı tarafından, sınav kurulu başkanının, 08/10/2019 tarihinde yapılan sınavlara katılmadığı ve sınav kurulunun, başkanın yokluğunda toplanmak suretiyle sözlü sınavları gerçekleştirdiği yolundaki iddiası üzerine, Dairemizce verilen 14/04/2020 ve 11/06/2020 günlü ara kararları ile sınav kurulu başkanının 07-08/10/2019 tarihli yeterlik sözlü sınavlarına fiilen iştirak edip etmediği hususu davalı idareden sorulmuş ve davalı idarece verilen cevapta; sınav kurulu başkanının 07/10/2019 günlü sınava katıldığı, 08/10/2019 günlü sınava ise şehir dışına çıkması nedeniyle katılamadığı, sınav kurulu yedek başkanının verdiği puanların, sınav kurulu başkan yardımcısı ile istişare edildikten sonra, sınav kurulu başkanı tarafından imzalandığının bildirildiği, davalı idarece dava dosyasına sunulan, davacıya ait 08/10/2019 günlü yeterlik sözlü sınavına ilişkin tutanakta, sınava fiilen iştirak etmeyen sınav kurulu başkanı tarafından;
– Sorulan 3 soruya, davacı tarafından verilen cevaplar tutanak altına alınmadığı halde, sırasıyla 25,25 ve 20 puan,
– Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücüne 25 puan,
– Liyakati, temsil kabiliyeti, bilgi düzeyi, davranış ve tepkilerinin mesleğe veya göreve uygunluğuna 20 puan,
– Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığına 20 puan,
– Genel yetenek ve genel kültürüne 25 puan,
– Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığına 25 puan takdir edildiği görülmektedir.
Türk Dil Kurumuna ait Güncel Türkçe Sözlük’te “imza” kelimesi: “Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret” olarak tanımlanmıştır. İmza, imzalayan kişinin iradesini, yazılı bir belgeyle dışa vurma biçimidir.
Hukuk Devletinde, bir belgenin imzalanması; kural olarak, o belgenin, imzalayan kişi tarafından düzenlendiğinin kanıtı olarak kabul edilir. Dolayısıyla davalı idarece, dava dosyasına sunulan ve davacının katıldığı sözlü sınava ilişkin olduğu belirtilen sınav tutanağında, yalnızca, söz konusu sınava fiilen katılarak, davacının sınavını değerlendirmiş sınav kurulu başkan ve üyelerinin imzası olması gerekmekte iken, sınava fiilen iştirak etmeyen ve hatta sınav anında şehir dışında bulunan sınav kurulu başkanının da imzasının bulunması Hukuk Devletinde kabulü mümkün olmayan bir eylemdir.
Bu itibarla, açıkça hukuka ve mevzuata aykırı şekilde teşekkül ettiği görülen sınav kurulunca yapılan değerlendirme ve verilen puan sonucunda, davacının yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmelik hükümlerine gelince;
31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin, 07/04/2021 günlü, 31447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 75. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, dava konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Yargılama giderleri yönünden ise;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun’da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Davaya konu düzenleyici işlemler hakkında, davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de; bu husus, düzenleyici işlemde, dava tarihinden sonra değişiklik yapan idarenin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacaktır. Zira, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 30 ve 33. maddelerine yönelik olarak açılan başka bir davada Danıştay İkinci Dairesince verilen 11/02/2019 günlü, E:2016/7628, K:2019/444 sayılı “davanın reddi” yolundaki karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/12/2020 günlü, E:2019/1483, K:2020/2909 sayılı kararıyla onanmıştır.
Sonuç olarak, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükümleri yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 31/10/2011 günlü, 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 3. fıkrasının, 33. maddesinin 1, 2, 4 ve 5. fıkraları ile aynı maddeye, 10/08/2019 günlü Yönetmelik ile eklenen 8. fıkranın iptali talebine yönelik olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
2. Davacının, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE;
3. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre yarısı olan …TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yargılama giderinin … TL’lik kısmı ile …TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra posta ücretinden artan …-TL’nin davacıya, …-TL’nin davalı idareye iadesine;
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.