Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5353 E. , 2022/4347 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5353
Karar No : 2022/4347
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Valiliği
(… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmazın 29226/676100 hissesinin 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesine istinaden 205.000,00 TL bedelle davacıya satılmasına dair … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararında belirlenen 205.000,00 TL satış bedelinin yanlış hesaplandığından bahisle, satış bedelinin 891.393,00 TL olarak tashih edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; taşınmazın rayiç değerinin 891.393,00 TL olarak tashihine ilişkin dava konusu encümen kararının 467.616,00 TL’lik kısmının iptaline, 423.777,00 TL’lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; trampa yoluyla Hazineye ve sonrasında hak sahibine satışı için davalı idareye devredilen taşınmazın, üzerinde yapısı bulunan davacıya, ilgili düzenlemeler uyarınca ve davet yöntemiyle ihale edilip, satış ve devire dayanak satış sözleşmesinin yürürlüğe konulduğu, bu defa davalı idarenin tek taraflı irade beyanıyla sözleşme konusu satış değerini, yani sözleşmenin konusunu, bedelin belirlenmesinde hataya düştüğünden hareketle, artırmak suretiyle değiştirdiği, buna karşılık taşınmazın satışı sırasında açık hatası veya davacının hilesi veya yanıltıcı beyanından bahisle ihaleyi ve sözleşmeyi iptal etmediği, dolayısıyla, davalı idarenin, kendisine devredilen Hazine taşınmazının 4706 sayılı Kanun kapsamında satışa konu olup olmayacağına, konu olacak ise hak sahibinin belirlenmesine ve taşınmazın en az satış değerinin tespitine ait kamu hukuku ilke ve kuralları çerçevesinde gerçekleştirdiği idari süreç tamamlanıp, taraflar arasında sözleşme hukukuna dayanan alım-satım sözleşmesi imzalandıktan sonra, tek taraflı irade açıklamasıyla bu sözleşmenin konusunu değiştirme yetkisi olmadığından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, idarenin, ancak sözleşme hukuku içinde, genel hükümlere göre talep ve dava yoluna başvurabileceği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; uyuşmazlık konusu taşınmazın 29226/676100 hissesinin 4706 sayılı Kanun kapsamında 205.000,00 TL bedelle davacıya satılmasına karar verildiği, ancak Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı ile yaptıkları protokol hükümleri gereği taşınmazın değerinin yeniden hesaplanarak 891.393,00 TL olarak tashih edildiği, işlemin uyulmakla yükümlü bulunan protokol gereği tesis edildiği, bilirkişi raporuna yaptığı itirazların dikkate alınmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinin 6. fıkrasında, “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen, Hazineye ait taşınmazlardan, 31/12/2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına kanuni faiz oranının yarısı uygulanır. Taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyeler yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Zikredilen hüküm uyarınca, mülkiyeti Hazineye ait olup gerekli şartları taşıyan taşınmazların 3. kişilere satılmak üzere belediyeye devredileceği, satış bedeli olarak taşınmazın rayiç bedelinin esas alınacağı öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, 4706 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden trampa suretiyle alınarak Hazine adına tescil edilmiş uyuşmazlık konusu taşınmazın, 4706 sayılı Kanun’a istinaden hak sahiplerine satılması için davalı idareye devredildiği, devir şartlarının, bedellerin ödenmesinin, üçüncü kişilere satılması halinde satış bedelinin Belediye ve Hazine arasında paylaşımına ilişkin hususların Hazineyi temsilen Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı ile davalı idare arasında 06/07/2011 tarihinde imzalanan protokol ile düzenlendiği, söz konusu protokolün “Diğer Hükümler” başlıklı 7. maddesinde, taşınmazların Büyükşehir Belediyesince satışında, trampa bedelinden ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63. maddesinin 1. fıkrasına göre hesaplanacak değerlerinin iki katından aşağı olmamak üzere, 2886 sayılı Kanun’un 9. ve 13. maddelerine göre Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşacak komisyonca belirlenecek rayiç bedelin dikkate alınacağının belirtildiği, Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararıyla taşınmazın 29226/676100 hissesinin hak sahibi olan davacıya 205.000,00 TL bedelle satışına karar verildiği, ancak davalı idarece anılan protokol uyarınca bu bedelin taşınmazın cephesinin bulunduğu … Caddesinin emlak vergi değerinin iki katından aşağı olduğundan bahisle, dava konusu Encümen kararıyla bedelin 891.393,00 TL olarak tashih edilmesine karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin açık hatası dolayısıyla kamuya ait bir taşınmazın gerçek değerinin çok altında davacıya satılması kamu yararına aykırı olduğundan, söz konusu hatanın, resmi senet imzalanmadan ve tescil gerçekleşmeden önce fark edilmesi neticesinde, rayiç bedelin, taşınmazın cephesinin bulunduğu … Caddesinin emlak vergi değeri esas alınarak yeniden belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.