Danıştay Kararı 3. Daire 2019/5807 E. 2022/3662 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/5807 E.  ,  2022/3662 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5807
Karar No : 2022/3662

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2014 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … tarih ve E… sayılı defter ve belge isteme yazısının, davacının iş yeri adresinde tebliğe çıkarıldığı ve 11/09/2017 tarihli adres tespit tutanağının eklendiği, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve E… sayılı defter ve belge isteme yazısı ile ilgili olarak ise ikametgâh adresinde ikinci kez tebliğe çıkarılması ve davacıya ulaşılamaması nedeniyle 01/02/2018 tarihinde düzenlenen tebligat pusulasında, tebliğ evrakının idareden alınacağı yönünde bir şerh bulunmadığı gibi ilgili tebliğ alındısında da tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı yönünde şerh düşülmediği ve belgenin imzalanmadığının anlaşıldığı olayda, … tarih ve E…sayılı defter ve belge isteme yazısının tebliğiyle ilgili olarak dava dosyasına yalnızca adres tespit tutanağı eklediğinden bu tebligatın hükümsüz olduğu, … tarih ve E… sayılı defter ve belge isteme yazısı ile ilgili olarak ise ilk önce davacının iş yeri adresinde tebliğine çalışılması gerekirken, doğrudan davacının ikametgâh adresine gidildiği, diğer yandan, ilgili tebligat pusulası ve tebliğ mazbatasında kanunen bulunması gereken şerhler bulunmadığından söz konusu yazının tebliğinin de hukuka uygun olmadığı dikkate alındığında, ortada re’sen takdir nedeninin varlığından söz edilemeyeceğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2014 yılında alınan faturaların üzerinde gösterildiği halde gerçekte ödenmemiş bir katma değer vergisinin indirim yoluyla geri alınmasının, devlet hazinesine girmeyen bir verginin haksız şekilde yükümlüye geri verilmesi sonucunu doğurduğu, bu hususun davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporu ile sabit olduğu dolayısıyla adına tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Usulüne uygun tebliğ edilmiş defter ve belge isteme yazısının bulunmadığı, haklarında tanzim edilen vergi tekniği raporunun taraflarına tebliğ edilmediği, istenildiği takdirde defter ve kayıtlarının incelenmek üzere ibraz edebileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)- KARŞI OY:
Davacının, bilinen işyeri adresine tebliğe çıkarılan … tarih ve E… sayılı defter ve belge isteme yazısının, adresinde bulunamadığına ilişkin usulüne uygun olarak mahalle muhtarı ve tebliğ memuru tarafından düzenlenen 11/09/2017 tarihli adres tespit tutanağı ile tespit edilerek tebliğ edilemediği, sonrasında düzenlenen … tarih ve E… sayılı defter ve belge isteme yazısının tebliği amacıyla, davacının Mernis adresine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca ilk çıkarılan tebligatın, adresini iki yıl önce terk ettiği şerhiyle 31/01/2018 tarihinde iade edildiği, ikinci defa tebliğe çıkarılan yazının, 01/02/2018 tarihinde düzenlenen tebliğ pusulası ile 213 sayılı Kanun’da aranan şekilde tebliği çıkaran idareye ve tebliğ edilen evrakın numarasına yer verilerek, tebliğ pusulasının davacının Mernis adresinin kapısına yapıştırılmak suretiyle usulüne uygun tebliğ edildiği ve on beş günlük yasal sürede yasal defter ve belgelerin inceleme elemanına, herhangi bir yasal mazeret bulunmaksızın ibraz edilmediğinin sabit olduğu olayda, davacının dava ve temyiz başvurusuna cevap dilekçelerinde yer alan defter ve belgelerin incelenmek üzere istenmesi halinde Mahkemeye ibraz edilebileceğine dair beyanı da dikkate alınmak suretiyle, re’sen araştırma ilkesi uyarınca davacıdan istenerek söz konusu defter ve belgeler üzerinde idarece inceleme yaptırılarak tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden karar verilmesi gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.