Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4084 E. , 2022/8542 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4084
Karar No : 2022/8542
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde sınırlı sayıda sayılan temyize tabi kararlar arasında yer almadığı görüldüğünden, anılan Kanun’un 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde: “Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.” kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde: “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.
g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mev-zuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.
i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.
m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrasında; “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü; 7. fıkrasında ise, “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. ” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davanın, İstanbul İli, Kâğıthane İlçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde bulunan, mülkiyeti Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait … ada, … ve … parsel ile … ada, … ve … (eski … ada, …) parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki gecekonduların 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi uyarınca yıktırılmasının Kâğıthane Belediye Başkanlığından istenilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı İstanbul Emlak Dairesi Başkanlığı işlemi ile 12/02/2006 onama tarihli, 1/5000 ölçekli Kâğıthane 2. Revizyon Nazım İmar Planında Gecekondu Önleme Bölgesi olarak belirlenen alanın revize edilerek Gecekondu Önleme Bölgesi olarak ilanına ilişkin … tarihli ve … sayılı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Olur’unun iptali istemiyle açıldığı anlaşıldığından; bu uyuşmazlıkla ilgili bölge idare mahkemesi idari dava dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde sınırlı sayıda sayılan temyize tabi kararlar arasında yer almadığı görüldüğünden, anılan Kanun’un 48. maddesi hükmü uyarınca temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgililerine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına yönelik davalı idarelerin TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X): Bakılan dava; İstanbul İli, Kâğıthane İlçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde bulunan, mülkiyeti Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ait … ada, … ve … parsel ile … ada, … ve … (eski … ada, …) parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki gecekonduların 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi uyarınca yıktırılmasının Kâğıthane Belediye Başkanlığından istenilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı İstanbul Emlak Dairesi Başkanlığı işlemi ile 12/02/2006 onama tarihli, 1/5000 ölçekli Kâğıthane 2. Revizyon Nazım İmar Planında Gecekondu Önleme Bölgesi olarak belirlenen alanın revize edilerek Gecekondu Önleme Bölgesi olarak ilanına ilişkin 29/02/2016 tarihli ve 950 sayılı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Olur’unun iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde: “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları…” hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlıkta; davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, Kâğıthane 2. Revizyon Nazım İmar Planında Gecekondu Önleme Bölgesi olarak belirlenen alanın revize edilerek Gecekondu Önleme Bölgesi olarak ilan edilmesi işleminin, anılan Kanun maddesinin (a) bendi hükmünde yer alan düzenleyici işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyize konu edilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, yukarıda belirtilen gerekçeyle anılan istinaf kararının temyizen incelenerek karar verilmesi gerektiği oyumuz ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.