Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/2879 E. , 2022/3664 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2879
Karar No : 2022/3664
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, karşı taraf avukatlık ücretinin katma değer vergisine tabi olmadığı iddiasıyla 2011 ila 2015 yıllarının muhtelif dönemleri için ödediği katma değer vergisinin tarafına iadesi talebiyle yaptığı düzeltme ve şikâyet başvurusunun reddine dair … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesine göre serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, mahkemeler tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak hükmolunan ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca avukata ait olan avukatlık ücretinin, avukatın müvekkiline verdiği avukatlık hizmetinin bir parçası ve doğrudan müvekkile verilen hizmet nedeniyle hak kazanılan bir ücret niteliği taşıdığı, bu ücreti, müvekkilin değil de davayı kaybeden tarafın ödemesinin, bu hizmetin davayı kazanan tarafa verilen hizmetin karşılığı olduğu gerçeğini değiştirmediği, bahse konu avukatlık ücretinin, davayı kaybeden, buna bağlı olarak da avukatlık ücretini ödeyen taraf bakımından yargılama gideri niteliğinde olmasının da bu ücrete hak kazanan avukat bakımından serbest meslek kazancı olması vasfını değiştirmeyeceği, dolayısıyla hükmolunan avukatlık ücretinin de katma değer vergisine tabi olduğu sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, 3065 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 4. fıkrası uyarınca da, belirli tarifeye göre fiyatı tespit edilen işlerde, tarife bedelinin katma değer vergisi dâhil edilerek tespit olunacağının açıkça hüküm altına alınmış olması karşısında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmolunan avukatlık ücretinin içerisinde katma değer vergisinin de bulunduğu, dolayısıyla bu verginin ayrıştırılarak serbest meslek makbuzunda gösterilmek suretiyle katma değer vergisine tabi tutulması gerektiği, kaldı ki 28/11/2002 günlü ve 24950 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, “Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Kanun hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir” kuralını içeren 21. maddesinin, Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/11/2004 tarih ve E:2003/4002, K:2004/4219 sayılı kararıyla, 3065 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tarifeye bağlı işlerde, katma değer vergisinin tarifede belirtilen ücrete dâhil olduğu gerekçesiyle iptal edildiği ve bu kararın kesinleştiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/10/2005 tarih ve E:2005/1580, K:2005/2294 sayılı bir başka kararında da, 3065 sayılı Kanun uyarınca, belli bir tarifeye göre alınan ücrete katma değer vergisinin dâhil olduğu yönünde karar verildiği, Danıştay Dördüncü Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2014/4695, K:2017/4767 sayılı kararıyla, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “Avukatlık Ücretleri” başlıklı I-B-4. bölümünde yer alan “…Avukatlar aldıkları bu para için davayı kazanana serbest meslek makbuzu düzenler ve makbuzda alınan tutar üzerinden katma değer vergisi hesaplayıp ayrıca gösterirler. Mahkeme kararından “Katma değer vergisi hariç” şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde, vekâlet ücretinin katma değer vergisi dâhil olduğu kabul edilir ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan katma değer vergisi, düzenlenen serbest meslek makbuzunda gösterilir.” kısmının iptali istemiyle açılan davanın reddedildiği ve bu kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 17/01/2018 tarih ve E:2017/680, K:2018/2 sayılı kararıyla onandığı dikkate alındığında, Mahkemelerce Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmolunan avukatlık ücretinin serbest meslek faaliyeti kapsamında katma değer vergisine tabi olduğu dolayısıyla bu ücrete dâhil olan katma değer vergisinin ayrıştırılarak beyan edilmesi gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Karşı taraf vekâlet ücretinin nevi şahsına münhasır bir özelliğe sahip olduğu, karşı tarafın avukatına yapılan ödemenin bir hizmet niteliği taşımadığı, dolayısıyla katma değer vergisi açısından hizmet ifası niteliği taşımadığı, karşı taraf vekâlet ücretinin katma değer vergisinin konusuna girmediği yönünde çok sayıda karar bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu olayda vergi hatasının bulunmadığı, ortada kesin ve yürütülebilir bir işlemin olmadığı, ihtirazi kayıtla verilmediği sürece mükelleflerin kendi beyanlarına karşı dava açamayacağı, 3065 sayılı Kanun ve 1136 sayılı Kanun hükümleri ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “Avukatlık Ücretleri” başlıklı (I/B-4) bölümü uyarınca işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.