Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5496 E. , 2022/4671 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5496
Karar No : 2022/4671
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrrer 121. maddesi uyarınca vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indiriminden faydalanmak amacıyla yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket adına 2016/Aralık dönemine ilişkin 1 nolu katma değer vergisi ve 2 nolu katma değer vergisi beyannamelerinin kanuni süresinden sonra verildiğinden bahisle Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121.maddesinde düzenlenen indirim oranı uygulanmamış ise de, davacı şirketin beyanname verme iradesiyle süresi içerisinde 24/01/2017 tarihinde değişik saat ve dakikalarda e-beyanname sistemine bağlanarak giriş yaptığı, sisteme yüklendiği, kontrol edildiği ve beyannamelerin onay bekliyor durumuna getirildiği, her ne kadar beyannamenin son günü olan 24/01/2017 tarihinde e-beyanname sistemindeki yoğunluktan kaynaklı teknik bir aksaklık bulunduğu ortaya konulamamışsa da, davacı şirketin beyannameleri yüklemek için süresinde aynı gün içerisinde sisteme çok sayıda giriş yaptığı ve süresi içerisinde sisteme yüklemiş olduğu beyanname paketlerinin onay işlemlerinin kendi sistemindeki bazı teknik aksaklıklar nedeniyle aynı günde tamamlanmadığını daha sonra farketmesi üzerine ertesi gün 25/01/2017 tarihinde onay işlemlerini tamamladığı, ayrıca anılan beyannamelerden kaynaklı vergi borcunun da süresi içerisinde 26/01/2017 tarihinde ödendiğinin görüldüğü, bu durumda, vergisel yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getiren mükelleflerin ödüllendirilmesi ve vergisel yükümlülüklerin düzenli olarak yerine getirilmesinin teşviki amacıyla getirilen yasal düzenlemenin amacı da dikkate alındığında, davacı şirketin süresi içerisinde e-beyanname sistemine girerek beyanname bilgilerini sisteme yüklemek suretiyle beyanname verme iradesini ortaya koyduğu ve tahakkuk eden vergi borçlarını da süresinde ödediği dikkate alındığında sonuç itibariyle ortada gecikmiş bir ödemeden ve hazine zararından da bahsedilemeyeceğinden davacı şirketin, “vergiye uyumlu mükellef” olmadığına yönelik değerlendirmenin hakkaniyet ve nesafet ilkesine uygun düşmeyeceğinden davacının vergi indiriminden yararlanmak suretiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde bu madde hükümlerinden faydalanacak olanların hangi şartları taşıması gerektiğinin açık ve net biçimde belirtildiği, davacının iddiasını ispat edici hiçbir somut delilin bulunmadığı, olayda Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi ile ilgili yoğunluktan dolayı oluşan bir aksaklığın bulunmadığı ve yükümlü mükellef tarafından kanuni süresinden sonra verilen beyannameye dair süresinde yerine getirilmeyen bir yükümlülüğün söz konusu olduğu, vaktinde yapılmış ödeme sebebiyle hazine zararının oluşmamasının tek başına geçerli bir kıstas olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.