Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1679 E. , 2022/3601 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1679
Karar No:2022/3601
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Medya Televizyon Radyo ve Reklamcılık Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6112 sayılı Kanun’un 6. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca güncel internet adresinin davalı idareye bildirilmediğinden bahisle aynı Kanun’un 32. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca davacı kuruluşun yayınlarının “üç ay süre ile durdurulması”na ilişkin … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait güncel internet sitesine ve bu sitede yer alması zorunlu olan künye bilgilerine erişim sağlanamadığının tespit edilmesinin ardından davacı kuruluşa güncel web sitesini bildirmesi için … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı ile 30 gün süre verildiği, verilen sürede yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı kuruluşun üç ay süreyle yayınlarının durdurulmasına yönelik … tarih … sayılı Üst Kurul kararının alındığı, anılan kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta, verilen süreye rağmen davacı kuruluş tarafından “güncel web sitesinin” davalı idareye bildirilmediği anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 5. fıkrasının ihlâl edildiğinin sabit olduğu, bu itibarla anılan Kanun’un 32. maddesinin 6. fıkrası uyarınca davacı şirkete “üç ay süreyle yayın durdurma” cezası verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; 6112 sayılı Kanun’un 14. maddesi ve 32. maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen “yayın lisansı verilmesi için bu Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesi” hâli kapsamında değerlendirme yapılarak dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, uyuşmazlık konusu olayda “yayın lisansı verilmesi için bu Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesi” hâlinin bulunmadığı, her ne kadar 6112 sayılı Kanun’da yayın lisansı verilmesi için aranan şartlar açıkça sayılmamış olsa da anılan Kanun’un “İdari Yaptırımlar” başlıklı 32. maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunda belirlenen ilke ve yükümlülüklere uyulmaması hâlinde uygulanacak yaptırımın yayın kuruluşunun uyarılmasından sonra idari para cezası verilmesi şeklinde gösterildiği, bu durumda, söz konusu yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmeyen davacının durumunun değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, lisans verilmesinin koşulları Kanunda düzenlenmediği hâlde, belirtilen eksikliğin koşul kaybı olarak nitelendirilmek suretiyle, 6112 sayılı Kanun’un 32. maddesinin altıncı fıkrasındaki yaptırım uygulanarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Üst Kurul’a yayın lisansı başvurusunda sunulması gereken bilgi ve belgelerden birinin de internet sitesi bilgisi olduğu, 6112 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen hususların güncellenerek bu internet sitesinde yayımlanmasının zorunlu olduğu, bu yükümlülüğün yayın lisansı verilmesi aşamasına ilişkin olduğu, söz konusu fiil karşılığında uyarı ve idarî para cezası uygulanması hâlinde anılan maddenin hiçbir işlevinin kalmayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu Üst Kurul kararının “ölçülülük” ilkesine aykırı olduğu, söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde uygulanacak yaptırımın 6112 sayılı Kanun’un 32. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlendiği, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.