Danıştay Kararı 2. Daire 2021/10245 E. 2022/4971 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/10245 E.  ,  2022/4971 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10245
Karar No : 2022/4971

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına Vasisi…
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E… K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 3. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde “Şube Müdürü” olarak görev yaptığı dönemde, “Cumhuriyet Savcısının talimatına aykırı olarak, Bakan, MİT Müsteşarı ve Valilik gibi önemli görevlerde ve yargılanmaları özel hükümlere tabi olan şahısların görüşmelerinin, hiçbir suç teşkil etmemesine rağmen İletişim Tespit Tutanakları (Tape) yapılması suretiyle verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve kullanmak” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (9) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, …-… tarihleri arasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı, … tarihinde başlayıp … tarihinde sona erdirilen ve … sayıya kayden yürütülen … Ordusu Terör Örgütü (…) soruşturması kapsamında, iletişimin tespiti kararları ile ilgili ayrı ayrı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “Terör örgütünün yapısını deşifre eden, suç delilini ortaya koyan, suç unsuru niteliği taşıyan ya da soruşturma konusu dışında CMK 135/6. maddesinde sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek görüşmelerin çözülerek metin haline getirilmesi” talimatının verildiği, davacının Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, talimata aykırı olarak Bakan, MİT Müsteşarı, Valilik gibi önemli görevlerde bulunan ve yargılanmaları özel hükümlere tabi olan şahısların görüşmelerinin tape yapılmak suretiyle, verilerin hukuka aykırı ele geçirilip kullanıldığının sabit olduğu, MİT Müsteşarı …’nin tape yapılan hiçbir görüşmesinde kendisini ”..” ismi ile tanıtmadığı halde, üçüncü şahısların kendi aralarında yaptıkları görüşmelerden “…” ismiyle…’den bahsedildiği şeklinde yorum yapılarak, MİT Müsteşarı … için “…” yazdıkları, …. isimli şahıs hakkında hazırlanan “Şahıs Tespit Tutanağı”nda özetle Kod adı kullanımının terör örgütleri içinde bir güvenlik önlemi olduğu söylenerek MİT Müsteşarı H.F.’nin örgüt içerisinde faaliyet gösteriyormuş izlenimi uyandırıldığının açık olduğu, dava konusu fiillerin davacının bilgisi dahilinde olduğu ve anılan fiillerin sübuta erdiği, bu sebeple eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 12. maddesi gereğince, meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü ile daha sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de, aynı fiile aynı cezanın öngörülmesi nedeniyle dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, davalı idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı, davacıya dosya örneğinin verilmemesinin, soruşturmanın tehlikeye düşeceği kanaati ile … Sulh Ceza Hakimliğinin D.İş:… sayılı kısıtlama kararına dayandığı, davacının savunma yapabilmesi için davalı idare tarafından gerekli sürenin verilerek tebligatlarının yapılmış olduğu görüldüğünden, davacının aksi yöndeki beyanına itibar edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; tüm iş ve işlemlerin Cumhuriyet Savcılığının talimatı ve Mahkeme kararları doğrultusunda yerine getirildiği, hakkında tesis edilen disiplin cezası ile dayanak Tüzük hükmünün birbiriyle uyumlu olup olmadığı konusunda herhangi bir tespite yer verilmediği, görüşmelerin iletişim tespiti tutanağına çevrilmesinin görevi olduğu, hedef şahsın görüşme yaptığı kişilerin Devlet görevlisi olmasının, ilgili kişi hakkındaki yargı kararının uygulanmasını engellemeyeceği, ileri sürülen argümanların Mahkemece dikkate alınmadığı, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının gözönünde bulundurulmadığı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.