Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10232 E. , 2022/4969 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10232
Karar No : 2022/4969
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına Vasisi …
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, “Teknik İzleme/Dinleme faaliyetlerinden olan ortam dinlemesini, alınan mahkeme kararına göre usulüne uygun olarak yerine getirmemek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi öngörülmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından “dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 01/07/2015 günlü, 2015/147 sayılı kararının (13) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının …-… tarihleri arasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yaptığı,…tarihinde başlayıp … tarihinde sona erdirilen ve … sayıya kayden yürütülen … Ordusu Terör Örgütü (…) soruşturması kapsamında İstanbul 1 Nolu Hakimliğinin vermiş olduğu Teknik Araçlarla İzleme/Dinleme Kararlarına istinaden, kararda adı geçen soruşturma şüphelisi … isimli kişi ile eşi …arasında 25/04/2013 ve 20/05/2013 tarihlerinde geçen ortam dinlemesinin, …’nin ikamet adresinde yapıldığı, ortam dinlemesi yapılan yerin yaklaşık 2 senelik süre zarfı boyunca takibi yapılan ….’nin ikamet yeri/konutu olduğunun bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, CMK 140/5. maddesinde ”Bu madde hükümleri, kişinin konutunda uygulanamaz.” hükmünün…’nin konutunda ortam dinlemesi yapılması suretiyle ihlal edildiği, Şube Müdürü olarak görev yapan davacının, ”Teknik izleme/Dinleme faaliyetlerinden olan ortam dinlemesini alınan mahkeme kararına göre usulüne uygun olarak yerine getirmemek” fiilinin sübuta erdiği ve bu sebeple eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi gereğince, meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesi öngörülmekle birlikte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na 6638 sayılı Kanunun 33. maddesiyle eklenen Geçici 28. maddesinin uygulanabilirliğini sağlamak açısından, idarenin disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnat edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığının ve gerçekten o disiplin suçunun işlenip işlenmediğini, kim tarafından ne zaman ve ne şekilde işlendiğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek mecburiyetinde olduğu dikkate alındığında, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de fiilin nitelendirmesinin yapılması zorunluluk arzetmekte olduğu, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca davacının fiilinin nitelendirilerek zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle de hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, davacıya verilen disiplin cezasına dayanak teşkil eden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümleri ile 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri karşılaştırıldığında, davacının eylemine uyan davaya konu disiplin cezasını tanımlayan fiil ve bu fiile verilecek ceza ile söz konusu cezaya uygulanacak indirim ile meydana gelecek sonuç cezada herhangi bir değişiklik olmadığı görüldüğünden, ceza hukuku genel ilkesi olan “lehe olan hükmün uygulanması” ilkesinin bu uyuşmazlıkta uygulanmasına olanak bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda, işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, fiil ve ceza tespiti yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, yerleşik yargı kararlarının da bu yönde olduğu; Cumhuriyet Savcılığının talimatı ile Mahkeme kararları gereğince yapılan iş ve işlemlerin suç teşkil etmeyeceği, kesin ve net bir suç tespiti yapılmadığı; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzük’ün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, dolayısıyla yasal dayanağı iptal edilen Tüzük hükümleri uyarınca kendisine disiplin cezası verilemeyeceği; soruşturmanın tüm aşamasında savunma hakkının, keyfi ve hukuka aykırı olarak ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.