Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4369 E. , 2022/5459 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4369
Karar No : 2022/5459
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir Petrol İnşaat Malzemeleri Nakliye Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2016/9 dönemi için resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; sayılı kararda; davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen Polatlı Vergi Dairesi mükellefi … Toprak Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler, düzenlenen faturaların sahte fatura niteliğinde olduğunu ispatlayıcı mahiyette bulunmadığından dava konusu tarhiyatlarda hukuka uyarlık olmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden: davacı şirkete ilgili dönemde fatura düzenleyen Polatlı Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … Toprak Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; mükellefin “fırınlanmış, ateşe dayanıklı olmayan kil ve topraktan baca künkleri ve başlıkları, şömine ve baca boruları, oluklar ve bağlantı parçaları ile tuğla, kiremit, karo vb. inşaat malzemeleri imalatı (seramikten oluklar, borular ve bağlantı parçaları dahil)” faaliyeti ile iştigal etmek üzere 07/04/2011 tarihinde işe başladığı, kuruluş sermayesinin 250.000-TL olduğu, şirketin ayrıca Çorum Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün yetki alanında 15/02/2013 tarihinden itibaren faaliyete geçen mükellefiyetsiz şubesinin bulunduğu, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre, şirketin …, … ve … tarafından kurulduğu, ilk 5 yıl için şirket müdürlüğüne … ‘ın seçildiği, 07/04/2011 tarihi itibariyle şirket ortaklarının %55 hisse ile aynı zamanda şirket müdürü olan … , %25 hisse ile … ve %20 hisse ile … olduğu, 23/05/2011 tarihinde …’in şirketteki tüm hisselerini …’a devrettiği, bilâhare görev süresi dolan … ’ın aksi karar alınana kadar yeniden müdür olarak seçildiği, …’ın ayrıca Polatlı Vergi Dairesi’nin mükellefi olan … Nakliyat Turizm İnşaat ve Emlak San. Tic. Ltd. Şti.’nin de 27/05/2004 tarihinden itibaren %95 hisseli ortağı ve müdürü olduğu; şirketin 07/04/2011 tarihli işe başlama yoklamasında, fabrika binasında tuğla ve kiremit imalatı faaliyetine başladığı, iş yeri büyüklüğünün 700 m² idarî bölüm, 30.000 m² çatılı bölüm ve 40.000 m² boş alan olmak üzere toplam 70.700 m² olduğu, mülkiyetinin … ve ortaklığına ait olduğu, aylık kirasının 1.000,00-TL olduğu, henüz işçi çalıştırmadığı, herhangi bir demirbaş ve ticarî emtia alımının bulunmadığı, iş yerini demirbaş eşyalarla birlikte kiraladığının tespit edildiği, şirketin 15/02/2013 tarihli şube açma bildirimi üzerine Çorum şubesinde yapılan yoklamada, 15/02/2013 tarihinden itibaren tuğla imalatı faaliyetine başladığı, asgari ücretli 5 işçi çalıştırdığı, demirbaşların iş yeri sahibi …’a ait olduğu, aylık kirasının 1.000,00-TL olduğu, çalışan işçilerin ücretlerinin ve iş yeri kirasının merkez iş yerinden ödeneceğinin tespit edildiği; şirketin merkez adresindeki iş yerinde yapılan 10/12/2013 tarihli yoklamada, öteden beri tuğla kiremit imalatı ve toptan inşaat malzemeleri alım satım faaliyetini yürütmekte iken 01/12/2013 tarihinden itibaren faaliyetlerine ek olarak toptan tarım aletleri ekipmanlarının alım satımı faaliyetine başladığının tespit edildiği, 04/12/2015 tarihinde yapılan yoklamada, iş yerinin kapalı olduğu ve iş yerinde faaliyet gösterenin olmadığının tespit edildiği, 09/03/2016 tarihinde yapılan yoklamada faaliyetini sürdürdüğü, iş yerinde dokuz işçi çalıştığının tespit edildiği, 26/12/2016 tarihinde yapılan yoklamada, şirketin faaliyette bulunduğu adresindeki fabrika binasının kapalı ve boş olduğunun tespit edildiği, şirketin 2016 yılının ilk üç dönemine ilişkin kurum geçici vergi beyannâmeleri ile 2016/1 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannâmelerini verdiği, muhtasar beyannâmelerine göre 2016 yılının ilk üç ayında 9, ikinci üç ayında 6-7 ve üçüncü üç aylık döneminde de 7-8 arasında işçi çalıştırdığını beyan ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu’na 110.032,27-TL prim aslı, 20.624,20-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 130.656,47-TL borcu olduğu, ayrıca 16/02/2017 tarihi itibariyle 334.901,50-TL’si vadesi gelmemiş olmak üzere, toplam 56.508,98-TL vergi borcunun bulunduğu; 2011 ila 2015 yılları için 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’a göre Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gelir Stopaj Vergisi yönünden matrah artırımı hükümlerinden yararlanması nedeniyle 2016 hesap dönemi öncesinin anılan kanunun 5. maddesi uyarınca incelenemediği; 2016 yılı yevmiye ve envanter defterlerinin tasdik ettirildiği, ayrıca 2016 yılında 40 cilt irsaliyeli fatura bastırıldığı; şirket adına kayıtlı bir adet kamyon ile çekicinin mevcut olduğu, 2016 yılı Ba-Bs formlarının incelenmesi sonucunda, 2016 yılında Ba-Bs bildirimlerinin uyumsuz olduğu, mal satışında bulunduğu firmaların tamamına yakınının genel esaslarda olduğu, üç firma hakkında ise sahte belge kullanmaktan dolayı rapor düzenlendiği, şirketin müdürü olan …’ın aynı zamanda, şirkete 69 adet belge karşılığında katma değer vergisi hariç 1.491.902,00-TL tutarında mal satışında bulunan ve aynı adreste faaliyet gösteren … Nakliyat Turizm İnşaat ve Emlak San. Tic. Ltd. Şti.’nin %95 hisseli müdürü ve ortağı olduğu; şirket çalışanı … ‘ın müfettişlikçe alınan ifadesinde; “Yaklaşık olarak 18-19 ay çalıştım ve Aralık/2016 döneminde işten ayrıldım. Şirket toprak ürünleri üzerine (sadece tuğla, kiremit) imalatı ve genel inşaat malzemelerinin satışıyla iştigal ediyordu. Ayrıca Çorum’dan da tuğla alıyordu ve şehir içi ve şehir dışı firmalara tuğla satışı yapıyordu. Tuğla haricinde çimento, alçı, kiremit kısacası kaba inşaat malzemelerinin satışını yapıyordu. Ben sürekli dışarıda gezdiğim için fabrikadaki diğer işçileri tanımıyorum. Ben şirketin sipariş alma işlerine bakıyordum. En çok sipariş aldığım firmalar … Demir, … Yapı, …, … Yapı gibi firmalardı. Şirketin deposu, fabrikasının olduğu yerdi. 90.000 m² üzerine kurulu bir fabrikası vardı. Şubesi bildiğim kadarıyla yoktu. 2 tane kamyonu ve 1 adet kepçesi vardı. Şirkette pazarlama müdürü olarak çalıştım.” şeklinde beyanda bulunduğu, şirketin 2016 takvim yılında kömür satışında bulunduğu tespit edilen mükelleflere düzenlenen tüm faturaların ve mükellef kurumun %95 hisseli ortağı ve müdürü olduğu … Nakliyat Turizm İnş. ve Emlak San. Tic. Ltd. Şti. ve … Demir Petrol İnş. Malz. Nak. Tic. Ltd. Şti. (davacı şirket) adına düzenlenen tüm faturaların herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası karşılığı olmaksızın komisyon karşılığında düzenlenmiş sahte faturalar olarak dikkate alınması gerektiği tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, şirketin yoklamalarında tespit edilen hususlardan belirtilen cirolara ulaşacak ticari kapasitesinin olmadığı, vergi borçlarının ödenmediği, alış ve satış beyanları arasında farklılıkların bulunması, iş yerinde yapılan yoklamalarda işçi çalıştırıldığı belirtilmesine rağmen işçilerin o an orda bulunmadığı ve muhtasar beyannamelerinde ortalama sekiz işçi çalıştırıldığı bildirildiği ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’na 110.032,27-TL prim aslı borcu olduğu, faaliyet alanı tuğla ve kiremit imalatı olduğu halde, bu faaliyetini destekleyecek herhangi bir tespitin bulunmadığı göz önüne alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.