Danıştay Kararı 5. Daire 2018/2831 E. 2022/6438 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/2831 E.  ,  2022/6438 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2831
Karar No : 2022/6438

Temyiz Eden (Davacı) : …

Karşı Taraf (Davalı) : … Teşkilatı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : İstihbarat uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tarafına isnat edilen suçlamalarda belirtilen telefon numarasını hiçbir zaman kullanmadığı, anılan numaranın kimin adına kayıtlı olduğunu bilmediği, adına kayıtlı olmayan GSM hattı ile iletişim kurduğu iddia edilen kişilerle hiçbir irtibatının olmadığı, bu kişilerle iletişim kurduğuna dair somut bilgi ve belge sunulmadığı, 657 sayılı Kanun uyarınca davalı idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmış, MİT mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde “operasyonel hatlar”, “…; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle ‘imam’ diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir.” şeklinde; “hususi”, “Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT’te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir.” şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; “davacının 0538…75 numaralı gizli/operasyonel GSM hattı ile açık/bilinen GSM hattının; izinlerini geçirdiği yerde, izne gidiş dönüş tarihleri ile uyumlu şekilde, görevli olduğu mahalde ve ikametinin bulunduğu mahalde, değişik tarihlerde aynı bazlardan birlikte sinyal aldıkları, davacının örgüt içindeki istihbarattan sorumlu hususi(mahrem hizmet) abisiyle bu hat üzerinden örgütsel temas ve iletişim kurduğu” yolundaki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, birinci savunma dilekçesi ile ileri sürülen davacı hakkındaki yukarıda yer verilen tespitler, “operasyonel hat”a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, UYAP ortamında yapılan incelemede;
… Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olarak ifadesine başvurulan …’nin ifadesinde, “…Öğrencilerden …, …, … isimli kişilerin kendi öğrencileri olduğunu ve Milli İstihbarat Teşkilatı sınavlarını kazanarak 2012 yılında göreve başladıklarını,…” beyan ettiği ve davacıyı teşhis ettiği,
… isimli şahsın yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, “…sanığın MİT mahrem yapılanmasına dahil olduktan sonra örgüt mensubu MİT çalışanlarının takibini yapmaya başladığı, bu kapsamda sanığın örgütsel anlamda ilgilendiği örgüt mensubu MİT çalışanları; …, … ve … isimli şahıslar hakkında…” tespitine yer verildiği,
… isimli şahsın yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, “…eğitim (kurs) döneminde, örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğretmen-temsilci konumunda faaliyette bulunan … adlı örgüt imamına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde “öğrenci” konumunda faaliyette bulunduğu, …, … isimli örgüt mensupları ile grup yapıldığı, düzenli ve belirli periyotlarla yapılan örgüt toplantılarına katıldığı, maaşının yüzde on beşini himmet olarak verdiği,…” tespitine yer verildiği görülmüş ve yukarıdaki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından istinaf dilekçesinde incelemenin duruşmalı yapılması talebine yer verildiği halde, Bölge İdare Mahkemesince duruşma istemi hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın temyize konu kararın verildiği görülmüş ise de; bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ”Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır.” kuralı olduğu, anılan madde uyarınca, istinaf aşamasında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması mecburiyetinin bulunmadığı ve istinaf mahkemesine bu konuda takdir yetkisi tanındığı anlaşıldığından, söz konusu eksiklik kararın bozulmasını gerektirir mahiyette görülmemiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.