Danıştay Kararı 5. Daire 2018/2755 E. 2022/6432 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/2755 E.  ,  2022/6432 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2755
Karar No : 2022/6432

Temyiz Eden (Davacı) : …’a vesayeten …

Karşı Taraf (Davalı) : … / …
Vekili : …

İstemin Özeti : İstihbarat uzman yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, durumun gerektirdiği ölçüde geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin uygulandığı, Anayasa’nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği, genel düzenleyici işlem görünümü altında bireysel işlem tesisine yol açan meslekten çıkarma kararının usulünce tebliği gerekirken bu hak ve yükümlülüğün ortadan kaldırılarak bireysel işlemden haberdar edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, kamu hizmetinden çıkarılmaya ilişkin usul ve esasların Anayasa ve kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, …Sulh Hukuk Mahkemesinin …tarih ve E:…K:…sayılı kararıyla …’ın davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 11/06/2020 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek ve davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediği gerekçesiyle yürütülen ceza yargılamasında …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği; “siyasal ve askeri casusluk” suçunu işlediği gerekçesiyle yürütülen ceza yargılamasında ise …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır. MİT mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde “operasyonel hatlar”, “…; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle ‘imam’ diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir.” şeklinde; “hususi”, “Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT’te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir.” şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; “davacının idareye bildirmediği cep telefon numarası ile legal olarak kullandığı cep telefonu numarasının sadece bulunduğu il sınırları içerisinde ev ve işyeri ile sınırlı kalmayıp, farklı tarihlerde ve zamanlarda yaptığı seyahat sırasında kaldığı yer ve mekanlarda, yıllık izinlerini geçirdiği şehirlerde mevcut baz istasyonlarından birlikte sinyal aldığı, idareye bildirmediği cep telefonu numarası üzerinden anılan örgütün hususi abi olarak nitelendirilen üyesi ile irtibat kurduğu, ayrıca FETÖ/PDY terör örgütünün hususi abilerinden olduğunu itiraf eden bir davalı idare personelinin, davacının yetkisiz olarak elde ettiği davalı idareye ait belge ve dokümanları kendi ikametgahında buluştuğu FETÖ/PDY mensuplarına verdiğine bizzat şahit olduğu yönünde beyanda bulunduğu” yolundaki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan; “….Nitekim Mahkememizin talebi üzerine operasyonel hat hususunda bilirkişi …’in düzenlediği 19/04/2021 tarihli raporda: ‘Sanık …hakkında görülmekte olan …Esas sayılı dava dosyası kapsamında gönderilen HTS İletişim verilerinin incelenmesi neticesinde yapılan tespitlere göre; …6-Sanık … Tarafından kullanıldığı belirtilen adına kayıtlı …ile E.A. adına kayıtlı O …(Operasyonel) Gsm hatların Ankara, İstanbul, Bolu, Düzce, Muğla (Bodrum) ve Bartın ilerinde Ortak Birlikte Baz verdikleri Örnek olarak alınan illerde birbirlerini zaman dilimi olarak takipte %100 uyumlu oldukları analiz edilmiştir. 7-Yapılan HTS incelemesinde; elde edilen verilerden 07.11.2012-16.04.2014 Tarihleri Arasında belirtilen E.A. adına kayıtlı …(Operasyonel) Gsm hattının Sanık …tarafından kullanıldığı kanaatine varılmıştır. HTS İnternet İletişim Verilerinin Tarih, Saat, Süre, Imei Numarası ve Baz istasyonu bakımından yapılan karşılaştırmasında, UYUM SAĞLADIĞI görülmüştür. Yapılan tespitler yukarıda ayrıntılı olarak anlatılmış olup, takdir mahkemenizindir.’ şeklinde belirtildiği,
Sanık hakkında FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle Milli İstihbarat Teşkilatı başkanlığınca yapılan idari soruşturma kapsamında düzenlenen mezkur teftiş kurulu raporu ve bu rapor içeriğinde belirtilen operasyonel/gizli hat tespitinin dosyadaki deliller, tanık anlatımları, operasyonel/gizli hat konusunda bilirkişi tarafından düzenlenmiş bahse konu rapor ile uyumlu olduğu, buna göre; sanığın bilinen/açık …nolu GSM hattı ile E.A. adına kayıtlı …gizli/operasyonel GSM hattının birliktelik baz analizi neticesinde, sanık tarafından operasyonel/gizli hattın raporda belirtilen tarih ve yerlerde kullanıldığının anlaşıldığı,…” tespitleri, “operasyonel hat”a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında, “…sanık …Milli İstihbarat Teşkilatında görevde bulunduğu süre içinde tanıklar S.F., S.B.’da olduğu halde FETÖ/PDY yapılanması içinde sorumlu kişi olan Y.A.’un abiliği öncülüğünde Ankara ili Yenimahalle ilçesi demetevler semtindeki metro hastane durağının bulunduğu bölgedeki evlerde 2012 yılının mart ayından 2014 yılı şubat ayına kadar bir araya gelmek suretiyle birlikte oldukları tanık S.F.’nun anlatımı içeriğine göre iddianamede adı geçen S.E.’ın FETÖ/PDY terör örgütü içinde mahrem abi olarak görev yaptığı, FETÖ/PDY yapısı içinde bulunup MİT’de görevli bulunanlardan sorumlu olduğunun anlaşıldığı, dosyamız sanığı …’ın E.A. adına kayıtlı …numaralı telefon ile birlikte birden fazla kez S.E. ile Ankara, Bartın, Muğla İstanbul, Zonguldak illerinde birden fazla kez buluştuğu böylece örgütün verdiği emir ve talimatları çerçevesinde hareket ettiğinin anlaşıldığı, tanık S.F.’nun beyanının içeriğine göre sanığın örgüt içinde …kod adını kullandığı böylece örgütsel gizliliğe riayet ettiğinin subuta erdiği,…”; …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında ise, “…sanık, teşkilata girdikten sonra adı geçen MİT mahrem imamları ile düzenli görüşüğü ve gizli/operasyonel hat üzerinden ayrı bir temas kurarak iletişim de kurduğu, MİT’in eğitim döneminde de, MİT mahrem imamlarının düzenli takibi altında hareket ettiği, teşkilatta çalıştığı süre boyunca örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde ‘öğrenci’ konumunda faaliyete bulunarak, örgüt hiyerarşisinde üstü konumunda olan mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde görüştüğü, mezkur dönemde zahirde bir kamu görevlisi olsa da, mensubu olduğu örgütün amaçları doğrultusunda hareket ederek görev kisvesi altında; kurum bünyesinde, çalıştığı birimlerde ve görev yaptığı güvenlik istihbaratı gibi PKK dahil olmak üzere terör örgütlerine de bakan masanın bilgilerini temin ettiği, ulaştığı, eriştiği,…” gerekçesine yer verilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararlarında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
…Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.