Danıştay Kararı 5. Daire 2018/3437 E. 2022/6504 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/3437 E.  ,  2022/6504 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3437
Karar No : 2022/6504

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Teşkilatı
Vekili : 1.Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Milli İstihbarat Teşkilatı bünyesinde görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 2010 yılı KPSS sınavında usulsüzlük yaparak yüksek puan aldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, KPSS puanı ile başvurduğu kurumun özel sınavında da başarılı olduğu, Maliye Bakanlığı’nda çalıştığı dönemden tanıdığı müfettişlerle telefon irtibatının örgütle bağlantı kapsamında değerlendirilemeyeceği, ağabeyinin ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının asılsız olduğu, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, durumun gerektirdiği ölçüde geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edildiği, Anayasa’nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının, “silahlı terör örgütü üyesi olma” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından, anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
… Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda, “… FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu Mahkememizce kabul edilen sanığın, örgüt ile temasının 2013 yılında bünyesine katıldığı MİT’ten önce başladığı, münasebet içerisinde olduğu bu örgütün amaçları doğrultusunda 2013 yılında MİT’e iltihak ettiği, eğitim dönemini müteakiben Teşkilatın Ankara merkez ünitesinde, sonrasında Antalya Bölge Başkanlığı’na, tayin edildiği, mezkur dönemde örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde “öğrenci” konumunda faaliyete bulunarak, örgüt hiyerarşisinde üstü konumunda olan mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde yüz yüze veya örgütün verdiği gizli/operasyonel hatlar aracılığıyla kurulan iletişim marifetiyle paylaşımda bulunmak amacıyla teşkilata ilişkin gizli bilgileri temin ettiği, sanığın örgüt irtibatının tespiti üzerine de 2016 yılında kamu görevinden çıkarıldığı, sanığın, 2013 yılında Teşkilatın eğitim ünitesinde (kurs evresi) göreve başladığı, bu dönemde örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğretmen-temsilci olarak nitelendirilen … isimli şahsın altında örgüt abiliği yaparak faaliyette bulunan …’ye devredildiği, adı geçen MİT mahrem imamının, sanığı, yukarıda belirtilen diğer iki MİT çalışanı ile grup yaparak, Teşkilatın eğitim dönemi boyunca düzenli ve periyodik (yaklaşık olarak haftada bir) takibini yaptığı, icra olunan bu örgütsel görüşme ve buluşmalarda, sanığın, Teşkilatın eğitim, eğitime katılan şahıslar şeklinde kurs evresine ilişkin bilgileri, diğer kursiyerlerin zaafları gibi konuyla ilgili duyduğu ve bildiği hususları mahrem abisi …’ye vermek amacıyla temin ettiği, ayrıca maaşının %10-15’lik kısmını himmet olarak verdiği, tanık olan dinlenen …’nin de, sanıkla beraber MİT’teki eğitim döneminde örgütsel olarak grup yapıldıklarını, kendileriyle … kod …’nin ilgilendiğini, genellikle haftalık periyodik şekilde yüz yüze görüşmeler yaptıklarını, bazı görüşmelerin bilgisayarlarına yükledikleri … isimli gizli haberleşme programıyla bazen de kaldıkları evde operasyonel/gizli hat olarak kullandıkları telefon aracılığıyla olduğunu, … kod …’ye düzenli olarak eğitimleri hakkında bilgi verdikleri şeklinde yer aldığı, tanık …’nin mezkur beyanlarının da bu hususları teyit niteliğinde olduğu, sanık 2014 yılında Antalya ünitesine tayin olunca örgüt abisi … tarafından … Kod … isimli şahsa devredildiği, … Kod …’nin, örgütün MİT Mahrem temsilcisi … bağlı faaliyet icra ettiği, örgütün stratejik emelleri doğrultusunda Teşkilata sızdırılan sanığın, MİT mahrem yapılanmasında öğrenci konumunda faaliyete bulunarak Kurumun bünyesine dahil olduğu andan itibaren düzenli takibi altında bulunduğu ve yukarıda ayrıntılı bir şekilde ifade edilen MİT mahrem imamlarına aktarmak maksadıyla Teşkilat ile alakalı öğrendiği, bildiği, eriştiği bilgileri temin ettiği, anılan bilgilerin; Milli İstihbarat Teşkilatının sahip olduğu, devletin güvenliği ve bekasına, milli menfaatler ile milli güvenliğine ilişkin, özünde devlet sırrı niteliğindeki bilgiler olduğu, sanığın bu bilgileri üyesi olduğu örgütün yönlendirmesiyle temin ettiği, bu noktada adı geçen tanıkların mezkur ifadeleri ile sanığın örgüt abilerine vermek üzere teşkilata ait bilgileri temin ettiği hususunun ayrıca teyit edildiği, örgütün mahrem yapılanması altında özel olarak ayrıntılı bir şekilde yukarıda izah edilen MİT mahrem yapılanmasının hedef aldığı Teşkilatı kontrol ve yönetmek amacıyla sızdırdığı ve öğrenci olarak nitelendirdiği üyeleri aracılığıyla kurum bünyesinden bilgi alma cihetine gittiği, MİT mahrem imamlarınına deruhte edilen faaliyetin ana gayesinin de bu noktaya teksif edildiği, bunun için de imamların takibi altındaki öğrencilerden Teşkilat kapsamında öğrendikleri bilgileri temin etme stratejisi ile hareket ettikleri, nitekim yapılan örgütsel görüşmelerin de bu amaçla icra edildiği, sanık ile mahrem imamı arasındaki görüşmelerin dosya kapsamındaki delillerden anlaşıldığı üzere örgütsel amaca uygun olarak ve periyodik gerçekleştiği, sanığın yukarıda belirtilen şekilde örgüt abisine vermek üzere Teşkilat bünyesinden bilgi temin ettiği,…” gerekçesine yer verilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.