Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5139 E. 2022/4300 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5139 E.  ,  2022/4300 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5139
Karar No : 2022/4300

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU
: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde bulunan yakınları …’ın evinin terör örgütü mensuplarınca yakıldığından bahisle uğradıkları zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan 4 No’lu Zarar Tespit Komisyonunun …tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 21/12/2016 tarih ve E:2013/6496, K:2016/6353 sayılı bozma kararına uyularak, davacılardan …’ın ikamet ettiği evin yanması neticesinde kişisel zararının mevcut olması nedeniyle dava açmada menfaatinin bulunduğu, evi yakılan … hakkında evinde sığınak bulundurmak suçundan açılmış herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı, ayrıca PKK terör örgütü üyesi / yandaşı olduğunu destekleyecek hukuken kabul edilebilir bilgi ve belge de olmadığından …’ın PKK terör örgütü yandaşı olması nedeniyle konutunun Hizbullah adlı yasa dışı örgüt tarafından iki örgüt arasındaki hesaplaşma sonucu kundaklandığından bahisle davacıların başvurusunun 5233 sayılı Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle reddi yönündeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacılar murisinin PKK terör örgütü sempatizanı olduğu, iki terör örgütü hesaplaşması sonucu olayın gerçekleştiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde bulunan yakınları …’a ait evde birlikte yaşadıkları, 04/01/1993 tarihinde, aile fertlerinin evde bulunduğu esnada terör örgütü mensuplarınca evin yakıldığından bahisle uğradıkları zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapılan 13/06/2005 tarihli başvurunun, Mardin Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan 4 No’lu Zarar Tespit Komisyonunca, davacılar murisinin PKK terör örgütü sempatizanı olduğu, Hizbullah terör örgütü tarafından, iki örgüt arasındaki hesaplaşma sonucunda evinin yakıldığının tespit edildiği, istemin 5233 sayılı Kanun kapsamına girmediği belirtilerek reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
04/01/1993 tarihli yangın olay tutanağında özetle; evde bulunanların beyanına göre tam eşgallerini alamadıkları üç şahsın silah tehdidi ile kendilerini evin bir odasına kapatarak ellerinde bulunan benzini etrafa boşalttıktan sonra ateşleyip yangına sebebiyet verdiklerini bildirdikleri, ayrıca meçhul bu kişilerin kendilerine biz Hizbullahçıyız, evinizde bulunan PKK örgütüne ait sığınağı bize gösterin diyerek benzini ateşledikten sonra kaçtıkları, yangının ideolojik amaçla Hizbullah örgüt mensuplarınca çıkarılmış olabileceği kanaatine varıldığının belirtildiği, Karakol Amirince düzenlenen 08/01/1993 tarihli yazıda, evi kundaklanan …’ın yasa dışı PKK terör örgütü mensuplarına evinde sığınak yapmak suçundan, ilçe emniyet müdürlüğünce gözetim altında bulunduğu sırada evine gelen kimliği meçhul üç kişinin, şahsın eşi ve çocuklarından evinde bulunan sığınağı göstermelerini istedikleri, kendilerini Hizbullah örgüt mensubu olarak tanıttıklarının belirtildiği, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının …tarih ve H:…, K:…sayılı görevsizlik kararında, PKK’lı teröristlere evinde sığınak bulundurmak suçundan dolayı güvenlik güçlerince gözaltına alındıktan sonra …’ın PKK terör örgütü yandaşı olması nedeniyle konutunun Hizbullah adlı yasa dışı örgüt tarafından kundaklandığının belirtilerek dosyanın Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararlarının Karşılanması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, ”Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.”, 2. maddesinde, ”Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar. Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır: …e) Kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar. f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar. İkinci fıkranın (f) bendinde yazılı suçlardan dolayı ceza kovuşturması açılmış bulunanlar hakkında kovuşturma sonuçlanıncaya kadar bu Kanuna göre işlem yapılmaz.” hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, davacılardan …, … ve …yönünden incelenmesi:
İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan araştırmada, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma dosyasının akıbeti sorularak, yürütülen soruşturmaya ilişkin tüm evrakın gönderilmesinin ve davacılar yakını … hakkında evinde sığınak bulundurmak suçundan cezai soruşturma açılıp açılmadığı, açılmış ise iddianame düzenlenip düzenlenmediği, ceza yargılamasına tabi tutulup tutulmadığı sorularak ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen 21/05/2018 ve 29/05/2018 tarihli yazılarda, davacılar yakını …’ın evinin yakılması olayına ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde …tarih ve Hazırlık No:…, Karar No:…sayılı takipsizlik kararı verildiğinin, başkaca herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığının belirtildiği, yazıların ekinde gönderilen takipsizlik kararında, sanıkların yasadışı Hizbullah terör örgütü üyesi oldukları, örgüt adına 04/01/1993 tarihinde …’ın evininin kundaklanması eylemine katıldıkları, eylem talimatını sanık M.S.K.’nin verdiği, eylemi sanıklar H.D., M.A., Z.Ş. ve M.B.İ.’nin gerçekleştirdikleri, böylece sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin evrak kapsamından anlaşıldığı, eylemle ilgili D.G.M. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık M.S.K. hakkında … tarih ve E:…sayılı, sanık H.D. hakkında …tarih ve E:…sayılı, sanık M.A. hakkında …tarih ve E:…sayılı, sanık Z.Ş. hakkında …tarih ve E:…sayılı, sanık M.B.D. hakkında …tarih ve E:…sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, sanıklar hakkında üzerlerine atılı suçtan dolayı kamu adına takibata yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Dairemizin E:2019/5161 sayılı dosyası içerisinde bulunan …Ağır Ceza Mahkemesi’nin (C.M.K. 250. maddesi ile görevli) E:…, K:…sayılı kararının 432. sayfasında,”Klasör 13 dizi 4580 deki Z.Ş.’nin yer göstermesiyle …’a ait mekruh evde çok sayıda tabanca, mermi ve el bombası ele geçirilmesine ilişkin yer gösterme ve zaptetme tutanağı” şeklinde ifade bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma neticesinde, davacılar yakını …’ın terör örgütü üyesi/yandaşı olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulamamıştır. Davacılar yakınının evinin yakılması olayına ilişkin takipsizlik kararında, sanıklar hakkında ayrı ayrı iddianame düzenlendiği belirtilmiş olup söz konusu iddianameler istenerek, iddianameler sonrasında sanıklar hakkında dava açılıp açılmadığı sorularak, açılmış ise dosya kapsamı temin edilip incelenerek ve ayrıca … Ağır Ceza Mahkemesi’nin (C.M.K. 250. maddesi ile görevli) E:…, K:…sayılı kararı istenerek davacılar yakını …’ın evinde sığınak, el bombası, silah bulunup bulunmadığı, adı geçenin terör örgütü ile bağlantısı bulunup bulunmadığı detaylı bir şekilde araştırılıp, ortaya konularak bir karar verilmesi gerekirken …’ın terör örgütü yandaşı olduğunu destekleyecek bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, davacılardan …, …ve … yönünden incelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinde, “Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin “yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılardan …’ın 04/07/2012, …’ın 09/12/2014, …’ın 06/05/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Mahkemece, davacılardan …, …ve …’ın vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar bu davacılar yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K…sayılı kararının davacılardan …, … ve … yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen, diğer davacılar yönünden ise esastan BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.