DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1650 E. , 2022/2811 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1650
Karar No : 2022/2811
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 11/10/2021 tarih ve E:2021/2798, K:2021/2996 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddesinin (A) fıkrası hükmü uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 11/10/2021 tarih ve E:2021/2798, K:2021/2996 sayılı kararıyla;
Davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti için öncelikle davacı tarafından işlemin geri alınması için davalı idareye yapılan başvurunun hukuki mahiyetinin ortaya konulması gerektiği,
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinin, haklarında tesis edilmiş bir idari işlem aleyhine dava açmadan önce ilgililere idareye başvuru hakkı tanıdığı ve bu başvurunun da dava açma süresini durdurduğu yolunda düzenlemeye yer verdiği, ihtiyari idari başvuru olarak adlandırılan bu hakkın kullanılmasının dava açma hakkına sahip olanların isteğine bağlı olduğu ve kullanılması halinde işlemeye başlamış olan dava açma süresini, söz konusu hüküm uyarınca durdurduğu,
Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun “Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasının ise, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yer alan düzenlemenin özel bir görünümü olduğu, burada da aynen İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde olduğu gibi ilgilere işleme karşı dava açmadan önce işlemin geri alınması için zorunlu olmayan bir başvuru hakkının tanındığı, ayrıca bu başvuru sonucunda verilen kararın da kesin olduğunun belirtildiği,
Diğer yandan, 685 sayılı KHK ile de kesinleşen meslekten çıkarma kararlarına karşı, Resmi Gazete’de yayımı tarihinden itibaren 60 gün içerisinde Danıştaya dava açılabileceği düzenlemesine yer verildiği,
Dolayısıyla, yargı mensubu olan davacının kesinleşen meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı açtığı bu davada uygulanacak dava açma süresinin tespitinde 685 sayılı KHK ile 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun anılan hükümlerinin uygulanması gerektiğinin açık olduğu,
Sözü edilen açıklamalar karşısında, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin 6087 sayılı Kanun uyarınca reddi ile birlikte kesinleştiği ve bu karara karşı dava açma süresinin de 685 sayılı KHK uyarınca Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren başladığı anlaşılmakla, olayda davacının İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında yaptığı başvurunun işlemeye başlayan dava açma süresini durdurmayacağı sonucuna varıldığı,
Bu durumda, davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işleme karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı, kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 23/01/2021 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçtikten sonra 10/05/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, somut olayda dava açma hakkını engelleyen süre aşımına dair değerlendirmenin her vatandaşın kolaylıkla anlayabileceği açıklık ve belirginlikte doğrudan mevzuatta yer almadığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun 33. maddesinin 1. fıkrasının, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde yer alan düzenlemenin özel bir görünümü olduğuna yönelik değerlendirmenin tamamen yoruma dayalı bir değerlendirme olduğu, bu karar ile evrensel yasalardan olan belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik prensiplerinin açıkça zedelendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 11/10/2021 tarih ve E:2021/2798, K:2021/2996 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 10/10/2022 tarihinde, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY
X- Dava, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddesinin (A) fıkrası hükmü uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (A) fıkrasında; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen … hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, … meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11. maddesinin 2. fıkrasında; “22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Temyize konu kararda, Dairece, yargı mensubu olan davacının, kesinleşen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı açtığı davada, dava açma süresinin tespitinde 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11. maddesinin 2. fıkrasına da yer verilerek değerlendirme yapıldığı görülmekte olup, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11. maddesinin 2. fıkrasının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesinin 1. fıkrası ile 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenleri kapsadığı, davacının ise, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve anılan hükümde 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye herhangi bir atıfta bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, esas yönünden karara katılmakla birlikte, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11. maddesinin 2. fıkrasının bu davada uygulanmasında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın “mevzuat” ve “hukuki değerlendirme” kısımlarından anılan hüküm ve bu hükme ilişkin açıklamalar çıkarılarak Daire kararının gerekçeli onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçesi yönünden katılmıyorum.