Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3120 E. , 2022/3589 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3120
Karar No:2022/3589
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Inc. (Eski unvanı, … Inc.)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “…” hizmetiyle ilgili olarak, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un Ek 4. maddesi kapsamında 02/10/2020 tarihinde yapılan bildirime rağmen otuz gün içinde Türkiye’de temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle 10.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5651 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra “…” hizmeti için temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmesinin davacı şirketten istenildiği, davacı şirket tarafından, söz konusu bildirimden itibaren otuz gün içerisinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacı şirket tarafından, yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, 5651 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, bu Kanun kapsamında faaliyet yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabileceği belirtildiğinden, davacı şirketin anılan iddiasına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerek İdare Mahkemesi gerekse Bölge İdare Mahkemesi’nce eksik inceleme ve değerlendirme suretiyle karar verildiği, iddialarının kararda karşılanmadığı, dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden 5651 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesinin birinci fıkrasının, ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri ile 3. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğundan iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiği, bu sebeple dava konusu işlemin de hukuka aykırı olduğu; ayrıca, davalı idarenin şirketleri hakkında işlem tesis etme yetkisinin bulunmadığı, dava konusu işlemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen şekil şartlarını haiz olmadığı, davalı idarece, şirketlerinin günlük erişiminin bir milyondan fazla olup olmadığının ortaya konulamadığı, dava konusu işlem tesis edilmeden önce tesis edilen bildirim işleminin ve dava konusu işlemin, şirketlerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.