Danıştay Kararı 13. Daire 2016/2331 E. 2022/3593 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/2331 E.  ,  2022/3593 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/2331
Karar No:2022/3593

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Spor Okulu İşletmeciliği Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. … Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı ile davalı Kadıköy Belediye Başkanlığı arasında Bostancı Spor Tesislerinin inşaası ve 10 yıl süre ile işletilmesi konusunda imzalanan 09/03/1989 tarihli sözleşme süresinin 10 yıl uzatılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kadıköy Belediye Meclisi kararı ile 15 yıl daha uzatılmasına dair … tarih ve … sayılı Kadıköy Belediye Meclisi kararının iptaline yönelik … tarih ve … sayılı Kadıköy Belediye Meclisi kararı ile taşınmazın 3 ay içinde tahliye edilmesi gerektiğinin bildirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak İstimlak Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca 09/03/1989 tarihinde İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda gerçekleştirilmek üzere Bostancı Spor Tesisleri yapım işinin ihale edildiği, ihale sonucunda “Yap-İşlet-Devret Sözleşme Tasarısı” başlıklı bir sözleşme imzalandığı, sözleşme bitiş tarihinin 21/03/1999 olduğu, 10/02/1999 tarihli Belediye Meclisi kararı ile kapalı tenis kortu ve yüzme havuzu için 150.000.000.000-TL’lik yatırım yapılması şartıyla mevcut sürenin 10 yıl daha uzatılmasına karar verildiği, ancak davacı şirket tarafından 150.000.000.000-TL yatırım yerine … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … D. İş dosyasıyla tespit edilen 1.100.125.340,000-TL’lik yatırım gerçekleştirildiği belirtilerek süresinin 20 yıl daha uzatılmasının talep edilmesi üzerine … tarih ve … sayılı Belediye Meclisi kararıyla 15 yıl daha süre uzatımının uygun bulunduğu, devamında … tarih ve … sayılı Belediye Meclisi kararı ile 2886 sayılı Kanun’a göre ihale yapılması gereken intifa hakkının süre uzatımı işlemi için ihale yapılmaksızın karar alındığından bahisle süre uzatımına ilişkin söz konusu Belediye Meclisi kararlarının iptal edilerek taşınmazın tahliye programının 20 gün içinde bildirilerek 3 ay içinde tahliye edilmesi yönünde bildirimde bulunulması üzerine bakılan davanın açıldığı,
Sözleşmenin 9. maddesinde, tesisin Belediye’ye devir ve teslim tarihinden sonra Belediye isterse süresi taraflarca mutabık kılınacak müddet kadar sözleşme süresinin uzatılabileceğinin belirtildiği, sürenin tesise yapılan yatırımlar dikkate alınarak usulüne uygun alınmış Meclis kararları ile uzatıldığı, Belediyece yatırım devam ettiği süre boyunca sözleşmenin devam edeceği yönünde istikrarlı ve süregelen bir akdi güven tesis edildiği, ilk süre uzatımı tarihinden itibaren 15, ikinci süre uzatımı tarihinden itibaren ise 12 yıl sonra dava konusu Meclis kararı ile süre uzatımına ilişkin Meclis kararlarının iptal edildiği,
İdarelerce işlem tesis edilirken idare hukukuna hâkim olan hukukî güvenlik, idarî istikrar gibi ilkelerin de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, davalı idarece davacı şirket ile imzalanan sözleşmeye ilişkin olarak uygulanan iptal sürecinin “hukukî istikrar” ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu Belediye Meclisi kararı ile tahliyeye ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemece Belediye Meclisinin kararlarında açık hata bulunup bulunmadığının dahi tartışılmadığı, iptal sürecinin hukukî istikrar ilkesine aykırı olduğunun gerekçe gösterildiği, ancak kamu yararı gereği ile açık hata kavramlarının hiçbir şekilde irdelenmediği, oysaki Belediye Meclisinin süre uzatımına ilişkin kararlarında açık hata söz konusu olup dava konusu Belediye Meclisi kararının açık hatayı ortadan kaldırmak için tesis edildiği, benzer işleme karşı açılan davada verilen emsal mahkeme kararında açık hata ile tesis edilen idari işlemin geri alınabileceğinin belirtildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Belediyenin işletme süresini taraflarca mutabık kılınacak müddet kadar uzatabileceği, sözleşmenin sürenin uzatılmasını isteyen tarafın en az 12 ay önceden yeni kira bedelini ve şartları içeren bildirimi yapacağının kurala bağlandığı 9. maddesine göre 1999 tarihli Belediye Meclisi kararı ile sürenin 10 yıl daha uzatılmasına karar verildiği, ancak gerçekleştirdiği yatırımlar dikkate alınarak 2003 tarihli Belediye Meclisi kararıyla 15 yıl daha süre uzatımının uygun bulunduğu, kararın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından onaylandığı, mütemadiyen her yıl artan oranlarda belirlenen kira bedellerinin ödenmesi için bildirimler yapıldığı, her seçim döneminden sonra kendisinden artan oranlarda kira bedelleri talep ettiği, idareye karşı bir güven ve istikrar oluştuğu, kira bedellerini eksiksiz ödediği, yaklaşık 15 yıl sonra sürenin uzatılmasına ilişkin işlemin geri alınmasının idarenin istikrarlı davranma prensibine aykırı olup idareye karşı oluşan güven ve istikrarı zedeleyici mahiyette olduğu, davalı idarece emsal gösterilen mahkeme kararının bakılan davanın konusu ile aynı olmadığı, davanın tarafları arasında kendisi ile davalı arasında mevzubahis olmayan muhtelif çekişmelerin mevcut olmasının yanı sıra her iki davaya konu olan idari işlemlerin konuları, gerekçeleri ve şartları bakımından da farklılıklar arz ettiği, sözleşme süresinin sözleşmedeki usullerle uzatılacağı, ihale yapılmasının gerekmediği, hukuka aykırı ve tek taraflı olarak tesis edilen işlemle sözleşmenin sona erdirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri’nce, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.