Danıştay Kararı 4. Daire 2021/1721 E. 2022/5437 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/1721 E.  ,  2022/5437 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1721
Karar No : 2022/5437

TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…
2- …
VEKİLİ: Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : Davacı adına, … Petrokimya Petrol ve Petrol Ürünleri Makina İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ödenmeyen vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için, öncelikle şirket adına ödeme emri düzenlenip usule uygun tebliğ edilmesi, tebliğ sonrası takibin başlatılarak mal varlığı araştırması yapılarak şirket mal varlığınından amme alacağının tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, davalı idarenin amme alacağının dayanağı olan şirket adına düzenlenen ödeme emirlerini, asıl borçlu şirketin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ve Ticaret Odası kayıtlarında yer alan bilinen adreslerine tebliğ etmeyerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102 ve diğer maddelerine uygun olarak tebliğ etmediği, bu haliyle asıl borçlu şirket hakkında cebren takibata başlanmadığı anlaşılmakla dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu… tarih, … sayılı ödeme emrinin 2011/10 dönem özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı ile … sayılı ödeme emri yönünden; dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği borcun dayanağı olan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 17/11/2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiğinin bildirildiği, 213 sayılı Kanunda vergilendirme ile ilgili hüküm ifade eden belgelerin ne şekilde tebliğ edileceğine dair özel hükümlere yer verildiğinden, ihbarnamelerin bu hükümlere göre tebliği gerekirken, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligatın hukuka uygun olmadığı, bu durumda, dava konusu 03 sayılı ödeme emri içeriği borçların doğduğu 2012 yılını takip eden yıl başından itibaren 5 yıllık tarh zamanaşımı süresinin sonu olan 31/12/2017 tarihine kadar davalı idarece tarh zamanaşımını kesen hukuken geçerli herhangi bir sebep ortaya konulamadığından, dolayısıyla ödeme emri içeriği amme alacağının tarh zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, tarh zamanaşımına uğramış amme alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 03 sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 04/07/2019 tarih, … sayılı ödeme emrinin 2011/10 dönem özel usulsüzlük cezasının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen … nolu ihbarnameye ait tebliğ alındısının yalnızca dağıtıcının imzasıyla adres yetersiz, ismen tanınmıyor, iade şerhiyle 08/07/2014 tarihinde iade edildiği, tebliğ alındısının Kanunda belirtilen kişilerin imzası alınmak suretiyle tutanak haline getirilmediğinden, yapılan ilanen tebliğin de hukuka aykırı ve geçersiz olduğu, bahse konu amme alacağının doğduğu 2011 yılını takip eden yıl başından itibaren 5 yıllık tarh zamanaşımı süresinin sonu olan 31/12/2016 tarihine kadar davalı idarece tarh zamanaşımını kesen hukuken geçerli herhangi bir sebep ortaya konulamadığından, tarh zamanaşımına uğramış amme alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin 2011/10 dönem özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 04/07/2019 tarih, … sayılı ödeme emrinin 2012/3,4 ve 2012/10-12 dönem yargı harçlarına ilişkin kısmı ile 01 sayılı ödeme emri yönünden; dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağının tahsili için asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin, yukarıda yer verilen mevzuat hükmüne uygun olarak kanuni temsilcinin mernis adresine on yedi gün ara ile tebliğe çıkarıldığı ve muhatap adresinde bulunamadığından dolayı, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ işleminin tamamlandığı, asıl borçlu şirket tarafından, ödeme yapılmadığı ve ödeme emirlerinin dava konusu edilmediği, yapılan malvarlığı araştırmasında, borcun şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, amme alacağının, tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle Mahkeme kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin usulsüz olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olarak düzenlendiği belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, …TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.