Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6211 E. 2022/5503 K. 07.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6211 E.  ,  2022/5503 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6211
Karar No : 2022/5503

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …
3- … Odası

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı tarafından, hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği’nin 7. maddesinin (c) ve (e) bentleri uyarınca “12 Ay Geçici Olarak Mesleki Faaliyetten Alıkoyma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Yeminli Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı itiraz neticesinde, Disiplin Yönetmeliği’nin 28. maddesi uyarınca düzeltilerek Disiplin Yönetmeliği’nin 7. maddesinin (c) ve (f) bentleri uyarınca “12 Ay Geçici Olarak Mesleki Faaliyetten Alıkoyma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; tespit edilen hususlar sebebiyle dava dışı … Bilişim Pazarlama San. Tic. A.Ş isimli şirketin gerçek bir faaliyeti olmadığının açıkça anlaşıldığı, davacının anılan şirketin muhasebe işlemlerini yaptığını ileri sürdüğü … ‘ın davacının sigortalı elemanı olmadığı, bu işlemleri …’ın gerçekleştirdiğine ilişkin olarak davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belgenin de dava dosyasına sunulamadığı, bu nedenle davacının iddiasını ispatlayamadığı, anılan şirketin muhasebecilik hizmetine ilişkin olarak yapılan tüm işlemlerin mesuliyetinin serbest muhasebeci olan davacıya ait olduğu, şirketin 2017 yılı KDV beyanları toplamının 5.210.660,00 TL, 2018 yılı KDV matrahının 2.006.276,70 TL olduğu, ancak yüksek tutarlı iş hacmine rağmen vergi denetim birimlerince yapılan yoklamalarda iş yerinin sürekli boş ve kapalı olduğu, adına kayıtlı herhangi bir şube ve deposu bulunmadığı, aracı olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının anılan fiillere dair bilgisinin olmamasının hayatın olan akışına uygun olmadığı, dolayısıyla davacının anılan vergi mükellefi şirket hakkında 2017/Ekim-2018/Nisan dönemlerine ilişkin beyannameleri kasten gerçeğe aykırı olarak verdiği ve böylelikle denetim ve tasdik yetkisini kasten gerçeğe aykırı kullandığı, mesleğinin gereği olarak beyanname ve bildirimlerin imzalanması ve denetimleri ile ilgili yasal düzenlemelere aykırı davrandığı sonucuna ulaşıldığından; davacının Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği’nin 7. maddesinin (c) ve (f) maddeleri uyarınca “12 ay süreyle mesleki faaliyetten alıkoyma” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyarma/kınama cezası verilmesi gerekirken en üst hadden ceza verildiği, inceleme, araştırma ve kontrol yetkisi ve sorumluluğunun olmadığı, çok fazla mükellef olduğu, mükellef faaliyetlerinin denetlenmesinin vergi dairesinin görevi olduğu, muhasebe hizmetlerinin daha iyi yürümesi için eleman çalıştırdığı, meslek kurallarına dikkat ettiği, kararın hukuka aykırı olduğu, maddi güçlük içinde olduğundan adli yardım talebinin olduğu, talebinin kabul edilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
1-… Bakanlığı: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-… Odaları Birliği-: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
3- … Odası: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Adli yardım talebinin kabul edilerek temyiz isteminin incelenmeksizi reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davacının adli yardım talebi kabul edilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmü yer almış; aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (…) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları(…)” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, “12 ay geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası” kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası” olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, mali müşavirlik mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilmesine karşın, temyiz istemi incelenmeksizin ret ile sonuçlandığından temyiz aşamasında yapılan yargılama gideri Mahkemece hesaplanarak tahsili için merciine müzekkere yazılmasına,
Kesin olarak, 07/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.