Danıştay Kararı 4. Daire 2019/146 E. 2022/5389 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/146 E.  ,  2022/5389 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/146
Karar No : 2022/5389

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ve davacı tarafından verilen beyannamelere istinaden 2017/…, 2017/… ve 2017/… no’lu tahakkuk fişleri ile tahakkuk eden vergiler dışında kalan vergi ve cezalara karşı … Vergi Mahkemesi’nin E:…, …, …, …, …, …, …, … ve … esas sayılı dosyalarında dava açıldığı, bu sebeple tahakkukların terkin edildiği hususunun idarece belirtildiği dikkate alındığında belirtilen kısım yönünden davanın konusuz kaldığı, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ve davacı tarafından verilen beyannamelere istinaden 2017/…, 2017/… ve 2017/… no’lu tahakkuk fişleri ile tahakkuk eden vergilerin, 2013 yılı gelir vergisine ait kesinti yoluyla ödenen vergilerden kaynaklı 1.594,85 TL iade alacağından mahsup edilmesi gerektiği, bu sebeple adına tahakkuk ettirilen vergilerin ödenmediği, davalı idarece mahsup işlemi yapılmayarak adına ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, davacı tarafından, dava dosyasına sunulan ve 25/12/2017 tarihinde Mahkemelerinin kayıtlarına alınan savunmaya cevap dilekçesinde, dava konusu ödeme emri içeriği 129,32 TL tutarındaki amme alacağının, 2013 yılı gelir vergisine ait kesinti yoluyla ödenen vergilerden kaynaklı 1.594,85 TL’lik mevcut iade alacağından davalı idarece mahsup edilmesi gerektiğinin iddia edilmesi karşısında, söz konusu mahsup talebine ilişkin olarak davacı tarafından, davalı idare nezdinde mahsup talebinde bulunulup bulunulmadığının sorulduğu, davalı idarece gönderilen cevapta, davacı tarafından, internet üzerinden 07/11/2017 tarihinde gönderilen iade talep dilekçesi ile 1.594,85 TL için iade talebinde bulunulduğu, ancak, dava konusu ödeme emri içeriği beyana dayalı tahakkuklar için mahsuben iade talebinde bulunulmadığı, dava konusu ödeme emri içeriği tahakkuk eden vergilerin 28/11/2017 tarihinde nakit olarak ödendiği belirtildiğinden, dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesiyle, davacı tarafından mahsuben iadesi talep edilen 1.594.85 TL iade alacağının 2015 yılı gelir vergisi, 2017/1 dönemi katma değer vergisi, 2016 yılı gelir vergisi, 2016/12 dönemi katma değer vergisi, 2013 yılı gelir vergisi, 2014 yılı gelir vergisi, 2016/10-12 dönemi geçici vergi, 2017/2 dönemi katma değer vergisi borcuna karşılık, davalı idarece mahsuben iade edildiği, bununla birlikte, dava konusu ödeme emri içeriği 2017/4-6. dönemi 19,10 TL’lik damga vergisinin, 2017/4-6. dönemi 33,90 TL’lik 5035 sayılı Kanun’a göre alınan damga vergisinin, 2017/7. dönemi 33,90 TL’lik 5035 sayılı Kanun’a göre alınan damga vergisinin, 2017/7. dönemi 28,77 TL’lik katma değer vergisinin ve 2017/7. dönemi 13,65 TL’lik damga vergisinin 28/11/2017 tarihinde davacı tarafından nakit olarak ödendiği ve davacının beyanı üzerine tahakkuk eden vergilerin tahsiline ilişkin olduğu, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile davalı idarece ortaya konulduğundan, davacının, dava konusu ödeme emri içeriği ödenmediği iddia edilen tahakkuklar yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, davacı tarafından, dava açıldıktan sonra ödenen dava konusu ödeme emri içeriği kısmı yönünden de karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada konusu kalmayan dava hakkında hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmeden Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 129,32 TL damga vergisi kısmına ait 1,00 TL’lik yargılama gideri, 35,90 TL maktu karar harcı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.210,00 TL vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasının istenildiği, olayda, davacı tarafından ödeme emrinin iptali istemiyle açılan dava devam ederken, davacının adına kayıtlı … plakalı aracı üzerine konulan haczi kaldırmak amacıyla, ödeme emri içeriği 129,32 TL damga vergisinin 28/11/2017 tarihinde ödendiğinin idarece bildirilmesi üzerine, Vergi Mahkemesi tarafından, ödeme emrinin 129,32 TL’lik kısmının davacı tarafından dava açıldıktan sonra ödendiğinden hareketle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, davacının zorunluluk nedeniyle aracı üzerine konulan haczin kaldırılmasını sağlamak için ödeme emirleri içeriği 129,32 TL’lik borcun ödenmesinin, davacının ödeme emirlerinin esası hakkındaki davasından vazgeçtiği sonucunu doğurmayacağı, bu durumda; dava konusu ödeme emrinin 129,32 TL’lik kısmı hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği sonucununa ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu edilen ödeme emri içeriğinde yer alan borçlardan bir kısmının 2017/…, 2017/… ve 2017/… no’lu tahakkuk fişleri ile tahakkuk eden vergi borçlarına ilişkin olduğu, anılan kısma ilişkin 129,32 TL’lik tutarın vadesinde ödenmemesi üzerine ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, dava konusu olayda iptal davası devam ederken yürütmenin durdurulması talep edilerek istem sonucu mahkeme kararı beklenebilecekken, dava konusu ödeme emri içeriği belirtilen tutarın davacı tarafından ödendiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı yönünde verilen kararın yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesinin istinabe olunabileceği, 5. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
Buna göre; kanun koyucu, istinaf merci’i tarafından istinaf incelemesi sonucunda işin esası hakkında karar verilmeyerek, verilecek kaldırma kararı sonrasında dosyanın mahkemesine gönderileceği iki durum öngörmüş, bu durumları görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından karar verilmiş olması ya da ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan başvuruların haklı bulunması ile sınırlı tutmuştur.
Dolayısıyla Kanun’un 45. maddesi uyarınca istinaf merci’i tarafından, kural olarak; inceleme evrak üzerinde yapılarak, varsa maddi yanlışlıklar düzeltilip, gerekirse maddi olaylara ilişkin bilgilere yönelik gerekli inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle işin esası hakkında karar verilmelidir.
Açıklanan nedenle; mezkur kanun hükmünde ancak tahdidi olarak sayılan hususlarda verilen kararlar hakkında dosya Vergi Mahkemesine gönderilebileceğinden temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.