Danıştay Kararı 4. Daire 2019/9321 E. 2022/5430 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/9321 E.  ,  2022/5430 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9321
Karar No : 2022/5430

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İletişim Dayanıklı Tüketim Malları Gıda
Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle tarh edilen 2013/3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; kanunun süre belirtilmeyen hallerde idarenin belirleyeceği sürenin 15 günden az olmayacağı hükmünün aksine, ilk tebliğ tarihi olan 06/04/2018 tarihinden itibaren 15 günden az bir süre beklenilerek 12/04/2018 tarihinde tebliğe gidilerek, verilen süre içerisinde davacı şirketin, mücbir sebep hali olmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın idarenin kanun hükmüyle getirilen takdir yetkisini sınırlayıcı nitelikte olduğu, yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93 ve devamı maddelerinde tebliğ hükümlerine yer verilmiş, bu maddede tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, 94. maddesinde tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılacağı kurala bağlanmıştır. Kanunun 100. maddesinde bilinen adrese gönderilen mektupların, posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı belirtildikten sonra 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adresler sıralanmıştır: 1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, 2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi. Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır. İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.” şeklinde ifade edilmiştir. Kanunun 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın, posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edileceği, muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılacağı, posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim edeceği bu durumda tebliğin, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılacağı, bu Kanunun 101/1. maddesinin (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan işyeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edileceği, bu durumda bu Kanunun 101/3. maddesine göre işlem yapılacağı, 101/1. maddesinin (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebligat çıkarılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı belirtildikten sonra ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi halinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2013 yılı hesaplarının sahte fatura kullanımı yönünden sınırlı olarak incelenmesinin istenilmesi üzerine davacı adına düzenlenen 05/04/2018 tarihli defter ve belge isteme yazısının şirketin mükellefiyeti 30/11/2017 tarihinde resen terkin edildiğinden kurum yetkilisinin ikamet adresine 06/04/2018 tarihinde gönderildiği, adreste bulunamadığından merciine iade edildiği, görüşme mektubu bırakıldığı, 12/04/2018 tarihinde ikinci kez gidildiği, adreste bulunmadığından tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılarak tebliğ edildiği, buna rağmen süresi içinde yasal defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmıştır.
213 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 4. bendinde tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip süre sonra yeniden tebligatın çıkarılacağı hüküm altına alınmış ve süre ile ilgili olarak idareye takdir yetkisi tanınmıştır.
Öte yandan, dava dilekçesine ekli 17/02/2015 tarihli defter ve belge teslim alma tutanağında başka bir inceleme için davacı şirketin 2013 yılına ait defter ve belgelerini vergi müfettişliğine sunduğu görülmüştür.
Bütün bu tespitlerden, şirketin mükellefiyetinin 30/11/2017 tarihinde resen terkin edildiği tespit edildikten sonra defter ve belge isteme yazısının şirket kanuni temsilcisinin ikamet adresinde 15 günlük süre beklenmeden tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte davacının daha önce defter ve belgelerini inceleme için ibraz ettiği anlaşılmış olup Mahkemece inceleme sebebi ile sınırlı olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.