Danıştay Kararı 9. Daire 2022/1650 E. 2022/4600 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/1650 E.  ,  2022/4600 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1650
Karar No : 2022/4600

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Tekstil ve Kimya San. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …

MÜDAHİL (DAVACI YANINDA): … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, İzmir ili Çiğli ilçesi … Mahallesi … ada … parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin 2013 ilâ 2019 yılları emlak (bina vergisi), 2013 ilâ 2018 yılları emlak (arsa) vergisi, 2013 ilâ 2019 taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, 2012 ilâ 2020 yılları çevre temizlik vergisi, 2014 ilâ 2016 yılları ilân ve reklam vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; devir ve ferağı yapılan bina ve arazinin devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisinin ödenmesinden devreden ve devralanın müteselsilen sorumlu tutulacağının Emlak Vergisi Kanununda hüküm altına alındığı, taşınmaza ait emlak vergisi dışındaki vergi ve benzeri mali yükümlerin bu sorumluluk kapsamında yer almadığı, İcra ve İflas Kanununda cebri icra yoluyla taşınmaz satışlarında ihale bedelinin alacaklılarca paylaşımında rehinli alacakların rüçhanlı kılınmasına karşın, taşınmazı alanların emlak vergisi borçlarından müteselsil sorumluluğunun bulunmayacağına yönelik düzenleme bulunmadığı, davacının, 02/04/2018 tarihinde ihaleden aldığı ve 12/04/2019 tarihinde tapuda adına tescil ettirdiği uyuşmazlık konusu taşınmazın 2019 yılı ve önceki yıllara ait emlak vergisinden müteselsil olarak sorumlu bulunduğundan, dava konusu ödeme emrinin arsa ve bina vergileriyle bunların ferilerine ilişkin kısmı yönünden hukuka aykırılık; Emlak Vergisi Kanununda düzenlenmemiş olan ve hukuksal nitelikleri de emlak vergisinden farklı bulunan çevre temizlik vergisi ve ilân ve reklam vergileriyle bunların ferileri yönünden ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin çevre temizlik vergisi ve ilân ve reklam vergileriyle bunların ferilerine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının çevre temizlik vergisi ve ilân ve reklam vergileriyle bunların ferilerine ilişkin kısmı yönünden davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, arsa ve bina vergileriyle bunların ferilerine ilişkin kısmı yönünden ise, dava konusu ödeme emrinin, 2013 ilâ 2019 yılları emlak (bina) vergisi, 2013 ilâ 2018 yılları emlak (arsa) vergisi, 2012 ilâ 2020 yılları çevre ve temizlik vergisi, 2014 ilâ 2016 yılları ilân ve reklam vergisi, 2013 ilâ 2019 yıllarına ilişkin taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, 2014 ve 2016 yılları vergi ziyaı cezasına ilişkin olduğu, eski malik adına düzenlenen ödeme emrinin tarih, sayısı, içeriği ve borç miktarlarında hiçbir değişiklik yapılmaksızın (sadece üst kısmına firma ismi el yazısı ile eklenerek) taşınmazları satın alan tüm yeni maliklere Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesi uyarınca müteselsil sorumlu sıfatıyla gönderildiği anlaşıldığından eski malik şirketin (… A.Ş) beş ayrı parselde bulunan taşınmazlarından, davacının, … ada, … parseli satın almasına rağmen eski malik şirketin ödenmeyen tüm vergi borçlarına ilişkin düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın önceki sahibine ait vergi borçlarından, 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca devralan sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğundan bu borçların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiş olup davacı yanında müdahil tarafından, yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan … TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.