Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3558 E. , 2022/4602 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3558
Karar No : 2022/4602
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, İstanbul ili Esenyurt ilçesi … Mahallesi … ada … parsel üzerinde bulunan taşınmazlar nedeniyle düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2004 ilâ 2019 yıllarına ilişkin emlak(bina) vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 21/08/2019 tarihli tutanakta taşınmazın 7 adet bağımsız bölüm betonarme 6.527,01 m2 ve 1 bağımsız bölüm çelik kargas 312 m2 olmasına rağmen davacı tarafından 700m2 üzerinden emlak vergisinin beyan edildiğinin tespit edildiği, idare tarafından eksik beyan edilen kısım için geçmişe dönük vergi tahakkuku yapıldığı ve vergi ziyaı cezası kesildiği, vergi ziyaı cezalarına karşı davacı tarafından uzlaşma başvurusunda bulunulduğu ve ilgili cezalar için uzlaşıldığı, idare tarafından tahakkuk ettirilen emlak(bina) vergisinin ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, vergi veya ceza için uzlaşmanın vaki olması halinde mükellefin, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunanın, üzerinde uzlaşılan iş bu cezaya karşı dava açamayacağı, davacı adına emlak vergisi tahakkuku yapılıp vergi ziyaı cezası kesildiği, davacı tarafından vergi ziyaı cezasına uzlaşıldığı, dolayısıyla emlak vergisinin kesinleştiği ileri sürülebilirse de, davacı adına ceza kesildiği, vergi tarhiyatı yapılmadığı, sadece ceza kesilmiş bulunanın, üzerinde uzlaşılan cezaya karşı dava açamayacağı kurala bağlandığından, emlak vergisi tahakkukunun kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, beyan üzerine alınan vergi, harç ve benzeri mali yükümlülükler için tahakkuk fişinin düzenlenmesi gerektiği ancak belediyece bunun dışında re’sen veya ikmalen mükelleften istenecek bu tür alacakların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 35. maddesinde tanımlanmış ihbarname ile istenmesi gerektiği, idarece yapılan tespitler sonucu bulunan vergi farklarının yükümlülerden istenilmesinde ilk aşamayı oluşturan tarhiyat işleminin yapılabilmesi için de, aynı Kanun’un 35. maddesinde öngörülen bilgileri içeren vergi ihbarnamelerinin düzenlenmesi gerektiği, dosyada tahakkuk fişlerinin tebliğine ilişkin belge olmadığı dikkate alındığında, vergi değerini tadil edici sebepler arasında sayılan yeni bina inşa edilmesi hali nedeniyle davacı tarafından süresi içerisinde bu hususa dair emlak vergisi bildirimlerinin verilmesi zorunluluğu bulunmakta ise de, 1319 sayılı Yasa’nın 32. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere bildirimin süresinde verilmemesi halinde, somut durumdan haberdar olan davalı idarece uyuşmazlığa konu taşınmazlara ait emlak vergileri için tarh zamanaşımı süresi içerisinde re’sen tarhiyat yoluna gidilmesi ve mükellefe tebliğ edilmesi gerektiği, olayda ise, davacı adına verginin hesaplanarak herhangi bir tarh, tahakkuk işlemi yapılmadan doğrudan ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından ödeme emrinin dava konusu edilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin dava konusu edilen bina vergisi ile gecikme faizine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Taşınmazlar için tespit yapılması davacı tarafından istenildiğinden ayrıca ihbarname düzenlenmesi gerekmediği, işlemin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan … TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.