Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7668 E. , 2022/5422 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7668
Karar No : 2022/5422
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Hayvancılık Mimarlık Mühendislik ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) Çerçeve Anlaşması uyarınca, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile imzalanan sözleşme kapsamında verilen katma değer vergisi istisna belgesine dayanılarak yapılan bir kısım harcamaların sözleşmeye uygun olmadığının tespit edildiğinin anılan Kurum tarafından bildirilmesi üzerine, … tarih ve … sayılı tutanağa dayanılarak 2016 yılının Ağustos ve Ekim dönemi için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:…. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5824 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Katılım Öncesi Yardım Aracı (İPA) Çerçeve Anlaşması ve 08/05/2009 tarih ve 27222 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan l Sıra nolu Türkiye-Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (İPA) Çerçeve Anlaşması Genel Tebliği uyarınca, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile davacı arasında imzalanan 08/01/2016 gün ve 151660044 sayılı “500 Baş Koyunluk Süt Üretim İşletmesi ” konulu sözleşmeye ilişkin olarak, davacıya KDV İstisna Sertifikası verildiği, bu sertifikada, “500 Baş Koyunluk Süt Üretim İşletmesi” uygun harcama tutarının 2.403.153,05 -TL olarak öngörüldüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Yozgat İl Kordinatörlüğü’nün davacının harcama listesindeki 511.754,35 TL lik harcamının istisna kapsamında uygun olmadığının tespit edildiğini bildiren 03/05/2017 tarih ve 12765 sayılı yazısından hareketle düzenlenen … tarih ve … sayılı tutanağa istinaden cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşıldığı olayda, harcamanın uygun olmadığı yönünde somut tespit bulunmadan salt kurum yazısı dikkate alınarak yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, 2016/ 8 ve 10 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı, aynı Kanunun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelerle veya kanuni ölçülere göre saptanmasına olanak bulunmayan hallerde takdir komisyonlarınca veya inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarda belirtilen matrah veya matrah farkları üzerinden vergi tarh edilmesi olarak tanımlanmış, resen tarh yoluna başvurulabilmesi için maddede altı bent halinde sayılan nedenlerden en az birinin bulunması yeterli sayılmış, 30.maddesinin 2. fıkrasının 4.bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen vergi tarhı sebebi olarak sayılmıştır. Anılan Kanunun 134.maddesinde ise; vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 20. maddesinde de teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu hükme bağlanmıştır.
Türkiye-Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı(IPA) Çerçeve Anlaşması’nın 26. maddesinin 2/b fıkrasında; “AT yüklenicileri, AT sözleşmesi kapsamında sunulan herhangi hizmet ve/veya tedarik edilen mal ve/veya yapılan iş için katma değer vergisinden muaf tutulacaklardır. Bir tedarikçi tarafından AT yüklenicisine temin edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler de katma değer vergisinden muaf tutulacaktır. Bu muafiyet sadece AT sözleşmesi kapsamında AT yüklenicisi tarafından teslim edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler ile bağlantılı olarak temin edilen mallara veya sunulan hizmetlere veya yapılan işlere uygulanacaktır. Bir AT yüklenicisi veya bu anlaşmada öngörüldüğü şekilde muafiyete hak kazanan AT yüklenicisine mal teslim eden ve/veya hizmet sunan veya iş yapan herhangi bir tedarikçi, bu Anlaşmada öngörüldüğü şekilde katma değer vergisinden muaf olarak teslim ettiği mallar veya sunduğu hizmetler veya yürüttüğü işlerle ilgili olarak ödediği KDV’yi, diğer işlemleri için tahsil ettiği katma değer vergisinden indirme hakkına sahiptir. Eğer AT yüklenicisi veya tedarikçi bu imkânı kullanamazsa, katma değer vergisinin iadesine ilişkin Türk mevzuatı kapsamında istenen gerekli belgelerle birlikte vergi idaresine yazılı talepte bulunması halinde vergi idaresinden doğrudan katma değer vergisi iadesi alabilecektir.” şeklinde belirleme yapılmıştır.
08/05/2009 tarih ve 27222 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra Nolu Türkiye – Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) Çerçeve Anlaşması Genel Tebliğinde, IPA Çerçeve Anlaşması’nın 26. maddesinde yer alan vergi istisnalarına ilişkin hükümlerin uygulama usul ve esasların, aynı maddenin 3. fıkrasının verdiği yetki kapsamında belirlendiği, vergi istisnası uygulamasının AT Yüklenicisine KDV İstisna Sertifikası verilmek suretiyle gerçekleştirileceği belirtilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 5824 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Katılım Öncesi Yardım Aracı (İPA) Çerçeve Anlaşması ve 08/05/2009 tarih ve 27222 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan l Sıra nolu Türkiye-Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (İPA) Çerçeve Anlaşması Genel Tebliği uyarınca, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile davacı arasında imzalanan 08/01/2016 gün ve 151660044 sayılı “500 Baş Koyunluk Süt Üretim İşletmesi ” konulu sözleşmeye ilişkin olarak, davacıya KDV İstisna Sertifikası verildiği, bu sertifikada, “500 Baş Koyunluk Süt Üretim İşletmesi” uygun harcama tutarının 2.403.153,05 -TL olarak öngörüldüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Yozgat İl Kordinatörlüğü’nün 03/05/2017 tarih ve 12765 sayılı yazısıyla, bu harcamanın, 511.754,35 TL kısmının uygun olmayan harcama tutarı olarak tespit edilmesi üzerine, davacı adına, istisna dışı kalan bu tutara ilişkin olarak vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından da, tespit edilen bu durum ile ilgili olarak dava dilekçesinde aksi yönde herhangi bir iddiada bulunulmamıştır. Bu durumda, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile imzaladığı sözleşmeye uygun olmayan harcama yapıldığı tespit edilen davacı hakkında yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.