Danıştay Kararı 4. Daire 2019/8786 E. 2022/5398 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/8786 E.  ,  2022/5398 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8786
Karar No : 2022/5398

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kayıt dışı hasılat elde ettiği ve 3.265,27-TL tutarındaki finansman giderini mükerrer kaydettiğinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2016 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen… tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu 33.265,27-TL tutarındaki faturalar nedeniyle oluşan matrah farkı yönünden, sehven mükerrer olarak kaydedildiğinin davacı tarafında kabul edildiği anlaşıldığından söz konusu fatura tutarlarının matrah eklenmesi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, kayıt dışı bırakıldığı kabul edilen kömür satışlarından kaynaklanan matrah farkı yönünden ise, davacının komisyon ücretlerinin diğer bankalarda daha düşük olması sebebiyle başka bankalara aktardığı, hangi para transferinin hangi firma ya da şahsa yapılan ödemeler olduğunu doğrudan söyleyemeyeceği, ancak bu paraların bir çoğunun ticareti sebebiyle kullanıldığı yönünde beyanlarda bulunduğu görüldüğünden, izahı yapılmamış olan ve Müfettişlikçe de diğer banka hareketleriyle irtibatı kurulamayan ve 131. Ortaklardan Alacaklar hesabının kaynağını teşkil eden para çıkışlarının ticari faaliyetine ilişkin olduğu hususunun davacı tarafından kabul edildiğinin değerlendirildiği, ancak değişken maliyetler, sabit giderler gibi unsurların hesaplamalar yapılırken dikkate alınmadan hesaplardaki paranın tümünün işletme karına eklenerek matrah farkı tespit edildiği, matrah farkının usulüne uygun olarak hesaplanmadığı anlaşıldığından cezalı tarhiyatın buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; banka hesaplarının yalnızca alış ve satışlara ilişkin tahsilat ve ödeme aracı olmadığı, hesaplardaki para hareketlerinin varlığının tek başına, belgesiz yapılan ve yasal kayıtlara intikal ettirilmeyen alış ve satışların bulunduğuna yeterli kanıt sayılamayacağı, davacı tarafından para giriş ve çıkışlarının bankalar arası yapıldığını, para hareketlerinin çek ödemelerinin sağlanabilmesi amacıyla çek karşılıklarının tamamlanması, personel giderleri, SGK ve vergi ödemeleri ile diğer genel giderlerin yapılabilmesi için gerçekleştirildiğinin ileri sürüldüğü, raporda davacının şahıs işletmesi olduğu da dikkate alınarak, şahsi ihtiyaçlara ve işletmeye ilişkin harcamaların olabileceği, nakit ihtiyacının belirlenmesinde, bu harcamaların 50.000,00 TL ve bu tutarın altında olduğu yolunda varsayıma dayanması karşısında davacının hesaplarından çektiği tutarların emtia alışına ilişkin olduğu, bu alışların belgeli alışlar içinde yer almadığı ve belgesiz alınan emtianın belgesiz satıldığı hukuken geçerli bir şekilde tespit edilmeden, varsayıma dayanan incelemenin 213 sayılı Kanunun 3. maddesindeki kurala ve 134. maddesinde öngörülen amaca uygun düşmediğinden, tarhiyatın, bu inceleme sonucu kömür ticaretinden kaynaklandığı ileri sürülen kazancın matraha ilavesi suretiyle yapılan kısmında hukuka uygunluk; vergi mahkemesi kararının tarhiyatın buna ilişkin kısmının kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.