Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15679 E. , 2022/4909 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/15679
Karar No : 2022/4909
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; … Büyükşehir Belediye Başkanlığında … Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, … Daire Başkanlığına şube müdürü olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 07/11/2019 günlü, E:2016/5323, K:2019/6066 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının daire başkanlığından şube müdürlüğüne atanmasına ilişkin 05/05/2014 günlü işleme karşı açılan davada verilen ve davacının daire başkanlığına yeniden atanmasına sebep teşkil eden … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı “iptal” kararının Danıştay İkinci Dairesinin 07/11/2019 günlü, E:2016/6606, K:2019/6065 sayılı kararı ile bozulmasına hükmedildiği ve anılan Mahkemenin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak, “davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek özel nedenlere dayalı kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı, 22/02/2010 tarihinde açıktan atama yoluyla davalı idare bünyesinde “Özel Kalem Müdürü” olarak göreve başlayan ve dava konusu işlem tarihi itibariyle görev yaptığı yaklaşık 4 yıl 2 ay süresince özel kalem müdürü ve daire başkanlığı görevlerini yürüten davacının, geçmiş hizmetleri göz önünde bulundurulmak suretiyle kazanılmış hak aylık derecesiyle şube müdürlüğü görevine naklen atandığı, yukarıda sözü edilen yasa hükümleri uyarınca memurlarını naklen atama konusunda davalı idarenin sahip olduğu takdir yetkisi doğrultusunda, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; davacının daire başkanlığına yeniden atanmasının dayanağının kalmaması nedeniyle, bahse konu davadan bağımsız olarak değerlendirilemeyecek olan mevcut davada, davacının …Büyükşehir Belediye Başkanlığında … Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken … Daire Başkanlığına şube müdürü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü mali kayıplarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmine karar verilmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarenin 16/03/2015 günlü atama işlemine dayanak yaptığı, 12/03/2015 günlü disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesince verilen davanın reddi yolundaki kararın, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/05/2019 günlü, E:2016/5583, K:2019/3552 sayılı kararıyla bozulduğu; söz konusu cezaya konu fiillere yönelik olarak başlatılan soruşturmada da takipsizlik kararı verildiği, böylelikle disiplin cezası işleminin hukuka aykırı olduğunun sabit olmasıyla dava konusu atama işleminin sebep ve dayanaktan yoksun hale geldiğinin İdare Mahkemesince gözetilmediği; Danıştay İkinci Dairesinin bozma kararının, önceki atama işlemiyle ilgili olarak İdare Mahkemesince verilen kararla aynı yönde karar verilmesi gerektiği şeklinde hatalı değerlendirildiği; keza, kıdeminin ve kazanılmış hak aylık derecesinin gözetilmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; temyiz dilekçesinde yer alan iddiaların haksız ve dayanaksız olduğu; İdare Mahkemesi kararının, gerekçe ve hüküm yönünden usul, yasa ve Danıştay kararlarına uygun olduğu, söz konusu kararın onanması gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.