Danıştay Kararı 3. Daire 2019/3701 E. 2022/3621 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/3701 E.  ,  2022/3621 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3701
Karar No : 2022/3621

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, iki yıldan fazla süreyle aktifte bulunan taşınmazın 2015 yılında gerçekleştirilen satışından doğan ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında beyan edilen kazançla ilgili olarak süresinde yeminli mali müşavir tasdik raporu ibraz edilmeyerek istisna şartlarının sağlanmadığı yolunda saptamalara yer verilen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2015 yılı için re’sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın Ekim-Aralık dönemi için re’sen salınan geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve değinilen vergi inceleme raporlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinde; vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlama ve bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verildiği, yararlanılması yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükelleflerin tasdike konu hakdan yararlanamayacaklarının açıkça belirtildiği görülmüşse de bu düzenlemenin, mükelleflerin muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanabilmeleri için yasada öngörülen koşulları taşıyıp taşımadıklarının yeminli mali müşavirlerce denetlenmesi ve bu haklardan yararlanma koşullarının bulunduğunun bir raporla tespit edilmesi amacına yönelik olduğu dolayısıyla söz konusu haklardan yararlanma koşullarını taşıyan mükelleflerin, yasayla kendilerine tanınmış olan haktan yararlanabilmelerinin temini için, eksik olan yeminli mali müşavir tasdik raporunun ibrazının istenilmesi, rapor ibraz edilmezse haktan yararlanmayacaklarının bildirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, 5520 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında beyanname veren davacıdan, bunun için gerekli olan yeminli mali müşavir tasdik raporunun ibrazı istenmeden, söz konusu raporun ibraz edilmemiş olması neden gösterilerek istisnadan faydalandırılmamak suretiyle tarhiyat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu edilen vergi inceleme raporlarının vergi davasına konu edilebilecek işlemlerden olmadığı, bu haliyle içeriği itibariyle kesin ve davalı idareyi bağlar nitelikte olmadığı, tek başına davacı bakımından etkili bir sonuç doğurmadığı dolayısıyla idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmış, vergi inceleme raporları yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Usul ve hukuka aykırı olduğu, esasa etkili iddia ve itirazlarının karşılanmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Haklı bir gerekçe içermediği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi