Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/999 E. , 2022/4910 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/999
Karar No : 2022/4910
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E…, K… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem :Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığında Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı olarak görev yapan davacı; Genel Sekreter Yardımcılığına bağlı olarak idari konularda danışmanlık yapmak üzere kurum içi görevlendirme adı altında uzman kadrosuna atanmasına ilişkin 22/04/2014 günlü, 66640 sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin… günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idare bünyesinde uzun yıllar daire başkanlığı görevinde bulunmuş, daire başkanlığından daha önce alınmasına dair işlem yargı kararı ile iptal edilmiş bulunan ve bu görevde başarısızlığına dair herhangi bir tespit bulunmayan davacının müktesabatına uygun bir başka daire başkanlığı görevine atanması gerekirken, uzman olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Öte yandan, dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 21/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu kararın davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 19/03/2019 günlü, E:2016/7161, K:2019/1343 sayılı kararıyla; davacının Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı görevinden alınarak Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı emrine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin 24/02/2006 günlü, 817 sayılı işlemin yargı kararıyla iptali üzerine görevine iade edilmesi ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 02/11/2006 günlü, 32340 sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 20/11/2006 günlü, 33606 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/12/2014 günlü, E:2012/2648, K:2014/4778 sayılı bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay İkinci Dairesinin 11/04/2017 günlü, E:2017/103, K:2017/2977 sayılı kararıyla onandığı; davacının karar düzeltme isteminin ise anılan Dairenin 20/12/2017 günlü, E:2017/3407, K:2017/8140 sayılı kararı ile reddedilmesi sonucu Mahkeme kararının kesinleştiği,
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/12/2014 günlü, E:2012/2648, K:2014/4778 sayılı bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar, işbu davanın sonucunu etkileyeceğinden, oluşan yeni hukuki durum karşısında, .. İdare Mahkemesince verilen karara göre, bu dosyada aynı Mahkemece yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin … günlü, E…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla bozma kararına uyulmayarak; her ne kadar bozma kararında Mahkemelerinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının işbu davanın sonucunu etkileyeceği belirtilmişse de, bakılan uyuşmazlık ile mezkur kararın sonucu arasında doğrudan bir nedensellik bağının bulunmadığı, davacının 2006 yılında davalı kurumdan ayrıldıktan sonra mahkeme kararı mucibince 2007 yılından itibaren davalı kurum bünyesinde uzun yıllar görev yaptığı ve halihazırda görev yapmaya da devam ettiği, dava konusu işlemden sonra muhtelif tarihlerde davacının farklı birimlere naklen atamasının yapıldığı ve bu atama işlemlerine karşı açılan davalarda mahkemelerce iptal kararı verildiği gözetildiğinde, davacının 2006-2007 yılı arasında kurum bünyesinde görev yapmamasının 2014 yılında tesis edilen dava konusu atama işlemin hukuki sonucunu etkileyeceği yönünde aleyhe değerlendirilmesinin hakkaniyet ve nesafet kurallarıyla bağdaşmayacağı,
Bu bağlamda, Danıştay bozma kararında sözü edilen Mahkemelerinin 19/10/.. günlü, E:…, K:… sayılı kararının işbu davanın hukuki sonucunu etkileyecek mahiyette olmadığı, kararın uygulanması noktasında etki göstereceği, kuşkusuz bu durumun da ancak ayrı bir hukuki uyuşmazlığın konusunu oluşturabileceği, dolayısıyla, hukuka uygunluk denetiminin, işbu davanın konusunu oluşturan atama işlemine münhasıran yapılması gerektiği, aksi düşüncenin, hukuka olan güven duygusunu zedeleyeceği,
Bu açıklamalar sonrasında dava konusu işlem incelendiğinde, yukarıda belirtildiği üzere, memurların naklen atanmaları konusunda idarelerin haiz olduğu takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerekirken, davalı idarece davacının görevinde başarısızlığına ya da disiplinsizliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, davacının uzman kadrosuna atanmasını gerektirecek hukuken kabul edilebilir bir sebebin de gösterilmediği, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğuna dair emredici hüküm gereğince, hukuka aykırılığı ortaya konulan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten (21/05/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle, dava konusu işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi isteminin kabulü, davalı idarece davacının yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 21/05/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/02/2021 günlü, E:2020/1220, K:2021/349 sayılı kararı ile; idarenin sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı dikkate alındığında; Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Genel Sekreter Yardımcılığına bağlı olarak idari konularda danışmanlık yapmak üzere kurum içi görevlendirme adı altında uzman kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle Mahkeme ısrar kararı bozulmuştur.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; memurların, kendi istekleriyle kazanılmış hak aylık derecelerinin en çok üç derece altına atanmalarının mümkün olduğu; herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen, 657 sayılı Kanun’un 68. ve 76. maddelerine aykırı bir şekilde, unvan değişikliği suretiyle alt unvana atandığı; bu durumun, özlük haklarının yok sayılmasına sebebiyet verdiği; kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmayan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek, Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
DAVALI İDARENİN CEVABI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gereği tesis edildiği; 2577 sayılı Kanun’da öngörülen temyiz nedenlerinin hiçbiri mevcut olmadığından, temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.