Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/2388 E. , 2022/4585 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2388
Karar No : 2022/4585
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … A.Ş. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kendisinden mükerrer tahsil edilen yargı harcının faiziyle birlikte iadesi talebiyle başvuruya cevaben tesis edilen … tarih ve E:… sayılı işlemin faiz talebinin reddine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, 15/07/2016 tarihli harç tahsil müzekkeresine istinaden 1.415.277,76-TL onama harcının 12/08/2016 tarihinde davalı idareye ödendiği, Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi’ne mahsubu yapılan borçlarının makbuzlarının incelenmesi sonucunda, Vergi Dairesince düzenlenen 28/12/2016 tarihli mahsup alındısında belirtilen 1.415.277,76-TL harç ve 23.778,66-TL faiz olmak üzere toplam 1.439.006,42 TL’nin, 12/08/2016 tarihinde ödenen onama harcı olduğunun öğrenilmesi üzerine davalı idareye başvurularak fazladan alınan 1.439.006,42 TL’nin faiziyle birlikte istenildiği, davalı idarenin 1.439.006,42-TL’yi davacının vergi borçlarına mahsup etmek suretiyle iade ettiği ancak mahkeme kararı olmadığı gerekçesiyle faize ilişkin talebini reddettiği, davalı idare tarafından davacıya, paranın tasarrufundan yoksun kalınan süre için 213 sayılı Kanun’un 112/4. maddesi uyarınca faiz ödenmesi gerektiği, harcın mükerrer olarak tahsil edildiği mahsup tarihinin, aynı zamanda davalı idare açısından iade yükümlülüğünün de doğduğu tarih olarak değerlendirilmesi ve bu tarihin faiz ödemesi için başlangıç kabul edilmesi hakkaniyet ve idarenin alacaklarının geciktiğinde uygulamaya koyduğu telafi edici durum da dikkate alınarak “karşılıklılık” ilkesi gereği uygun olacağı, faizin bitiş tarihine gelince; davacından fazladan tahsil edilen tutarın tek bir kalemde iade edilmediği, davacının davalı idareye olan farklı tutarlardaki borçlarına mahsup edilmek suretiyle iade edildiği … tarih ve E:… sayılı işlemde belirtildiği üzere, davacının muaccel hale gelmiş borçlarına mahsup edilen 710.129,75-TL’ye, 7143 sayılı Kanun kapsamında olan borçlarına masup edilen 401.372,74-TL’ye, yine 7143 sayılı Kanun kapsamında olan borçlarına mahsup edilen 28.682,96-TL’ye ve 7143 sayılı Kanun ile yapılandırdığı 30.11.2018 vadeli borcuna mahsup edilmek üzere bekletilen kalan 298.820,97-TL’ye, her bir kalemin mahsup tarihine kadar faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, mükerrer olarak tahsil edilen 1.439.006,42-TL’nin tahsil tarihinden her bir kalem için yukarda belirtildiği şekilde ayrı ayrı tespit edilecek iade tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının faiz talebinin mahkeme kararı olmadan yerine getirilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, 213 sayılı Kanun’da düzeltmeyi düzenleyen 120. maddede faiz ödeneceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.