Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/19 E. 2022/2755 K. 06.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/19 E.  ,  2022/2755 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/19
Karar No : 2022/2755

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Düzenleme ve Denetleme Kurumu (… Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/06/2021 tarih ve E:2016/1248, K:2021/3688 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sigorta hakemi ve sigorta itiraz hakemi ücretlerinin her dosya için hakem başına 350,00-TL olarak belirlenmesi suretiyle nispi ücret sisteminden maktu ücret sistemine geçilmesine ilişkin Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/06/2021 tarih ve E:2016/1248, K:2021/3688 sayılı kararıyla;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (o) bendi, 30. maddesinin 1. ve 18. fıkraları ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak,
Sigorta hakemi ve sigorta itiraz hakemi ücretlerinin her dosya için hakem başına 350,00-TL olarak belirlenmesi suretiyle nispi ücret sisteminden maktu ücret sistemine geçilmesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı,
5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 18. fıkrasında, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ücretleri ile hakem ücretlerinin belirlenmesi konusunda Hazine Müsteşarlığına yetki verildiği,
Sigorta itiraz hakemi olarak görev yapan davacı tarafından; her yıl artan sayılarda sigorta uyuşmazlıklarının çözüme kavuşturulduğu, kararların oluşturulması sırasında çok fazla emek ve mesai harcandığı hususu göz önüne alındığında, her dosya için sigorta ve sigorta itiraz hakemi ücretlerinin nispi yerine, maktu olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; hakemler tarafından dosyaya verilen emeğin uyuşmazlık miktarına bağlı olarak değişikenlik göstermediği, kaldı ki, bu ücretleri belirleme konusunda Kanun’la verilmiş bir yetkiye sahip olan idarece, sigorta ve itiraz hakemliği taban ücretlerinin enflasyon oranının üzerinde arttırıldığının görüldüğü,
5684 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile verilen yetki çerçevesinde, yıllar itibarıyla sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlık değerleri ve sayıları göz önüne alınarak, sigorta ve itiraz hakemlerinin hak kazandıkları ücretin belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan, davacının beş yıl boyunca uygulanan nispi ücret sisteminden maktu ücret sistemine geçilmesi ile meslek grubunun kazanılmış hakkının ihlal edildiği iddia edilmekte ise de; ilgili Kanun ve Yönetmelik uyarınca Ocak ve Temmuz ayları itibarıyla sigorta hakem ücretlerinin idarenin takdiriyle yeniden belirlenebilmesinin mümkün olması ve daha önce nispi ücret tarifesi belirlenmiş olmasının ilgililer açısından kazanılmış hak teşkil etmeyecek olması karşısında bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçesinde dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği, temyize konu Daire kararında ise bu iddia yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, 5684 sayılı Kanun’da yer alan “revize edilir” ifadesinin ücret sisteminin tamamen değiştirilebileceği anlamına gelmediği, dava konusu karar ile taban ücretlerde enflasyon oranı üzerinde artış yapıldığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığı, ücretler belirlenirken sadece hakem tarafından sarf edilen emeğin değil hakem kararından tarafların elde edeceği değerin de dikkate alınması gerektiği, hakem ücretlendirme sisteminin bu şekilde kökten ve kolayca değiştirilmesinin hakemlerin bağımsızlığı ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Geçici 2. maddesinin 4. fıkrasında “Kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılmış ve açılacak olan adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde Kurum taraf sıfatını kazanır ve dava dosyaları ve icra takiplerine ilişkin dosyalar Kuruma devredilir.” hükmüne yer verildiğinden, Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun davalı sıfatıyla taraf olduğu görülerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 29/06/2021 tarih ve E:2016/1248, K:2021/3688 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 06/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.