DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2696 E. , 2022/2772 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2696
Karar No : 2022/2772
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-… Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2021/6784, K:2022/1510 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi … bölümünde öğretim elemanı olarak görev yapan ve Fırat Üniversitesinde doktora eğitimine davam eden davacının;
1-Doktora tez aşamasına geçebilmesi için Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavından (ÜDS) 50 puan alması gerektiğine ilişkin … tarih ve … sayılı Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü işleminin;
2-Bu işlemin dayanağı 01/07/1996 tarih ve 22683 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 32. maddesinde yer alan “yabancı dil şartı hariç” ibaresi ile geçici 1. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının ÜDS’den 50 puan alması gerektiğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline, dava konusu yönetmelik hükmü yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/05/2019 tarih ve E:2013/6783, K:2019/5208 sayılı kararının karar verilmesine yer olmadığına dair kısmının onanmasına, iptale ilişkin kısmının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/02/2021 tarih ve E:2019/3483, K:2021/352 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak verilen Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2021/6784, K:2022/1510 sayılı kararıyla;
Bireysel İşlem Yönünden;
01/07/1996 tarih ve 22683 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve davacının doktora programından ilk kez ilişiğinin kesilmesine yönelik işlem tarihinde yürürlükte olan mülga Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliği’nin 32. maddesinde; bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile 06/10/1982 tarih ve 17830 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Öğretim Yönetmeliği ve değişikliklerinin yürürlükten kaldırıldığı, lisansüstü programlarına 1996-1997 eğitim öğretim yılından önce başlamış öğrencilerin, doktora yeterlik ve sanatta yeterlik için bu Yönetmelik’te getirilen “yabancı dil şartı hariç haklarının saklı olduğu”, geçici 1. maddesinde de, 1995-1996 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılan hükümleri nedeniyle ilişiği kesilmiş olan öğrencilere, bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanma hakkı tanınmayacağının düzenlendiği;
Dayanağı düzenleyici işlem ile bireysel işleme karşı birlikte dava açılması ve düzenleyici işlemin yürürlükten kaldırılması nedeniyle düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda, bireysel işlem hakkında hüküm kurulurken, düzenleyici işlem yönünden de işin esasına girilerek hukukilik denetiminin yapılması gerektiği noktasında duraksama bulunmadığı; bu nedenle, temyizen bakılan bu uyuşmazlıkta, bireysel işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilebilmesi için, bu işlemin dayanağı olan dava konusu Yönetmelik hükümlerinin hukukiliğinin değerlendirilmesinin gerektiği;
Öğrencilik statüsü devam ettiği sürece, öğrencilerin, dayanağı üst hukuk normlarına uygun olmak kaydıyla ve haklı sebeplerle idarece mevzuatta aksi öngörülmedikçe, yapılan mevzuat değişikliklerine tabi olmaları gerektiği, lisansüstü programlara 1996-1997 eğitim öğretim yılından önce başlamış ve eğitimlerine devam eden öğrencilerin, doktora yeterlik ve sanatta yeterlik için sonraki tarihli Yönetmelik ile getirilen “yabancı dil şartına tabi olacakları” yönünde kural öngören dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, doktora eğitiminin niteliği göz önünde bulundurulduğunda hukuka aykırılık bulunmadığı;
İdareler tarafından, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenlemeler yapılırken ve işlem tesis edilirken Anayasa’da yer alan hukuk devleti ilkesi uyarınca, kazanılmış hak, haklı beklenti, idari faaliyetlerin belirliliği ve hukuki güvenlik ilkesi gibi ilkelerin de göz önünde bulundurulması gerektiği;
Kazanılmış hakkın doktrinde, yürürlükteki hukuka uygun olarak doğan ve böylece kişiye özgü lehte sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği ya da işlemin geri alınması gibi durumların varlığına rağmen hukuk düzenince korunması gereken bir hak olarak tanımlandığı, uyuşmazlık konusu olayda davacının dava konusu Yönetmelik değişikliği yürürlüğe girdiğinde henüz doktora programının ders aşamasında olması nedeniyle, Yönetmelik değişikliği öncesinde bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş bir hakkının bulunmadığı;
Bunun yanında, idarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmelerine “haklı beklenti” denildiği; dava konusu Yönetmelik hükümleri yürürlüğe girdiğinde, doktora programının ders aşamasında olan ve yabancı dil şartını yerine getiremediğinden kaydı silinen davacının, söz konusu işlemi dava konusu etmeksizin, daha sonra beş kez daha kaydının aynı gerekçeyle silinmesinden sonra işbu davayı açtığı anlaşıldığından, davacı bakımından haklı beklentinin varlığından da söz edilemeyeceği;
Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin hukuka uygun olduğu değerlendirildiğinden, bu hükümlere ve hukukun genel ilkelerine uygun olarak tesis edilen … tarih ve … sayılı Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Genel … Bilim Dalı’nda doktora eğitimine başlamak için 13/02/1996 tarihinde dil sınavına girerek bu sınavdan başarılı olduğu ve bilim sınavına girmeye hak kazandığı, ders aşamasını tamamlayıp yeterlilik sınavı aşamasına geldiğinde 01/07/1996 tarih ve 22683 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği hükümleri uyarınca, doktora yeterlik sınavına girebilmek için getirilen yabancı dil sınavında başarılı olmak şartını yerine getirmediğinden bahisle kaydının silindiği, ancak kendisinin doktoraya başvurduğu dönemde 1982 tarihli Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin yürürlükte olduğu, bu Yönetmelik gereği başvuru sırasında girdiği dil sınavı dışında başkaca dil sınavı şartının aranmadığı, kazanılmış hakkı olduğu ve doktora programına başlayıp yeterlik aşamasında değişen mevzuat hükümlerinin geleceğe yönelik sonuç doğurması gerekirken geriye yürütüldüğü, doktora programından ilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davalı idarelerden Fırat Üniversitesi Rektörlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/02/2021 tarih ve E:2019/3483, K:2021/352 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2021/6784, K:2022/1510 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.