Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/46 E. 2022/2777 K. 06.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/46 E.  ,  2022/2777 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/46
Karar No : 2022/2777

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ :Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2019/16156, K:2021/10170 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara dayanak gösterilen “İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik”in 39, 41 ve 43. maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2019/16156, K:2021/10170 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği
Yönetmeliklerin, kanunların uygulanmasını sağlamak amacıyla, yine kanunların soyut hükümlerinin somutlaştırılmasını sağlayan düzenleyici işlemler olduğu,
Uyuşmazlık konusu Yönetmelik maddelerinin de, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereği hazırlanacak parselasyon işleminin yine anılan Kanunun 19. maddesindeki onay, tescil ve hukuki geçerliliğini açıklayan, somutlaştıran ve uygulamada yapılacak işlemleri tamamlayıcı şekilde fonksiyonellik ve yönlendiricilik kazandıran nitelikte görüldüğü,
İmar Kanununun verdiği yetkiye dayanılarak belediye veya valiliklerce re’sen tesis edilen parselasyon planlarının ilgililere tebliğ yoluyla kesinleşmesinden sonra tescil için mahalli tapu sicil müdürlüklerine gönderildiği, bu aşamada tapunun kontrol yetkisinin parselasyon ile ilgili belgelerin eksik ve hatalı olması durumu ile sınırlı olduğu, tapu dairelerinin kesinleşen parselasyon işlemlerinin tescil edilmek üzere gönderilmesi üzerine sicilleri bu işlemde öngörüldüğü şekilde planlara göre tanzim ve tesis etmek dışında bir yetkileri bulunmadığı,
Bu nedenle uygulama işleminin tebliği ya da öğrenme üzerine dava açmaları mümkün olan davacıların tescil aşamasında tapu dairelerince işlemin tebliğini öngören kurallar getirilmesi gerektiği iddialarına itibar edilmediği,
Dava konusu Yönetmelik maddelerinin ve Zeytinburnu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereği hazırlanacak parselasyon işlemlerinin nerelerde ve ne şekilde tatbik edileceği ve bununla ilgili diğer hususlara açıklık getirdiği, onay, tescil ve hukuki geçerliliğini açıkladığı, Kanunu aşar şekilde düzenleme getirmediği görülmekle, dava konusu işlemlerde mevzuat hükümlerine ve üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, imar planlarının askıya çıkarılmasının zorunlu olduğu ancak ilgililere tebliğine ilişkin yasal zorunluluk olmadığı, nitekim davaya konu olayda Danıştay denetiminden geçmiş kararların uygulanmamasında ısrar edildiği, dava konusu Yönetmelik maddelerinde tapu sicil müdürlükleri ve belediyelerce planların hak sahiplerine tebliğ ve plana karşı dava açma imkanının kullanılması gibi bir süre öngörülmediği, tapu sicil müdürlükleri tarafından, hak sahiplerine tebligat yapılmadan ve dava açma süresi tanınmadan tescilin hemen yapılması halinde, hak sahiplerinin mülkiyet haklarının görülmekte olan davada olduğu gibi büyük zararlara yol açacağı, tapu sicil müdürlüğü tarafından son işlemden önce herhangi bir tebligat yapılmasını zorunlu hale getirmeyen Yönetmelik kurallarının bu haliyle Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 13. maddesindeki temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması hükümlerine, 35. maddedeki mülkiyet hakkına, 36. maddedeki hak arama hürriyetine, 125. maddedeki idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olması hükmüne aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 28/09/2021 tarih ve E:2019/16156, K:2021/10170 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,
4. Kesin olarak, 06/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.