DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1540 E. , 2022/1132 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1540
Karar No : 2022/1132
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ..
İSTEMİN KONUSU :… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Ambalaj Plastik Geri Dönüşüm Kağıt Hurdacılık Gıda İnşaat Taahhüt Taşımacılık Nakliye Pazarlama İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin amme borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Uyuşmazlıkta, tahakkuk eden vergi borçları ve fer’ilerinin asıl borçlu şirketçe vadesinde ödenmemesi nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen kamu alacağı tahsil edilememiştir. Şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda alacağın şirketten tahsili imkânının olmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda, usulüne uygun olarak kesinleşen ve şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla uyuşmazlık konusu dönemlerde şirket ortağı olan davacı adına 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca hissesi oranında düzenlenen … ve … sayılı ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Ödeme emri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinde öngörülen usule uygun surette tebliğ edilmemesi nedeniyle ortada kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden, anılan amme alacağının şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen 4 sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Karar sonucu:
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle … tarih ve … sayılı ödeme emrini iptal etmiş; diğer ödeme emirlerinin iptali istemini reddetmiştir.
Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 07/03/2019 tarih ve E:2015/14776, K:2019/1634 sayılı kararı:
Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar isteme konu kararın 15/01/2015 tarih ve 4 sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Davacının ortağı olduğu şirketin 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak yapılan ve itiraz edilmeksizin kesinleşen tarhiyatlara ilişkin vergi ve cezaların tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen … tarih … sayılı ödeme emri 12/04/2010 tarihinde şirket çalışanına; … tarih … sayılı ödeme emri 12/06/2010 tarihinde muhasebeci …’a; … tarih ve … sayılı ödeme emri şirket çalışanı …’a; … tarih ve …sayılı ödeme emri şirket yetkilisinin yengesi …’ya; … tarih ve … sayılı ödeme emri 22/08/2012 tarihinde şirket yetkilisi …’e tebliğ edilmiştir. Ödeme yapılmaması üzerine davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ve … takip numaralı ödeme emirleri ise 28/02/2015 tarihinde …’e tebliğ edilmiştir. Şirket hakkındaki malvarlığı araştırması ise 25/03/2015 tarihinde yapılmıştır.
İlgili mevzuat uyarınca davacının limited şirket ortağı sıfatıyla takibi için öncelikle asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenmesi, ödeme yapılmaması halinde şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılması, bu araştırma sonucu kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil olanağının kalmadığının tespit edilmesi ve alacağın şirket nezdinde kesinleşmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, limited şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin tebliğinden sonra şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılmıştır. Bu durumda, amme alacağının şirketten tahsil olanağı kalmadığı sonucuna ulaşılamayacağından ve asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibat sonuçlandırılmaksızın amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle kararın … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasını onamış; diğer ödeme emirleri yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş; davalının karar düzeltme istemini reddetmiştir.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Mahkemesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kendi adına herhangi bir tarh, tahakkuk işlemi tesis edilmeden, ihbarname düzenlenmeden doğrudan ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, şirket hisselerinin 26/05/2009 tarihinde devredildiği, bu nedenle ödeme emirleri içeriği amme alacağından sorumluluğunun bulunmadığı, anılan amme alacağının zamanaşımına uğradığı belirtilerek aksi yöndeki gerekçeyle verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının ortağı olduğu şirket hakkındaki malvarlığı araştırmasına ilişkin olarak Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında ulaşılan sonucun aksinin kabulünü gerektirecek bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından, temyizen incelenen ısrar kararının, anılan Daire kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2-… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X – KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.