Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6074 E. , 2022/5407 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6074
Karar No : 2022/5407
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İli, Harmancık İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde yer alan … sicil numaralı maden işletme ruhsatının iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının maden arama ruhsatının bulunduğu alanda, rödovans sözleşmesi neticesinde dava dışı … Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan kendi adına … sicil numaralı işletme ruhsatı aldığı, söz konusu sahada bir müddet faaliyet gösterdiği, 27/10/2014 tarihli ruhsat sahibi … Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş’nin terk talebi üzerine … tarih ve … sayılı olur işleminin tesis edilmesi üzerine maden işletme ruhsatının iptali işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafından her ne kadar dava konusu maden işletme ruhsatının iptali işleminin iptali istenilmekte ise de, işlemin söz konusu sahada işletme ruhsatı bulunan … Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş.’nin işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlem olduğu dikkate alındığında, adına tesis edilmediği sabit olan işlemin iptalini istemesinde davacının hukuken geçerli ve korunabilir bir menfaatinin olmadığı açık olduğundan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının uhdesinde bulunan maden arama ruhsatının 3213 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince, bütün hak vecibeleri ile birlikte aynen ve tamamen dava dışı … Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş.’ne 25/05/1995 tarihinde devir ve ferağ edildiği, bu itibarla, davacının uyuşmazlık konusu alanla bir ilişkisinin kalmadığı anlaşılmakta olup, davanın sonucu ile davacının kişisel hakkının zarar gördüğünden söz etmeye de olanak bulunmadığından istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun başvurunun yukarıda yer verilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, arama ruhsat sahibi olduğu, Kale Madencilik ile 15 yıl süreli rödovans sözleşmesi yaptığı, bu sözleşmeye istinaden adı geçen şirketin maden işletme ruhsatı aldığı, sahayı ve işletme ruhsatını kendisine devretmesi gerekirken terk talebi üzerine maden işletme ruhsatının iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının 1995 tarihinde söz konusu maden sahasını devrettiği, ruhsat devredilirken ruhsat üzerindeki tüm hak ve vecibeler ile devredileceğinden usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 168. maddesinde, tabii servetler ve kaynakların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, bunların aranması ve işletilmesi hakkının Devlete ait olduğu ve Devletin bu hakkını belli bir süre için gerçek ve tüzelkişilere devredebileceği düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari davaların, idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir.
İdari dava türlerinden iptal davalarının tanımı kapsamındaki subjektif ehliyet koşulu konusunda mevzuatta açık bir belirleme olmamakla birlikte, iptal davalarının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki niteliği göz önüne alındığında; idare hukuku alanında kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, ancak meşru, kişisel ve güncel menfaatlerinin varlığından söz edilmesi durumunda kişi yada kuruluşlarca yargı denetimine tabi tutulmasının istenebilmesi yeteneği olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda, yargı mercilerince önlerine gelen davalarda objektif dava açma ehliyetinin varlığının tespiti yanında davaya konu idari işlem ile davayı açan arasında iptale konu işlem yönünden kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin varlığının da tespiti gerekmektedir. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Hakların bölünmezliği, devir ve intikali” başlıklı 5. maddesinde, “(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/6 md.) Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbiri hisselere bölünemez. Her biri bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulur.
(Değişik fıkra: 4/2/2015-6592/3 md.)Maden ruhsatları, görünür rezerv geliştirme hakkı ve buluculuk hakkı devredilebilir. Devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınır. Devir Bakanlık onayı ile gerçekleşir.
Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur.” düzenlemesine yer verilmiş, anılan Kanunun Ek 7. maddesine 04/02/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanunun 22. maddesi ile, “Ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında rödövans sözleşmeleri Genel Müdürlüğün iznine tabidir. İzin alınmaksızın yapılan rödövans sözleşmesi ile yürütülen madencilik faaliyetleri durdurulur. (Ek cümle:14/2/2019-7164/21 md.) Genel Müdürlük rödövans sözleşmelerinin tarafı değildir.” fıkrası eklenmiştir.
21/09/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin 4. maddesinde ise, rödövansçının, “Ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla ruhsat sahiplerinin rödövans sözleşmesi imzaladığı gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştiraklerini” ifade edeceği; rödövans sözleşmesinin, “Ruhsat sahalarındaki madenlerin işletilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin, bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmeleri” ifade ettiği belirtilmiştir. Rödövans sözleşmesi tanımına aynı şekilde Maden Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırdığı 06/11/2010 tarihli ve 27751 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde de yer verilmiştir.
Rödövans sözleşmesi esas itibariyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nda ve Maden Kanununa ilişkin Yönetmeliklerde ismen geçmesine rağmen, ne Kanun’da ne de ilgili yönetmeliklerde mevcut olan hükümler rödövans sözleşmesine tipiklik kazandıracak ayrıntılara sahiptir. Bu itibarla, rödövans sözleşmesi isimsiz/atipik bir sözleşme olarak sınıflandırılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26/04/2022 tarih ve E:2020/(22)9-61, K: 2022/607 sayılı kararı)
Davacı tarafından sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan ve 06/11/1990 tarih ve 20687 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 32. Maddesinin Son Fıkrasının Değiştirilmesi ve Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Yönetmelik ile Yönetmeliğin 32. maddesinin son fıkrası değiştirilerek, “Üçüncü kişi ve kuruluşların ruhsat sahipleri ile yapmış oldukları sözleşmelere (rödovans, kira, taşeron ve benzeri) dayanılarak ruhsat sahalarında faaliyette bulunabilmesi Maden Dairesinin iznine tabidir. Ruhsat sahipleri kendi sahaları ile ilgili bir veya birden fazla kişi veya kuruluşlarla yaptıkları sözleşmeleri Maden Dairesine 1 ay içinde bildirmek ve uygun görüş almak durumundadır. Aksi halde Maden Kanununun 10 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Sözleşmeler Maden Dairesine verildiği tarihten itibaren incelenerek sözleşme hükümleri çerçevesinde faaliyetlere izin verilir. Sözleşme hükümlerine dayanılarak yapılacak işletmecilikte taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklar, maden ruhsat sahasındaki faaliyetlerin aksamaması, rezervlerin teknik yönden en iyi biçimde işletilmesini teminen, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak sahadaki faaliyetlerin denetimi ve yürütümü hususunda Bakanlık tarafından yapılan incelemeler sonucunda verilecek Bakanlık kararı geçerlidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı, Bursa ili, Harmancık ilçesi …Köyü … sicil no.lu sahanın ruhsat sahibi iken mukavele başlıklı sözleşme uyarınca … köyünde … ve … nolu maden arama ruhsatları ile aynı bölgede … tarafından ruhsatı alınacak diğer sahaların rödovans karşılığı … Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş’ye devredileceği belirtilmiş, bu kapsamda, mukavelede … Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş’nin bu sahalarda toz dolomit madeni üreteceği, mukavelenin süresinin işletme ruhsatının alınmasını müteakip, işletme süresi kadar olduğu ve bu sürenin 15 yıldan fazla olmayacağı, mukavele süresinin sona ermesiyle veya günün teknik veya ekonomik koşulları nedeniyle ve ekonomik rezervlerin bitmesiyle sahada çalışma koşulları mukavele süresinden daha önce sona ererse, mukavelenin karşılıklı olarak feshedilerek ilgili ruhsatların ruhsat sahiplerine tekrar devredileceğine ilişkin maddelere yer verilmiştir.
Bu kapsamda, …Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş tarafından işletme ruhsatı ve izni alınmış, 27/10/2014 tarihinde söz konusu sahadan terk talebinde bulunması üzerine … tarih ve … sayılı olur işlemi ile maden işletme ruhsatı iptal edilmiştir.
Ayrıca, davacı tarafından, Bursa ili Harmancık ilçesi …Köyü İ.R. …Ruhsat no.lu … sicil no.lu sahanın ruhsat sahibi olduğunu, adı geçen arazi; Maden arama ruhsatları ile davalı … Madencilik A.Ş. ye rödovans karşılığı devredildiğini, yine aynı sözleşme gereğince mukavele süresinin 15 yıl olduğunu, sözleşme süresinin 2011 yılında dolduğunu, ancak sözleşme süresi dolduğunda davalı firmanın sözleşmenin 7.maddesi gereğince, ilgili araziyi yasal ve teknik pek çok eksiklik bırakarak terk ettiğini, rödövans sözleşmesi uyarınca davalıya teslim edilen maden sahasının süre bitiminde usulüne uygun olarak düzenlenmeden ve madende çalışmayı engelleyecek şekilde iş güvenliği yönünden riskler içerir bir durumda teslim edilmiş olması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin tazminat davası açılmıştır.
…Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı üzerine dosyayı inceleyen … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, “Rödövans sözleşmesi; mülkiyeti devlete ait olan madenlerin arama ve işletme hakkını alan gerçek veya tüzel kişilerin bu haklarını üçüncü kişilere devretmesini sağlayan ve TBK’nun ürün kirası hükümleri kapsamında bir kira sözleşmesidir. Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesine göre, ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmelere rödövans sözleşmesi denir. Rödövans sözleşmeleri maden hukuku uygulamasında yaygın olarak kullanılan, herhangi bir şekle tâbi olmayan, tam iki tarafa borç yükleyen, isimsiz, atipik, karma bir sözleşmedir. Maden sahası arama ve işletme ruhsatına sahip olan kişinin, maden işletme faaliyetini başka bir özel veya tüzel kişiye yaptırarak bunun karşılığında çıkan madenin her tonu karşılığında belli bir kira bedeli almasına “rödövans sözleşmesi” denir. Bu sözleşme gereğince rödövans veren, maden ocağının işletilmesini üstlenen özel veya tüzel kişi, ruhsat sahibine, ürettiği her bir ton maden için önceden ödemeyi taahhüt ettiği meblağ kadar bir ücret ödemektedir. Başka bir ifade ile rödövans sözleşmesi, maden işletme ruhsatı sahibinin işletme hakkını belirli bir süre için rödövansçı denilen kişiye devretmeyi, bu hakkı devralan kişinin ise belirli miktarda üretim yapmayı ve ürettiği maden miktarına göre hesaplanan yıllık rödövans bedelini ödemeyi taahhüt ettiği sözleşme olarak tanımlanabilir.” ifadelerine yer verilmiş, rödovans sözleşmesinin TBK’nın ürün kirası hükümleri kapsamında bir kira sözleşmesi olmakla rödövans alan sözleşme bitiminde kiralanan madeni usulüne uygun ve hasarsız olarak teslim etmekle yükümlü olduğu, madenin 2011 yılında davalı tarafça terkedilerek teslim edildiği, ancak madende üretimin planlı bir şekilde yapılmamış olması, şevlerin usulüne uygun olarak oluşturulmamış olması, uygun basamakların yapılmaması nedeniyle madenin hasarlı olarak teslim edildiği, bilirkişi raporlarının alındığı ve bilirkişilerce madenin usulüne uygun kullanıp terkedilmediği belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerek “mukavele” başlıklı ve “… uhdesinde ve arama safhasındaki toz dolomit sahalarının rödövans karşılığı …madenciliğe devredilmesi” konulu belgede, mukavele süresinin sona ermesiyle veya günün teknik veya ekonomik koşulları nedeniyle ve ekonomik rezervlerin bitmesiyle sahada çalışma koşulları mukavele süresinden daha önce sona ererse, mukavelenin karşılıklı olarak feshedilerek ilgili ruhsatların ruhsat sahiplerine tekrar devredileceğine ilişkin ifadelere yer verilmesi, gerekse hukuk mahkemesinin davacı ile … Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş arasında yapılan mukavelenin niteliğinin rödövans sözleşmesi olarak belirlenmesi karşısında, davacının ruhsatını 3213 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince bütün hak vecibeleri ile birlikte devrettiğinden söz edilemeyeceğinden, ruhsat üzerinde hakları devam eden davacının adına tesis edilmese dahi, ruhsatın iptaline ilişkin işlemin iptalini istemesinde menfaatinin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın esasına girilerek değerlendirme yapılması gerektiğinden, davayı ehliyet yönünden reddeden İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.