DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1237 E. , 2022/2728 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1237
Karar No : 2022/2728
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Fonu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının çoğunluk hissesine sahip olduğu ve … Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … D. İş sayılı kararı uyarınca davalı idarece belirlenen kayyım heyetince yönetilen … Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi uhdesinde bulunan taşınmaz mal varlığının satışına izin verilmesine ilişkin Fon Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın temelinin dava dışı … Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait olan taşınmazların satışından kaynaklandığı, mevzuat hükümleri gereğince …’nin …. Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … D. İş sayılı kararıyla … Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönetimine kayyım olarak atandığı, adı geçen şirketin OHAL KHK’sı kapsamında kapatılan şirketlerden olmadığı ve özel hukuk tüzel kişisi olarak hukuki varlığını devam ettirdiği, satış kararının Fon tarafından kayyım sıfatıyla Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında şirkette bulunan finansman açığını kapatmak üzere ve şirket adına alındığı, işlemin tesisinde kamu gücü kullanımından ziyade özel hukuk usul ve esaslarının tesirli olduğu, bu itibarla işbu davanın görüm ve çözümünün adli yargı mercilerinin görevine girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 07/10/2021 tarih ve E:2020/3349, K:2021/4631 sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta; Sulh Ceza Hakimliğince davacının çoğunluk hissesine sahip olduğu …Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin FETÖ/PDY terör örgütüyle aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunması nedeniyle TMSF’nin kayyım olarak atandığı ve TMSF Fon Kurulu tarafından önce 674 sayılı KHK, ardından 6758 sayılı Kanun’la kendisine verilen görevlerin ifası çerçevesinde, kamu gücü kullanılmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiğinin açık olduğu,
Bu itibarla, Fon Kurulunun olağanüstü hal kapsamında tanınan görev ve yetki çerçevesinde, kamu gücü kullanmak suretiyle ve tek yanlı irade beyanıyla tesis etttiği dava konusu işlemin iptali istemine ilişkin işbu davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu,
Belirtilen nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığın idari yargıda görülüp çözümlenmesi gerektiğinden, davanın görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; idari makamlarca tesis edilen tüm işlemlerin idari işlem (idari yargıda denetlenebilir) niteliği taşımadığı, ticari teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde üstün kamu yararının değil ticari faaliyet gereklerinin esas alındığı ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca kayyım işlemlerinin, idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerlerine ait olduğu gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurularının reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 5411 sayılı Kanun ve olağanüstü hal KHK’larıyla kendisine yüklenen görev ve sorumlulukları yerine getirmek amacıyla tek taraflı idari işlemler yapmaya yetkili olduğu, bu kapsamda dava konusu … Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi uhdesinde bulunan taşınmaz mal varlığının satışına izin verilmesine ilişkin işlemin de idari işlem olduğu konusunda tartışma bulunmadığı, her ne kadar satış işlemi özel hukuk işlemi olarak gözükse de, anılan işlemin temelinde satışa izin verilmesine ilişkin idari işlem bulunduğundan uyuşmazlığın çözümünde idare mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerekiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının çoğunluk hissesine sahip olduğu ve yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dava dışı … Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin FETÖ/PDY terör örgütüne finansman sağladığı ve suçtan kaynaklanan malvarlığını bu yöntemle akladığı gerekçesiyle şirket yönetimine … Sulh Ceza Hakimliğinin … tarih ve … D. İş sayılı kararıyla Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 133. maddesi ile 674 sayılı (kararda sehven 668 yazıldığı anlaşılmaktadır) Kanun Hükmünde Kararname’nin 19. maddesinin 2. fıkrası gereğince kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanmış ve adı geçen şirketin yönetim organlarının tüm yetkileri TMSF’ye devredilmiştir.
Devam eden süreçte, şirketin mali durumuna ilişkin yapılan inceleme ve yeminli mali müşavir tarafından hazırlanan rapor sonucunda, şirketin mali finansman ve desteğe ihtiyacı olduğu tespit edilmiş, anılan tespite istinaden söz konusu finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla TMSF tarafından oluşturulan yönetim kurulunun talebi üzerine, 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava konusu … tarih ve … sayılı Fon kurulu kararı ile şirkete ait 7 adet taşınmazın satışına izin verilmesine karar verilmiş, bunun üzerine davacı tarafından söz konusu kararın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu” başlıklı 111. maddesinde; “Bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat ile verilen yetkiler çerçevesinde tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla, mevduatın ve katılım fonlarının sigorta edilmesi, Fon bankalarının yönetilmesi, mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi, satışı, tasfiyesi, Fon alacaklarının takip ve tahsili işlemlerinin yürütülmesi ve sonuçlandırılması, Fon varlık ve kaynaklarının idare edilmesi ve Kanunla verilen diğer görevlerin ifası için kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulmuştur.” hükmüne yer verilmiştir.
01/09/2016 tarih ve 29818 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve dava dışı … Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne, … Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kayyım tayin edilerek kayyımın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olarak belirlendiği tarihte yürürlükte bulunan 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiye” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanır.” hükmüne yer verilmiştir.
24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabul edilmesine ilişkin olan 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’la, 674 sayılı KHK’nin 19. maddesinin 2. fıkrası aynen kabul edilmiş; Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrasının dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 680 ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle değişik halinde, “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketler, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilir. Bu şirketlerin yöneticileri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır ve görevden alınır. Bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından karar verilebilir. Satış ve tasfiye işlemleri ilgili şirketin yönetim kurulu veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yerine getirilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan onayıyla belirlenir.” hükmüne, 10. fıkrasında, “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan, bu madde kapsamındaki yetkilerini kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanına veya Fon Kuruluna devredebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Başbakanlık tarafından onaylanan 6758 sayılı Kanun’un 19. maddesi kapsamında Yetki Devri Yönergesi’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; “10/11/2016 tarih ve 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 19. maddesi uyarınca, kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerde veya malvarlığı değerlerinde;
Mali durum, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verme yetkisi Fon Kuruluna, devredilmiştir.” hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta ısrara ilişkin husus, 6758 sayılı Kanun’la yasalaşan 674 sayılı KHK’nin 19. maddesi uyarınca, terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerde, TMSF tarafından oluşturulan yönetim kurulunca şirket yönetimi kapsamında alınacak kararlara ilişkin Fon Kurulundan izin istenilmesine dair işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargının görevine girip girmediğine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idarî dava türleri arasında sayılmıştır.
İdari işlem; idarenin, hukuk âleminde değişiklik, yenilik doğuran idare açıklaması olup, bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmiş olması ve idarenin, idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyete ilişkin olması gerekmektedir.
İdari makamların, idari faaliyetin görülmesi sırasında kullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara, bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesinden bağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerine rağmen, tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkiler yaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneği tanıdığından, kamu gücünün kullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.
Başka bir ifadeyle, bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu idarî işlemlere karşı açılacak davalarda, idarî yargı yerinin görevli olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Bakılan davada, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 133. maddesi ile 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 19. maddesinin 2. fıkrasına istinaden Sulh Ceza Hakimliği kararıyla TMSF’nin kayyım olarak atandığı dava dışı … Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde, TMSF tarafından oluşturulan yönetim kurulunun talebi üzerine, şirkete ait 7 adet taşınmazın 6758 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca satışına izin verilmesine ilişkin TMSF Fon Kurulu kararının alındığı, uyuşmazlığın da bu kararın iptali isteminden kaynaklandığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunması nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetileceği, bununla birlikte, bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya malvarlığı değerlerinin satılmasına, yapılan yetki devri sonucunda ancak Fon Kurulu tarafından karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, dava dışı .. Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunması nedeniyle Sulh Ceza Hakimliğince, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun şirkete kayyım olarak atanması üzerine ilgili Bakanın atadığı yöneticilerce oluşturulan yönetim kurulu tarafından, mali durumu nedeniyle şirketin mevcut halinin sürdürülebilir olmadığı gerekçesiyle şirket taşınmazlarının satılması gerektiği belirtilerek bu hususta karar verme yetkisi bulunan davalı idare Fon Kurulundan talepte bulunulduğu, ilgili yöneticilerce yapılan talebin ticari teamüllere uygun olarak şirketin basiretli bir tacir gibi yönetilmesi ilkesi çerçevesinde alındığı anlaşılmakla birlikte, söz konusu talebe istinaden TMSF Fon Kurulu tarafından, 674 sayılı KHK ve 6758 sayılı Kanun’la kendisine verilen görevlerin ifası kapsamında, kamu gücü kullanılmak suretiyle tek taraflı irade beyanıyla taşınmazların satışına izin verilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, işbu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.