Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2224 E. , 2022/3517 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2224
Karar No:2022/3517
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sağlık Bilişim Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü’nce 28/11/2018 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Teleradyoloji Yöntemiyle Radyoloji Tetkiklerinin Raporlandırılması Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu’nun 12/12/2018 tarih ve 2018/UH.I-2050 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacının 1. iddiasına ilişkin olarak; hizmet alımı ve yapım işi ihalelerinde yerli istekliler lehine, mal alımı ihalelerinde ise yerli malı teklif eden istekliler lehine %15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanabileceği, bununla birlikte Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri arasından belirlenen ve Kurum tarafından ilan edilen listede yer alan malların ihalelerinde, yerli ürün ve yerli yazılım ürünü teklif eden istekliler lehine %15 oranında fiyat avantajı sağlanmasının mecburi olduğu; ihale dokümanında yer alan düzenlemeler incelendiğinde, söz konusu ihalenin, hastanede çekilen hasta tetkiki görüntülerinin yüklenici tarafından kullanılan program aracılığı ile internet ortamında transferinin yapılarak yüklenici bünyesinde çalıştırılan radyologlar tarafından raporlandırılmasına ilişkin olduğu, her ne kadar bahse konu hizmetin yürütülmesi için yazılım programı kullanılması gerektiği anlaşılsa da, şikâyete konu ihalenin yüklenici tarafından tetkiklerin raporlanması işlemini de içeren bir hizmet alımı ihalesi olduğu, hizmet alımı olarak ihale edilen bir işte yerli ürün ve yerli yazılım ürünü teklif eden istekliler lehine fiyat avantajı uygulanması gerektiğine yönelik mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığı, ayrıca söz konusu hizmet alımı ihalesine ilişkin ihale ilanında, ihaleye yalnızca yerli isteklilerin katılabileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla ihale dokümanında yerli istekliler lehine fiyat avantajı uygulanmasına yönelik düzenleme yapılmasına gerek bulunmadığı;
Davacının 2. iddiasına ilişkin olarak ise, söz konusu ihalede istekliler tarafından teklif dosyasında hizmet yeterlik belgesi sunulması şartının aranmadığı, bu bağlamda, idareler tarafından ihaleye katılımda yeterlik kriteri olarak kalite ve standarta ilişkin belgeler kapsamında hizmet yeterlik belgesi istenebileceği anlaşılsa da bunun bir zorunluluk olmadığı, inceleme konusu ihalede hizmet yeterlik belgesinin yeterlik kriteri olarak belirlenmesi hususunun idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bu itibarla, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yerli yazılım ürünü teklif eden isteklilere fiyat avantajı sağlanmasının mevzuattan kaynaklanan bir gereklilik olduğu, hizmet yeterlik belgesinin teklif dosyasına eklenmesi için ihale şartnamesinde gerekli düzeltmelerin yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ihaleye katılımda yeterlik kriteri olarak hizmet yeterlik belgesi eklenmesi yönünde bir mecburiyet bulunmadığı, dava konusu ihalenin hizmet alımı ihalesi olduğu, mevzuatta fiyat avantajı uygulanması noktasında bir gereklilik bulunmadığı, kaldı ki mezkûr ihaleye sadece yerli isteklilerin teklif verebildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.