DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1494 E. , 2022/2729 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1494
Karar No : 2022/2729
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/01/2022 tarih ve E:2018/5972, K:2022/85 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Milas ilçesinde bulunan … sayılı IV. Grup maden işletme ruhsat sahasında faaliyet göstermekte olan davacı şirketten, 2015-2016 yıllarına ait devlet hakkı farkı istenilmesine ilişkin işlem tesis edilirken hazırlanan rapora esas alınan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Komisyonun 06/01/2016 tarihli raporunda yer alan “Termik santral, sanayi, ısınma amaçlı olarak satışı yapılan kömürlerde, kömürün tüvenan olarak satılması halinde tüvenan kcal/ton değerinin, zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan sonra satılması halinde ise zenginleştirilmiş kcal/ton değerinin alt ısıl kalori değeri başına 0,045 TL/ton olarak hesaplanması”na ilişkin kısmı ile 11/01/2017 tarihli Komisyon raporunun “Termik santral, sanayi veya ısınma amaçlı olarak satışı yapılan kömürde, ocak başı satış fiyatının kömürün alt ısıl kalori değeri başına 0,045 TL/Ton olarak hesaplanması”na ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/01/2022 tarih ve E:2018/5972, K:2022/85 sayılı kararıyla;
3213 sayılı Maden Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 2, 3 ve 14. maddeleri ile 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 86. maddesine yer verilerek;
3213 sayılı Maden Kanunu ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında asgari birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu,
Bu durumun, 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, “Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir.” denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulduğu,
Kömür (IV. Grup) madeni için 2014 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemiyle, “Termik santrallere, sanayi, ısınma amaçlı olarak satışı yapılan kömürlerde, kömürün tüvenan olarak satılması halinde tüvenan kcal/ton değerinin, zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan sonra satılması halinde ise zenginleştirilmiş kcal/ton değerinin alt ısıl kalori değeri başına 0,045 TL/Kcal katsayısı ile çarpımı sonucu oluşan fiyat üzerinden ocak başı satış fiyatının belirlenmesi”ne karar verildiği, dava konusu Komisyon raporlarında ise 2015 ve 2016 yılı ocak başı satış fiyatının 2014 yılı ile aynı tespit edilerek fiyat artışına gidilmediğinin anlaşıldığı,
Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın Dairelerinin 27/06/2019 tarih ve E:2015/10673, K:2019/6157 sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan kararın İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/12/2020 tarih ve E:2019/3425 (sehven E:2019/3925 yazılmış), K:2020/2983 sayılı kararı ile onandığı, yine, 2015 yılına ait Devlet hakkı hesaplamasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair Bakanlık Olurunun istemiyle açılan davanın, Dairelerinin 27/06/2019 tarih ve E:2016/3397, K:2019/6162 sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu kararın İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/12/2020 tarih ve E:2020/22, K:2020/2986 sayılı kararı ile onandığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün internet sitesinde 13/04/2017 tarihinde yayınlanan IV. (b) grubu madenlere yönelik 2016 yılı ocak başı satış fiyatının belirlenmesi için oluşturulan komisyon raporunun iptali istemiyle açılan davanın ise, Dairelerinin 25/05/2021 tarih ve E:2019/8633, K:2021/2647 sayılı kararı ile reddedildiği,
Öte yandan, davacı tarafından bölgesel farklılıklar ile kömür madeninin kullanım alanları dikkate alınmadan, 2014 yılı ocak başı satış fiyatının tespit edildiğinin iddia edildiği,
Davalı idarece farklı bölgelerde farklı kalorifik değerde kömür istihracı olduğu göz önüne alınarak kömür madeninin kalorifik değeri esas alınmak suretiyle ocak başı satış fiyatının tespit edildiği ve böylece kalori değeri baz alınarak bölgesel farklılıkların bertaraf edildiği anlaşıldığından davacının bu iddiasına da itibar edilmediği,
Bu durumda, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hem mülga hem de yürürlükte olan Maden Yönetmeliği uyarınca ocak başı satış fiyatı belirlenirken madenin kalorifik değeri, kükürt oranı, uçucu maddeler gibi unsurların dikkate alınması gerektiği, ocak başı birim fiyat belirlenirken herhangi bir kalorifik değer ve kullanım amacı ayrışması yapılmadan tüm kalorifik değer türlerini haiz kömürler (ısınma, santral, sanayi) için aynı birim fiyata ilişkin hesaplama yöntemi belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde, üretilen madenin emsallerinin altında düşük fiyattan satılmasından kaynaklanabilecek Devlet hakkı kaybını önlemek amacıyla emsal fiyat uygulamasının düzenlendiği, Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar sonucunda, gerek yurt içi gerek ithal kömür piyasası, gerek diğer alternatif yakıt fiyatları göz önünde bulundurularak yerli kömürlerin ithal kömürle rekabetini artırabilmek amacıyla yerli kömür birim kalori fiyatlarının, ithal edilen birim kalori fiyatlarından %20 indirimli olarak planlandığı, mevzuatta belirtildiği gibi bölgesel farklılıklar dikkate alınarak, ülkemizde farklı bölgelerde, farklı özelliklerde kömür oluşumları mevcut olduğundan (kalorifik değer, kükürt oranı, uçucu maddeler, küm ve nem oranı gibi) satış fiyatı ve pazarını belirlemede en önemli parametre olan kalorifik değer dikkate alınarak hesaplama yapılmasının uygun bulunduğu, yani, hangi bölgede, hangi kaloride kömür üretimi yapılırsa, o kalori değerinin 0,045-TL ile çarpımı sonucunda ortaya çıkan satış fiyatı üzerinden ocak başı satış fiyatının ödendiği, böylelikle ülke genelinde farklı özellikte bulunan kömürler için uygulama birliğinin sağlandığı, mevzuatta verilen yetkiye istinaden enflasyon farkı gözetilmeksizin aynı fiyatların 2015 ve 2016 yılında da baz alındığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Konuya ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu konusunda tartışma bulunmadığı, bununla birlikte, davalı idarece ocak başı satış fiyatı tespitine esas rapor hazırlanırken sahaların üretim yöntemleri, çıkarılan madenin özellikleri, madenin kullanım alanları vb. özelliklerin dikkate alınmak suretiyle kömür madeni istihracı olan sahalar bakımından ayrı ayrı fiyat tespiti yoluna gidilmesi gerektiği açıktır.
Dava konusu işlem incelendiğinde, 2015-2016 yıllarına ait devlet hakkı farkı istenilmesine ilişkin işlem tesis edilirken, sadece kalorifik değer üzerinden 0,45 TL/ton olarak belirlenen 2014 yılına ilişkin ocak başı satış fiyatına esas maliyetler bedellerinin, 2015-2016 yıllarına ait devlet hakkı farkı istenilmesine için de devam ettirildiği görüldüğünden, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 19/01/2022 tarih ve E:2018/5972, K:2022/85 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 05/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.