Danıştay Kararı 8. Daire 2022/2707 E. 2022/5399 K. 05.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/2707 E.  ,  2022/5399 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2707
Karar No : 2022/5399

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
1) … Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanlığında görev yapmakta iken kendi isteğiyle emekli olan davacının, 2547 sayılı Yasa’nın 60. maddesinin (b) fıkrası uyarınca yeniden göreve başlatılma istemi ile yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile,
2) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesinin iptali istemidir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin görev yaptığı klinikte görev yapan toplam 8 öğretim üyesinin ayrıldığı, ameliyat ve yayın sayısının azaldığı, buna karşın hasta sayısının arttığı, müvekkilinin hizmetine ihtiyacın bulunduğunun açık olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI;
… Kurulu Başkanlığı’nın Savunması; Davalı idare vekili tarafından, 2547 sayılı Kanunun 60. maddesinde ihtiyaçların Yükseköğretim Kurulu tarafından doğrudan tespit edilmesi yönünde bir usuli ibarenin olmadığı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi bir yetki devrinden söz edilemeyeceği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesinin 2547 sayılı Kanunun 60. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde hukuka uygun olarak hazırlandığı savunulmaktadır.

… Üniversitesi Rektörlüğü’nün Savunması; Davalı idare vekili tarafından, 2547 sayılı Kanunun 60/b maddesinin davacının hizmetine ihtiyaç duyulup duyulmama hususunda idareye takdir yetkisi tanıdığı, bu yetki kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığına karar verildiği, yapılan işlemin üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, bireysel işlem yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, … Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanlığında görev yapmakta iken kendi isteğiyle emekli olan davacının, 2547 sayılı Yasa’nın 60. maddesinin (b) fıkrası uyarınca yeniden göreve başlatılma istemi ile yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46’ncı maddesinin 1’inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden … Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanlığında görev yapmakta iken kendi isteğiyle emekli olan davacının, 2547 sayılı Yasa’nın 60. maddesinin (b) fıkrası uyarınca yeniden göreve başlatılma istemi ile yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/06/2021 tarih ve E:2018/2093, K:2021/2988 sayılı kararıyla; davacının 2547 sayılı Kanunun 60/b maddesi uyarınca öğretim üyeliği görevine dönme istemiyle yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.600,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, davalı idarece kararın gerek vekalet ücreti yönünden gerekse iptal hükmü yönünden temyiz edildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/01/2022 tarihli ve E:2021/2805, K:2022/200 sayılı kararıyla Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı nedeniyle davalı idareler aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden kararın onandığı işlem yönünden ise, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı dikkate alındığında; davacının 2547 sayılı Kanun’un 60/b maddesi uyarınca öğretim üyeliği görevine dönme istemiyle yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle kararın bu kısmının bozulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, bireysel işlem yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının 16/10/2017 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 09/06/2021 tarih ve E:2018/2093, K:2021/2988 sayılı davanın kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptaline dair kararının, iptale ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 27/01/2022 tarih ve E:2021/2805, K:2022/200 sayılı kararı ile bozulması üzerine dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
… Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalında profesör kadrosunda görev yapmakta iken 01/07/2011 tarihinde kendi isteğiyle emekli olan davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 60. maddesinin (b) fıkrası uyarınca söz konusu görevine dönme istemiyle yapılan 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesinin iptali istenilmiştir.
Dairemizin 09/06/2021 tarih ve E:2018/2093, K:2021/2988 sayılı kararıyla davacının 2547 sayılı Kanunun 60/b maddesi uyarınca öğretim üyeliği görevine dönme istemiyle yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Dairemiz kararının davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 27/01/2022 tarih ve E:2021/2805, K:2022/200 sayılı kararı ile Dairemiz kararının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının 6/c maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına kısmı nedeniyle davalı idareler aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının onanmasına, davacının 2547 sayılı Kanun’un 60/b maddesi uyarınca öğretim üyeliği görevine dönme istemiyle yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘Temyiz’ başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun ‘İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri’ başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun’un ‘Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar’ başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

MADDİ OLAY :
Davacı, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalında profesör kadrosunda öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 01/07/2011 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır. 02/11/2015 tarihinde davalı Üniversiteye başvurmuş ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 60. maddesinin (b) fıkrası uyarınca yeniden bu görevine dönme isteminde bulunmuştur. Söz konusu başvuru, yapılan inceleme sonucu davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle … Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davacı tarafından 16/10/2017 tarihinde davalı Üniversiteye yapılan başvuruda ise, aradan geçen sürede Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalında hasta ve öğrenci sayısının artması ve bazı ameliyatların yapılamaz hale gelmesi nedeniyle hizmetine ihtiyaç bulunduğu belirtilerek, 2547 sayılı Kanun’un 60. maddesinin (b) fıkrası uyarınca yeniden görevine dönme isteminde bulunmuştur. Söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine işbu dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Kurumlara dönüş” “başlıklı 60. maddesinde “a. Bir süre öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra Bakanlar Kuruluna veya Yasama Organı Üyeliğine seçilenler, bu görevlerde geçirdikleri süreler hesaba katılmak ve buna göre aylık dereceleri yükseltilmek, meslek unvan ve sıfatlarını kazanma ile ilgili hükümler saklı kalmak şartıyla başvurmaları halinde bu Kanun hükümlerine göre ayrıldıkları yükseköğretim kurumuna kadro koşulu aranmaksızın dönerler.
Bunlardan emekli iken yüksek öğretim kurumlarına dönenlerin veya yüksek öğretim kurumlarına döndükten sonra emekliliğe hak kazanıp emekli olanların emekli aylıkları kesilmez.
b. Yükseköğretim kurumlarından, mahkeme veya disiplin kararları ile çıkarılanlar hariç olmak üzere herhangi bir nedenle kendi isteği ile ayrılan öğretim üyeleri başvuruları üzerine bu Kanun hükümleri çerçevesinde kadro koşulu aranmaksızın tekrar ayrıldıkları yükseköğretim kurumlarına dönebilirler.

c. Yükseköğretim Kurulu veya Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeliklerine, rektör ve dekanlıklara yükseköğretim kurumları ile bir kamu görevinde iken seçilenlerden, süresinin tamamlayarak yeniden seçilmemeleri sebebiyle ayrılanların,bu görevlerinde geçirdikleri süreler hesaba katılmak ve buna göre aylık ve dereceleri yükseltilmek suretiyle meslek, unvan ve sıfatları dikkate alınarak ayrıldıkları tarihten itibaren kendi kurumlarına boş kadro koşulu aranmaksızın dönüşleri yapılır.
” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Kanun’un 60. maddesinin (b) fıkrasında, yükseköğretim kurumlarından, mahkeme veya disiplin kararları ile çıkarılanlar hariç olmak üzere herhangi bir nedenle kendi isteği ile ayrılan öğretim üyelerinin başvuruları üzerine bu kanun hükümleri çerçevesinde kadro koşulu aranmaksızın tekrar ayrıldıkları yükseköğretim kurumlarına dönebilecekleri kurala bağlamıştır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükmünün değerlendirilmesinden, maddede öğretim üyelerine eski görevlerine dönme olanağı tanınmışsa da, maddedeki “kadro koşulu aranmaksızın” ibaresinin, her şart ve koşulda ilgililerin mutlak suretle eski görevlerine dönme konusunda idarenin bağlı yetki içerisinde bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı açıktır. İdareye madde kapsamındaki her kişiyi göreve alma zorunluluğunun yüklenmesi durumunda, hizmetin gereğinden fazla kişiyle görülmesi sonucunu doğurur ki, bunun da kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olmayacağı kabul edilmelidir. Bununla birlikte; ilgililerin atanmak istedikleri alanda hizmetlerine ihtiyaç bulunması halinde kadro koşulu aranmayacağı şeklinde değerlendirilmesinin kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesine uygun olacağı yadsınamaz.
Dairemizce 03/07/2018 ve 11/09/2018 tarihli ara kararları ile davalı … Üniversitesi Rektörlüğünden, davacının kendi isteğiyle emekli olduğu tarihteki kadro durumu ve hasta sayısı ile yeniden göreve başlatılma istemiyle başvuru yaptığı tarihteki kadro durumu ve hasta sayısının sorulmuş olup, davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerden; Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalının hasta sayısının 2011 yılında 2143, 2017 yılında ise 1804 olduğu ve bu yıllar arasında hasta sayısında azalma meydana geldiği, 2011 yılındaki akademik personel kadrosu 9 profesör ve 1 öğretim görevlisinden oluşmakta iken, 2018 yılı mevcut kadrosunun 2 profesör, 2 doçent ve 3 öğretim görevlisinden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı dikkate alındığında; davacının 2547 sayılı Kanun’un 60/b maddesi uyarınca öğretim üyeliği görevine dönme istemiyle yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla davacının 2547 sayılı Kanun’un 60/b maddesi uyarınca öğretim üyeliği görevine dönme istemiyle yaptığı 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Üniversitesi Rektörlüğü’nün 16/10/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığına kısmen ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan … TL’nin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,
3. Davanın ilk aşamasında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı kesinleştiği ve ilk aşamada davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından davacı lehine yeniden avukatlık ücreti yönünden hüküm kurulmamasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davalı idarelere iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.