Danıştay Kararı 6. Daire 2020/4281 E. 2022/8318 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/4281 E.  ,  2022/8318 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/4281
Karar No : 2022/8318

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : S.S. … Ekicileri Kooperatifi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya ili, Kaynarca ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında ”kamu hizmet alanı” olan fonksiyonunun ”ticari alan” olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgelerin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Şeker Fabrikaları A.Ş tarafından Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemlerin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi’nin … tarih, E:… , K:… sayılı kararı ile kabul edilerek, anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu parsele getirilen kamu hizmet alanı işlevinin üst ölçekli planlara uygun olduğu, bu işlev ile kadimden gelen fonksiyonun devam ettirilerek sosyal donatı standardına olumlu katkıda bulunulduğu, parselin 1/5000 ölçekli nazım imar planında ”kamu hizmet alanı” olan fonksiyonunun ”ticari alan” olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, kamu yararına, hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesinin kararına dayanak alınan davada uyuşmazlık konusu taşınmazın resmi kurum alanı olma şartlarını taşıyıp taşımadığına yönelik bakılan davada ise ticari alan olma şartlarını taşıyıp taşımadığına ilişkin inceleme yapıldığı, dolayısıyla iki davanın konularının birbirinden farklı olduğu, İdare Mahkemesince konuyu başka yönden inceleyen davada verilen kararın dayanak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın ticari alan vasfını taşıyıp taşımayacağı hususunun ilgili mevzuat, alanın özellikleri ve mevcut kullanım durumu göz önünde bulundurularak değerlendirildiği, ancak mahkemece konuyu doğru yönden inceleyen bu raporda yazan hiçbir husus gözetilmeksizin raporun tam aksine verilen kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sakarya ili, Kaynarca ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … Ada, … parsel sayılı taşınmaz, 28.02.2016 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında “gelişme konut alanı”, 13.06.2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında “kamu hizmet alanı (KHA)” olarak planlanmıştır. Davacı tarafından taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında ”kamu hizmet alanı” olan fonksiyonunun ”ticari alan” olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun; Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı işlemi ile ulaşım talebini arttırıcı ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmış, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir .” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu parselin önceki maliki olan Şeker Fabrikaları A.Ş tarafından Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemlerin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, anılan mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi’nce verilen … tarih, E:… , K:… sayılı karar; davanın devamı sırasında uyuşmazlık konusu taşınmazın dava dışı bir Kooperatife satılmış olması nedeniyle satılan Kooperatif yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Danıştay Altıncı Dairesi’nin 04.10.2022 tarih ve E:2019/210, K:2022/8317 sayılı kararıyla bozulmuş ise de, sözü edilen dosyada İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; dava konusu nazım imar planında ”kamu hizmet alanı” olarak planlanan taşınmazın bu kullanım kararını ortadan kaldıracak veya değiştirecek bir zorunluluğun ve/veya gelişmenin olmadığı, taşınmazın Kaynarca kent yerleşmesinin yerel hizmet gereksinimleri kapsamında kurulabilecek tesisler için oldukça elverişli konum ve yapıya sahip olduğu, bulunduğu bölgenin Kaynarca kent merkezinin çeperlerinde konumlanmasının bu alanın merkez fonksiyonlarıyla (ticaret) donatılması gibi bir zorunluluk getirmediği, mülkiyetin kamuya ait olmamasının taşınmazın kamu hizmet alanı olarak tanımlanmaması gereğini ortaya çıkarmadığı, ancak ne tür bir kamu hizmet alanına ihtiyaç olduğunun tanımlanmamasının imar planının nesnelliğini ve tutarlılığını zedelediği, bu durumun şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık taşıdığı yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bakılan davada, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda ise özetle; önceki imar planlarında resmi kurum alanı olarak tanımlı olan parselin bu kullanım kararının alanda yürütülen hizmetin ve hizmeti yürüten kurumun statüsüne/kamusal niteliğine bağlı bir yaklaşımla getirildiği, ancak süreç içerisinde alanda yürütülen faaliyetin kamusal niteliğinin kalmadığı ve mülkiyetin de artık kamuda bulunmadığı, dolayısıyla 2016 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında kamu hizmet alanı olarak planlanan taşınmazın bu kullanım kararının arazideki mevcut kullanım durumu ile örtüşmediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne göre resmi kurum alanlarının imar planlarında m²/kişi standardı ile ayrılması zorunlu bir kullanım türü olmadığı ve bu alanların imar planlarında kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerine başvurularak ihtiyaç doğrultusunda ayrılması gerektiği, plan açıklama raporu ya da davalı idare savunmasında bu fonksiyonun hangi kurumun görüş ve talebine dayanılarak getirildiğine yönelik bir açıklamanın bulunmadığı, güncel kullanım ve mülkiyet durumu ile yine güncel mevzuat kapsamında plan kararı geliştirilmesi gerekli iken böylesi bir değerlendirme yapılmaksızın parsele kamu hizmet alanı kullanımı getirilmesine gerek ve ihtiyaç bulunmadığı, hem konumsal olarak kent merkezi içerisinde yer alan parselin mevcut durumu hem de imar planında bölgenin kentin ticaret merkezi olarak gelişimi öngörüsü doğrultusunda dava konusu imar planı değişikliği teklifi ile parsele getirilmek istenilen ticari alan kullanım kararının yerine uygun olduğu ve bölgesine aykırılık taşımadığı, söz konusu plan değişikliği teklifinin onaylanması halinde nazım imar planı ana kararlarının, sürekliliğinin ve bütünlüğünün bozulmayacağı, resmi kurum alanlarına ilişkin asgari alan ayrılma zorunluluğu bulunmadığından değişiklik sonucu sosyal ve teknik altyapı dengesinin de bozulmayacağı, ulaşım anlamında ticaret fonksiyonunun resmi kuruma göre ulaşım talebini ilaveten artırıcı bir niteliği olmadığı” yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, … İdare Mahkemesi’nin E:…sayılı dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda; uyuşmazlık konusu parsele getirilen ”kamu hizmet alanı” fonksiyonunun uygun olduğu, bu kullanım kararını ortadan kaldıracak veya değiştirecek bir zorunluluğun ve/veya gelişmenin olmadığı yönünde, bakılan dava dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda ise aynı parselin fonksiyonunun ”kamu hizmet alanı” olarak belirlenmesinin yerinde olmadığı, ”ticari alan” olarak değiştirilmesinin uygun olduğu yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görüldüğünden, söz konusu bilirkişi raporları arasındaki bu ve benzeri çelişkilerin İdare Mahkemesince alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle giderilmesi, taşınmazın yeni maliki tarafından diğer davanın da takip edilmesi halinde, her iki dava hakkında eşgüdümlü olarak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.