Danıştay Kararı 6. Daire 2019/16837 E. 2022/8321 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/16837 E.  ,  2022/8321 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16837
Karar No : 2022/8321

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
DİĞER DAVACILAR : 1- …
2- …
3- …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya ili, Taraklı ilçesi, … mevki, … pafta, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen Taraklı İlçe Merkezi 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazların, 14.11.2016 tarihinde kabul edilen dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında “spor tesis alanında”, 28.02.2014 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında ise “kısmen marjinal tarım alanı ve kısmen orman alanında” kaldığı anlaşıldığından, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun planlama kademeleri başlıklı 6. maddesi ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri başlıklı 6. maddesi hükümleri ve planların kademeli birlikteliği ilkesi gereği dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazlar yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazların dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında “spor tesis alanında” kaldığı, davacıların itirazlarının; taşınmazlarının %97’sinin “spor tesis alanı” olarak planlanması nedeniyle kullanılmaz hale geldiğine, taşınmazlarının bulunduğu bölgenin yeşil alan olarak ilan edilmesiyle yıllardır mağdur olduklarına, önceki imar planlarında farklı yerlerde planlanan spor tesis alanının dava konusu plan ile taşınmazlarının tamamını kapsayacak şekilde planlandığına, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca plan sonrası yapılacak olan uygulama imar planı ve parselasyon neticesinde yeni tahsis edilecek parsellerin ekonomik açıdan daha değersiz olacağına yönelik olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanın 1992 yılından itibaren planlı olduğu, taşınmazların 25.09.1992 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında, 19.03.2002 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Taraklı Nazım İmar Planı Değişikliğinde ve dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında “spor tesis alanı”nda kaldığı, dolayısıyla kadimden beri “spor tesis alanı” fonksiyonunda olduğu, dava konusu nazım imar planının yapımı aşamasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın olumlu görüşünün bulunduğu, taşınmazlara verilen fonksiyonun çevresinde bulunan konut alanlarına hizmet ettiği hususları dikkate alındığında, dava konusu nazım imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazlara verilen işlev açısından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu nazım imar planının Sakarya ili, Taraklı ilçesi, … mevki, … pafta, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda Sakarya Valiliği Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün görüşünün alınmadığının net olarak tespit edildiği, bu durumun Bölge İdare Mahkemesi kararında dava konusu imar planının yapım aşamasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın olumlu görüşünün bulunduğu yolundaki kanaatini çürüttüğü, Bölge İdare Mahkemesince Taraklı yerleşkesi geneli için planda yapılan diğer hata ve hukuksuzlukların gözden kaçırıldığı, planda donatı alanları fazla planlandığından kamu zararının oluşmasına neden olunduğu, 2001 yılı ve sonrasında üç dönem boyunca yapılan imar planlarında ”yeşil alan” olarak planlanması nedeniyle bu zamana kadar hiçbir tasarrufa konu edemedikleri parsellerinin bu sefer de ”spor tesis alanı” olarak planlanması nedeniyle mağdur oldukları, mülkiyet haklarının kısıtlandığı ve maddi zarara uğradıkları, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmazlar, 28.02.2014 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında “kısmen marjinal tarım alanı ve kısmen orman alanı”, 14.11.2016 tarihinde kabul edilen dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında “spor tesis alanı” olarak planlanmıştır. 24.11.2016 tarihinde bir ay süreyle askıya çıkartılan bu plana davacı tarafından askı süresinde 21.12.2016 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, çevre düzeni planı, varsa mekansal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçekli planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiş, 8. maddenin 1. fıkrasına 6495 sayılı Kanun’un 73. maddesi ile eklenen f) alt bendinde; ”Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planı ile belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin ”Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, “Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder.” tanımına yer verilmiş, “Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına ait plan notlarında tarım alanları; ”mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topografik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak işlemeli tarımın yapıldığı araziler” olarak, orman alanları ise ”6831 sayılı Orman Kanunu kapsamındaki alanlar” olarak tanımlanmıştır.
Planlamanın en temel unsurlarından birisi olan, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki “kademeli birliktelik” ilkesi uyarınca, alt ölçekli planlar, bir üst ölçekte belirlenen temel ilke, strateji ve plan kararlarına uygun olmak zorunda olup, bunun sonucu olarak, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen kullanım kararlarının, üst kademede bulunan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ile uyumlu olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği açıktır. Başka bir deyimle hiyerarşik planlama ilişkisine göre, bir plan bir üst ölçekli plan tarafından yönlendirilmeli ve ona uyumu noktasında denetlenmelidir.
Davanın 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açıldığı hususu göz önüne alındığında planların kademeli birlikteliği ilkesi uyarınca 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik incelemenin 1/25000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olup olmadığı yönünden yapılması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, üst ölçekli 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında marjinal tarım alanı ve orman alanında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazlara dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile spor tesis alanı kullanımı getirildiği görülmüş, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının “planların kademeli birlikteliği” ilkesine ve üst ölçekli çevre düzeni planına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda İdare Mahkemesince verilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.