Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5152 E. , 2022/5342 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5152
Karar No : 2022/5342
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu… Petrokimya Nak. Pl. İnş. İm. İt. İhr. Tic. San. Ltd. Şti’nin vergi borçları nedeniyle davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E…, K:… sayılı kararda; davacı şirket ortağı adına düzenlenen ödeme emri içeriği vergi borcunun nitelik değiştirerek, asıl borçlu şirkete ait borcun 6111 ve 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğü anlaşıldığından, şirket adına tekrar ödeme emri tanzim ve tebliği sonrasında tahsil olanaksızlığının ortaya konulması suretiyle şirket ortağı adına takibe geçilmesi gerekirken davacı şirket ortağı adına doğrudan ödeme emri düzenlenerek yapılan işlemde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 2014 yılında tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinmesi sebebiyle tüzel kişiliği ortadan kalkan asıl borçlu şirket adına dava konusu ödeme emri içeriği borçlarda dahil kesinleşmiş tüm vergi borçları yönünden şirket tüzel kişiliği sona erdikten sonra 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve 28/12/2016 tarihinde şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmadığı, asıl borçlu şirketin 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvuru ise dava konusu ödeme emri içeriği borçları kapsamadığı gibi, ödeme emri içeriği borçları kapsamış olsa dahi şirketin kaydının 2014 yılında ticaret sicilinden silinmesi sebebiyle tekrar şirkete yönelinmesine imkan olmamakla birlikte, şirketin ticaret sicilinden silinmeden önceki tarihte alacağın asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılan takip işlemlerinin usulüne uygun olması şartıyla tahakkuk tarihindeki şirket ortağı adına takibe kaldığı yerden devam etme imkanı bulunduğu, ancak, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahakkuk tarihleri, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 25/03/2011 tarihinden sonrasına rastlaması nedeniyle davacı belirtilen borçlardan sorumlu tutulamayacağından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Asıl borçlu … Petrokimya Nak. Pl. İnş. İm. İt. İhr. Tic. San. Ltd. Şti’nin vergi borçları nedeniyle davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada verilen kabul kararı, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, asıl borçlu şirketin 6111 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurunun dava konusu ödeme emri içeriği borçları kapsamadığı, asıl borçlu şirketin 22/08/2014 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiği göz önüne alındığında tekrar şirkete yönelinmesinden bir sonuç alınamayacağı açık olduğu, … Vergi Mahkemesi’nin … tarih E… , K:… sayılı kararına istinaden düzenlenen 2 nolu vergi/ceza ihbarnamelerinin şirketin bilinen adreslerinde bulunamaması sonucu mükellefiyetinin vergi dairesince 21/02/2013 tarihinde terkin edildiğinden şirketin kanuni temsilcisi …’in ikametgah adresinde tebliği ve şirket adına düzenlenen 20/01/2014 tarihli ödeme emrinin yine şirketin kanuni temsilcisinin ikametgahında tebliğinin hukuka uygun olduğu ve kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.