Danıştay Kararı 4. Daire 2019/9713 E. 2022/5377 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/9713 E.  ,  2022/5377 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9713
Karar No : 2022/5377

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ :…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ortağı olduğu şirketin azaltılan sermayesinin daha önce ortaklarca nakden ödenen tutarlardan karşılanmaması üzerine ihtirazi kayıtla verilen 2017 yılına ilişkin beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen gelir vergisinin 672.430,66 TL’lik kısmının iptali ve ödenen 124.870,82 TL’nin faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen… tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; sermayeye ilave edilmiş yeniden değerleme fonlarının sermaye azaltımı sırasında öncelikli olduğu ve kurumlar vergisinin konusuna girdiğine ilişkin vergi kanunlarında bir hüküm bulunmamakla birlikte, davalı idare tarafından verilen özelgelerde de şirket ortakları tarafından şirkete nakden veya aynen konulan sermaye, ticari kazancın bir unsuru olmadığından, sermaye azaltımına konu edilen tutar üzerinden vergi hesaplanmaması ve kesinti yapılmaması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, uyuşmazlıkta, davalı idarece bu kanun boşluğu yorum yoluyla genişletilerek ve vergiden istisna edilerek sermayeye ilave edilen yeniden değerleme fonunun sermaye azaltımı suretiyle işletmeden çekilmesi durumunda vergilendirme yapılabileceği kabul edilerek yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının ortağı olduğu şirket tarafından 2017/1 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisinin iptali istemiyle açılan davanın, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K… sayılı kararıyla kabul edilerek söz konusu tahakkuk işleminin iptaline hükmedildiği, davalı idarece anılan kararın kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusunun ise, Dairelerinin 15/01/2019 tarih ve E:2018/1886, K:2019/37 sayılı kararı ile (gerekçeli) reddedildiği, bu durumda, davacı adına 2017 yılına ilişkin olarak yapılan gelir vergisi tahakkukunun dayanağı olan ve davacının ortağı olduğu şirketin sermaye azaltımı sonucunda ortaklarına kar payı dağıttığı gerekçesiyle şirket adına yapılan tahakkukun Mahkeme kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, şirketin sermaye azaltımının ihtirazi kayda konu kısmının ortaklara dağıtılmış kar payı olarak değerlendirilmesi artık mümkün olmadığından, davacının söz konusu bu kar payından hissesine tekabül eden tutarın menkul sermaye iradı olarak gelir vergisi beyanına dahil edilmesi suretiyle yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından elektronik ortamda beyanname verme usullerine uygun şekilde beyanname verilmediğinden, daha sonradan verilen ihtirazi kayıt dilekçesinin dikkate alınamayacağı, sermaye azaltımının öncelikle kurumlar vergisine ve vergi sonrası dağıtılan kazancın ise kar dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesaplardan karşılanması, devamında, sadece kar dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesapların kullanılması, son olarak ise, işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdi sermayenin işletmeden çekildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, ortağı olduğu şirketin azaltılan sermayesinin daha önce ortaklarca nakden ödenen tutarlardan karşılanmaması üzerine ihtirazi kayıtla verilen 2017 yılına ilişkin beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen gelir vergisinin 672.430,66 TL’lik kısmının iptali ve ödenen 124.870,82 TL’nin faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava konusu gelir vergisi tahakkukunun dayanağı olan ve davacının ortağı olduğu şirketin sermaye azaltımı sonucunda ortaklarına kar payı dağıttığı gerekçesiyle şirket adına yapılan gelir (stopaj) vergisi tahakkukunun iptali istemiyle açılan davaya ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2019/9612 sayılı dosyasında verilen 04/10/2022 tarih ve K:2022/5374 sayılı kararda yer alan karşı oy doğrultusunda karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.