Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6731 E. , 2022/5370 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6731
Karar No : 2022/5370
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Nakliyat Otomotiv Petrol Ürünleri Turizm Tekstil Mobilya Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu 2018/1 sayılı ödeme emri içeriğinin 2013 dönemine ilişkin kurumlar vergisi ve buna bağlı alacaklar olduğu, söz konusu amme alacaklarından, gerek beyan ve tahakkuk tarihi itibariyle, gerekse de borcun vade tarihi itibariyle kanuni temsilcilik görevinde bulunmayan ve bu tarihten önce 08/07/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ortaklar kurulu kararı ile şirket ortaklığı ve kanuni temsilciliğiden ayrılan davacının şirket borçlarından sorumlu tutulmasına imkan bulunmadığından, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının takibi ve tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu 2018/2 sayılı ödeme emri yönünden, içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin şirketin kanuni temsilcisi olan …’a tebliğ edilmeyip, o dönemde kanuni temsilci sıfatı bulunmayan … isimli kişiye tebliğ edildiği dolayısıyla asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmek suretiyle amme alacağının şirketten takip ve tahsiline başlanmaması, dolayısıyla 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesinde yer alan hükümlere aykırı olarak yapılan tebligat neticesinde amme alacağının asıl şirketten tahsil edilemediğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; kararın … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına gelince, içeriği borçlar için asıl borçlu şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin tebliğ edildiği ve …’un tebligatın yapıldığı tarihte kanuni temsilci olmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiş ise de dosyanın incelenmesinden her ne kadar tebligatın yapılmaya çalışıldığı 21/03/2018 tarihinde söz konusu kişi kanuni temsilci değil ise de bu kişinin ikametgah adresine gidildiği, ancak adresinde bulunamaması üzerine memurun imzasını taşıyan 21/03/2018 tarihli tebliğ pusulasının düzenlendiği, ancak tebliğ işleminin devamının 2013 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca yerine getirilmediği anlaşıldığından, borçlu şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığı, bu durumda söz konusu ödeme emrinin tebliğ yapılmaya çalışıldığı tarihte … kanuni temsilci olmadığı gibi kendisine usulüne uygun bir tebliğ yapılmadığı da anlaşıldığından sonuç itibariyle davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, uyuşmazlığın … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf isteminin reddine, 2018/2 sayılı ödeme emri yönünden ise istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ödenmeyen vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasında amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin, kararın, davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmına dair temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu edinilen kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına dair temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesine göre tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcinin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni temsilciden alınacağı kuralı getirilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ”kanuni temsilcilerin sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, bu madde hükmünün, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı, temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessillerin, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu …Nakliyat Otomotiv Petrol Ürünleri Turizm Tekstil Mobilya Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla adına … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emirleri içeriği borçların, … ve … dönemleri katma değer vergisi, gecikme faizi ve vergi ziya-ı cezası, 2013 yılı özel usulsüzlük cezası ile 2013 yılı kurumlar vergisi, damga vergisi olduğu, 08/07/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 21/06/2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının ortaklığının ve kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır.
Olayda, ödeme emrinde yer alan borçların 21/06/2013 tarihine kadar olan kısmından davacının Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca sorumlu tutulabilmesi mümkün olup anılan dönemlere ilişkin vergi borçlarının ne şekilde doğduğunun belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, söz konusu dönemlere ilişkin vergi borçlarının, beyan üzerine ya da vergi incelemesi, beyanname vermeme veya defter belge ibraz etmeme gibi tarh sebeplerinden biri ile ortaya çıkıp çıkmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra ödeme emrinde yer alan borçların 21/06/2013 tarihine kadar olan kısmında davacının sorumluluğu bulunup bulunmadığı araştırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı adına düzenlenen 01/08/2018 tarih ve 2018/2 sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmın ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, davacı adına düzenlenen 01/08/2018 tarih ve 2018/1 sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.