Danıştay Kararı 3. Daire 2019/318 E. 2022/3555 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/318 E.  ,  2022/3555 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/318
Karar No : 2022/3555

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Metal Sanayi İnşaat Mühendislik ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, daha önce sermayeye ilave edilen sermaye düzeltme olumlu farkları hesabında yer alan tutarın sermaye azaltılması sonucu işletmeden çekildiği ve bu hesapta yer alan tutarın ortaklara dağıltığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2011 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Ekim dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesinin (A) alt başlığının 5.fıkrasının 4.bendinde pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir surette başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulacağının hükme bağlandığı, davacı şirketin 26/11/2011 tarihinde sermayesini azalttığı ve bu hususun tescil ve ilan edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığının konuya ilişkin verdiği özelgelerde azaltılan sermayenin içerisinde daha önce sermayeye ilave edilmiş olsa dahi yeniden değerleme fonu, geçmiş yıl karları, sermaye düzeltme olumlu farkları, olağanüstü yedeklerin bulunması halinde bunların azaltımının kurumlar vergisine ve kar dağıtımıyla gelir vergisi stopajına tabi olacağı ve sermaye azaltımında öncelikle bu kalemlerin azaltıldığının varsayılması görüşünden hareketle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, vergiden istisna edilerek sermayeye ilave edilen sermaye düzeltme olumlu farkları, geçmiş yıl karları, olağanüstü yedekler, yeniden değerleme fonu, özel fonlar, maliyet artış fonu, enflasyon düzeltmesi olumlu farkları gibi zamanla iç kaynaklara dönüşmüş fonların daha sonra sermaye azaltımı suretiyle işletmeden çekilmesi durumunda vergilendirileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı, vergi kanunlarının belli hallerde işletmenin olumlu artışlarının sermayeye ilave edilmesi kaydıyla bu işlemler sonucu işletme kaynaklarında oluşan artışı vergiden istisna tuttuğu, bu artışların sermayeye ilave edilmesiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesinin amaçlandığı ve bu hesaplarda yer alan tutarların işletme içinde kalarak sermayeye eklendiği ve sermayenin bir unsuru haline geldiği de dikkate alındığında, davalı idarece bu kanun boşluğunun yorum yoluyla genişletildiği anlaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin daha önce sermayeye ilave ettiği sermaye düzeltme olumlu farklarının sermaye azaltımı sonucu işletmeden çekildiği ve ortaklara dağıtıldığı saptandığından dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de iligili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.