Danıştay Kararı 13. Daire 2019/87 E. 2022/3447 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/87 E.  ,  2022/3447 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/87
Karar No:2022/3447

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … A.Ş. (…)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …-… Bilişim Güvenlik Kontrol Sistemleri
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … A.Ş. tarafından … tarihinde gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı “El Terminali Ekipmanı ve Yazılımı Alımı İşi” ihalesi uhdesinde kalan davacı şirketin 10/08/2017 tarihli sözleşme gereği taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle bir yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … A.Ş. tarafından 19/07/2017 tarihinde gerçekleştirilen “El Terminali Ekipmanı ve Yazılımı Alımı İşi” ihalesinin davacının uhdesinde kaldığı, 10/08/2017 tarihinde davacı ile … A.Ş. arasında sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği teslim edilmesi gereken ekipmanların 15/08/2017 tarihinde kargo ile davalı şirkete gönderildiği, ancak gönderilen kargo içerisinde 20 adet el terminali şarj istasyonuna ait DC adaptörünün eksik olduğunun tespit edilerek aynı tarihte tutanak altına alındığı, davacı tarafından 17/08/2017 tarihli dilekçe ile 20 gün süre uzatımı talebinde bulunulduğu, davalı tarafından süre uzatım talebinin reddedilerek, davacıya ihale konusu işin sözleşme ve şartnameye uygun olarak 10 gün içerisinde tam ve gereği gibi yerine getirilmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedilerek ilgili yaptırımların uygulanacağının ihtaren bildirildiği, verilen sürede eksikliklerin tamamlanmaması üzerine sözleşmenin feshedildiği ve davalı tarafından davacının bir yıl süre ile tüm ihalelere katılmaktan yasaklanmasına karar verildiği, ihalelere katılmaktan yasaklama kararının 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanması üzerine bakılan davanın açıldığı,
… A.Ş.’nin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile bir kısım meslek kuruluşlarının katılımı ile 5216 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca kurulmuş bir şirket olduğu, şirketin %99,95 hissesine sahip olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olarak Belediyenin yönetim ve denetimi altında faaliyet sürdürdüğü, ihaleden yasaklama kararlarının ülke çapında uygulanacak nitelikte işlemler olduğu ve anayasal vesayetin uygulanması niteliğinde olduğu, bu işlemleri tesis etme yetkisinin belediyelere bile verilmemiş olduğu hususları dikkate alındığında, davalı tarafından yapılan ihalede, ihaleye katılmaktan yasaklama kararının İçişleri Bakanlığı tarafından verilmesi gerektiğinden, davalı tarafından tesis edilen bir yıl süreyle tüm ihalelere katılmaktan yasaklama işleminde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, şirketlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı birlik, müessese ya da genel müdürlük olmayıp %99,95 hissesi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan belediye iştiraki olduğu, 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca, anılan Kanuna tabi olan şirketler tarafından gerçekleştirilen ihalelerde yasaklama kararlarının şirketin ita amiri tarafından verilebildiği, ayrıca Belediye şirketleri tarafından yapılan ihaleden yasaklama başvurularının İçişleri Bakanlığı tarafından “iştirak” olduklarından bahisle 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesi gerekçe gösterilerek Bakanlığın görevinde olmadığı gerekçesiyle işleme alınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.