Danıştay Kararı 2. Daire 2021/2468 E. 2022/4752 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2468 E.  ,  2022/4752 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2468
Karar No : 2022/4752

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; Komiser Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, “… sayılı soruşturma kapsamında tanzim edilen Şahıs Tespit Tutanaklarının hukuka aykırı olarak düzenlenip, içeriğinde, hukuka aykırı olarak şahıslara şüpheli sıfatı kazandırabilecek değerlendirmelerin yapılarak adli yargılamayı etkilemek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (2) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; … tahkikat dosyası kapsamında hakkında soruşturma yürütülen şahıslarla ilgili olarak elde edilen bilgi, belge ve yapılan çalışmaların düzenlenerek tetkiki ve gereği için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmesi gerekirken, bazı şüpheliler hakkında “şahıs tespit tutanağı” adı altında tutanak tanzim edilerek, tutanaklarda takibi yapılan şahıs ile ilgili dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgelerin bir araya getirilmesinden sonra “Netice ve Kanaat” bölümü oluşturduğu, bu bölümde şahıs hakkında işlendiği iddia edilen suça ne şekilde iştirak ettiği ve suç örgütüne üye olup olmadığı konusunda bağlayıcı hüküm ifade eden kanaatler bildirildiği, şahıslara suç atfedildiği, yapılan bu işlemin adli makamları yönlendirebilecek şekilde olduğu, tanzim edilen şahıs tespit tutanaklarının yürütülen adli tahkikatlarda kolluk görevlilerinin uyguladığı bir yöntem olmadığı ve mevzuata aykırı şekilde yapıldığı, bu kapsamda davacının 14/12/2013 ve 15/12/2013 tarihlerinde bazı şahıslarla ilgili şahıs tespit tutanakları tanzim ettiği, bu tutanaklarda şahıslara suç atfında bulunulduğu, tutanağın genel anlamıyla; belgelenmesi gereken bir durumu tespit edenler tarafından imzalanan belge olarak tanımlandığı göz önüne alındığında, yapılan işlemin bir durum tespiti olmadığı ve soruşturmada elde edilen tespitlerin yorumlanarak şahısların tahkikata ilişkin olayla ilgili olup olmadıkları yönünde hazırlanan tutanak olduğu, bu itibarla davacı tarafından tanzim edilen tutanakların şahıs tespit tutanağı değil şüpheli tespit tutanağı haline geldiği, mevzuat dışına çıkılarak Cumhuriyet Savcısının yetkisinde bulunan soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe uyandırıp uyandırmadığının değerlendirmesinin yapıldığı, tanzim edilen şahıs tespit tutanaklarının hukuka aykırı olarak düzenlenip, tutanak içeriğinde tahkikata konu olan şahıslara şüpheli sıfatı kazandırabilecek değerlendirmelerin yapılarak adil yargılamayı etkilediği tespit edildiğinden davacının kusurlu olduğu; eylemin sübuta erdiği anlaşılmakla, davacının eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7 maddesi uyarınca ve fiilin niteliği, işleniş biçimi ve özelliği dikkate alınarak Tüzüğün 15. maddesinin takdiren tatbik edilmemesi suretiyle meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; suçlama vasıtası olmayacak bir olaydan ötürü meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edildiği, yetki ve nüfuzun nasıl kötüye kullanıldığının ortaya konulmadığı, hakkında yürütülen soruşturmaya dair ileri sürülen argümanların Mahkemece gözardı edildiği, yerel mahkeme kararının gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğu, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.