Danıştay Kararı 2. Daire 2022/2441 E. 2022/4764 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2441 E.  ,  2022/4764 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2441
Karar No : 2022/4764

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; Başkomiser olarak görev yapan davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, “… marka … seri numaralı 500 GB’lik harici disk ve Mail Klasörünün kaybedilerek suç delillerini yok etmek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/10. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun 01/07/2015 günlü, 2015/147 sayılı kararının (4) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş; anılan karara yönelik istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, Mahkeme kararı kaldırılarak, uyuşmazlığın esasına geçilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş; bilahare, Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz başvurusu da, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/10/2020 günlü, E:2019/1424, K:2020/4405 sayılı kararıyla reddedilerek, söz konusu karar onanmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Dava konusu uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; davacının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü bünyesinde Başkomiser olarak görev yaptığı, 05/12/2013 tarihinde e-mail inceleme talebi yazısını yazan ve evrakta parafı bulunan polis memuru …’nin ifadesinde, sıralı amirlerinin emriyle yazıyı yazdığını beyan etmesi nedeniyle emrinde bulunan personelin yaptığı iş ve işlemlerden sorumlu olduğunun değerlendirildiği, 05/12/2013 tarihli ve Şube Müdür Yardımcısı … imzalı yazı ekinde olması gereken mail adreslerinin yazıldığı listenin, Teknoloji Büro Amirliğinde incelemesi yapılan maillerle ilgili evrakların dosyalandığı klasörün ve yazılan raporlar ile adli delil niteliği kazanan … seri numaralı 500 GB’lik harici diskin TEM Şube Müdürlüğünde kaybolması nedeniyle, … soruşturma numaralı tahkikatla ilgili inceleme yapılan mail adreslerinin tamamı hakkında bir tespit yapmanın mümkün olamadığı, bahse konu e-maillerin incelendikten sonra içeriklerinin kayıt edildiği adli delil niteliği taşıyan ve harddiskte kayıtlı bulunan e-mail içeriklerinde önemli bilgi ve veriler olma ihtimali dikkate alındığında, … marka … seri numaralı 500 GB’lik harici diskin kaybolmasının soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğu değerlendirilmekle birlikte, Cumhuriyet Savcılığına gönderildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge olmadığından, e-mail inceleme talebinde bulunan D(Sağ-2) Büro Amirliği ve e-mail inceleme görevini yerine getiren Bilgi Teknoloji Büro Amirliği görevlileri ile birlikte tahkikatın mevzuata uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olan görevlilerin yanı sıra davacının da … seri numaralı 500 GB’lik harici diskin bulunamamasından sorumlu ve kusurlu olduğu; bu durumda, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde Başkomiser olarak sıralı amirler arasında yer alan davacının fiilinin sübuta erdiği ve soruşturmaya konu fiillerden sorumlu olduğu kanaatine varıldığından, davalı idarece Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/10. maddesi uyarınca hakkında tesis edilen “meslekten çıkarma” cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yerel mahkeme kararlarının gerekçeden yoksun olduğu, hakkında yürütülen soruşturmaya dair ileri sürülen argümanların dikkate alınmadığı, verilen ceza ile olay arasında uyumun bulunmadığı, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının gözardı edildiği; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.